# Gülen’in kaçacağı yönünde ciddi istihbarat var

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/gulenin-kacacagi-yonunde-ciddi-istihbarat-var-20345h/
- Yayımlanma: 2017-02-27T20:45:13+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısı
sonrasında açıklama yaptı.Kurtulmuş FETÖ elebaşı Gülen’in Kanada’ya kaçacağı yönünde
ciddi istihbarat olduğunu söyledi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu sonrasında
gazetecilerin sorularını yanıtladı.

İşte Kurtulmuş’un yaptığı açıklamalar ve sorulara verdiği cevaplardan satır başları:

**Türkiye’nin 4 bin askerle ABD’ye destek verip, operasyonda yer alacağı iddia ediliyor.
Rakka operasyonuna girmesi Rusya ve Suriye ile olan diplomatik ilişkilerimizde bir
sorun olur mu? Gülen’in kaçacağı, Kanada’ya gideceği, oradaki çiftliğinin adresinin
ABD’ye iletildiği yönünde bilgi var… Size böyle bir istihbarat geldi mi?**

ABD’deki FETÖ elebaşının Kanada’ya geçmesi kaçması ihtimalinde ciddi bir takım istihbarat
bilgilerimiz mevcuttur. Kanada’da satın alınmış olan bazı arazilerin çiftlikleri
olduğu buraya geçebileceği yönündeki ciddi istihbaratlar ABD ile paylaşılmıştır.

Rakka meselesi, bakın sürekli bir şey ifade etmeye çalışıyoruz. Resmi olarak açıklanmayan
bir takım görüşlerin gerçekmiş gibi gündeme getirilmesi doğru değil.

Rakka operasyonuyla ilgili görüşmeler devam ediyor. Türkiye’nin herhangi bir şekilde
başka bir ülkenin topraklarında gözü yoktur. Biz bu operasyonlardan hiçbirini toprak
kazanalım diye yapmıyoruz. Rakka’da Cerablus’ta diğer kentlerde bölgenin barışa 
kavuşması ve barış olduktan sonra da o bölgelerin yerli halklarının gelerek orada
oturmalarının devam etmeleridir. Israrla söylediğimiz bir şey, herhangi bir şehirden
terör örgütünü çıkarırken başka terör örgütü getirmek barışa hizmet etmez. Bunu 
defaatle paylaşıyoruz.

**Barzani ‘Barış süreci için Demirtaş ve diğer vekiller serbest bırakılmalı’ dedi.
Barzani’nin temaslarında böyle bir çağrıyı dillendirdi mi?**

Hayır, Türkiye temaslarında bu tür konular gündeme gelmedi. İşbirliğinin gözden 
geçirilmesi, bölgede barışın sağlanması gündeme gelmiştir.

Havaalanında Barzani’nin, bölgesel Kürt yönetimi bayrağının göndere çekilmesi ilk
kez oldu.

Bir kere bilgiyi düzeltmemiz lazım, sayın Barzani her geldiğinde bu uygulama yapılmıştır.
Üç bayrak asılmıştır. Önceki uygulamalarda da böyle olmuştur. Daha önceki ziyaretlerde
de aynı uygulama olmuştur. Diplomatik teamüllere uygundur. Irak anayasasına da uygundur.
Bunda yadırganacak bir durum yok.

**Yeni sevkiyata yönelik görüntüler var. Bu görüntüler Türkiye ABD ilişkilerini,
Rakka’daki rolünü nasıl etkiler?**

Biz başından itibaren uyarılarımzıı yapıyoruz. YPG’ye PYD’ye silah yardımı yapması
bu da sorunu çözecek mesele değildir. Buradaki örgütleri silahlandırarak, bunları
silahlandırırsanız silahlar şu ve bu örgütün eline geçer dedik. DEAŞ bu silahlardan
istifade etti, aynı şekilde PYD ve YPG silahlardan istifade etti. Rakka’nın tamamına
yakını Arap nüfusludur. Burada doğru olan yol, makul meşru unsurlarla birlikte DEAŞ’a
karşı mücadelenin hızının artırılmasını sağlanmaktır.

**Barzani, bağımsızlık için referanduma gideceğini açıklamıştı?**

Biz Türkiye olarak hem Irak merkezi hükümetiyle, hem Irak Kürdistan yönetimiyle 
ilişkimizi sürdürüyoruz. Bizim açıkça ifade ettiğimiz şudur, bölgedeki bütün halklar
özgürlükler konusunda alabildiğince özgürlüklerden istifade etsinler. Ama daha çok
ortak noktada hareket edebilecek zemini bulsunlar. Irak’ta, bölgesel Kürt yönetimi,
merkezi hükümetle arasındaki ilişkilerin düzelmesi ve sorunların giderilmesi için
gayret edilmesi gerektiğini önceliyoruz.

Avusturya Dışişleri Bakanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın miting yapmasını uygun bulmayız
ifadesini kullandı.

Biz de Avusturya Dışişleri Bakanı’nın bu açıklamalarını hoş karşılamayız. Makul,
meşru zeminlerde görüşlerini ifade etmesini isteriz. Oradaki siyasi faaliyetler,
Avusturya seçimleriyle ilgili değildir. “Ey Avusturya halkı şu partiye değil bu 
partiye oy verin” diyecek değillerdir. YSK seçim çevreleri oluşturmuştur. Biz nasıl
referandumla ilgili kampanya yürüteceksek, Avrupa’da da yürüteceğiz. Onları ilgilendiren
bir durum değildir. Viyana’da da Paris’te de Belçika’da Berlin’de de yapacak. Burada
buna dikkat edilmesi lazım. Bu Türkiye demokrasisine katkı sağlayacak olan durumdur.
Biz de bu sözü hiç duymamış olalım, demokratik standartlar içerisinde söylenecek
söz değildir.

**Hac kuraları çekildi. Hac ve Umre bedelleri Türk lirasıyla ödeniyor ama bedel 
belirlenirken yüksek kurdan hesaplandığı yönünde görüşler var. Vatandaş kar mı elde
etti zarar mı?**

Hac ile ilgili mesele. Çok çalıştık, özellikle üzerine yoğunlaştık. Geçen sene kurlar
2,90’dı. Bu sene diyanet bunu 3,50’de sabitledi. Geçen seneki kurlar üzerinden dahi
hesap edilse, o fiyata türk parası olarak denk gelen, ondan daha ucuz olan standart
hac tarifesi için bir uygulama yaptık. Kur üzerinden hesaplar yapmış olsak 3 bin
500 lira ucuzlatmış olduk geçen seneye göre. 18 bin lira ödemeleri gerekiyordu, 
şimdi 12 bin 500 hatta daha altında bir fiyat açıklandı.

Şunu da söylememiz lazım. 1 milyon 200 bin insan sıra bekliyor. Bu insanların çok
büyük bir kısmı çok zengin insan değildir. Orta gelirli, dar gelirli çok sayıda 
yurttaşımız parasını denkleştirip hacca gitmek istiyor. Sadece bu yıl 80 bin vatandaşımız
hac ziyaretini yapabilecek. Keşke daha fazla ucuzlatabilsek. Ama elde olmayan maliyet
kalemler, örneğin Suudi Arabistan’da kira gelirinin yüksek oluşu, uçak biletlerinin
yüksekliği gibi…

**21 Mart’ta Hazreti Ali’nin doğum gününün kutlanacağını söylemiştiniz. Yeniden 
alevi açılımı mı olacak? Bilgi vermeniz mümkün mü?**

Hazreti Ali efendimizin tam doğum gününün hangi gün olduğu tam olarak bilinemiyor.
Bu sene alevi Bektaşi sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde, Ankara’da ve Hacı
Bektaş’ta bu törenler, anmalar yapılacak. Böylece uzun yıllar sonra devletle alevi
yurttaşlarımız dostlarımız kardeşlerimiz bir araya gelecekler. Bu kültür bakanlığımızın
desteklediği bir törendir. Ama bu toplantının sahibi STK’larımızdır.

**Yunanistan savunma bakanı ‘Kardak’a gelsinler, nasıl gideceklerini görelim’ açıklaması
vardı. Bununla ilgili bakanlar kurulunda görüşme oldu mu?**

Ege’de gerilimi artıracak sözler söyleyen çok sayıda siyasetçiler oldu. Ben yunan
savunma bakanının da kendi görüşünü ifade ettiğini düşünmek isterim. Yunanistan’da
koalisyon hükümeti söz konusu, hükümetin resmi görüşü olmadığını ümit ederim. Türk
Yunan ilişkilerine hizmet edecek bir şey değildir. Türkiye Ege’deki haklarını bilmektedir.
Kardak kayalıklarının Türkiye için sembolik bir anlamı vardır. Bu anlama bağlı olarak
Türkiye her türlü hakkını hukukunu koruyabilecek güce de imkana da stratejiye de
sahiptir.

**BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANININ GENELKURMAY BAŞKANI İLE GÖRÜŞMESİ**
Bu manşetin karargah
rahatsız şeklinde algılanmasının doğru olmadığı kanaatindeyim.

Birileri 15 Temmuz’daki o felaketten sonra, TSK’nın itibarını yerle bir eden hain
kalkışmasından sonra, TSK’nın yeniden itibar kazanarak operasyonlar yapmasından,
bu operasyonlardan da başarılı olmasından birileri rahatsızlık duyuyor.

Mesele son derece yanlıştır. TSK’nın siyasetin içine çekilmesinin hiçbir faydası
olmadığını Türkiye görmüştür. Siyasi hayatımızda gördüğümüz gibi çok somut 15 Temmuz’da
da gördük.

TSK’mız kendi işine odaklanmış vaziyettedir. Kaldı ki Türkiye de eski Türkiye değildir.
Herkesin sözlerine söylediklerine dikkat etmesi lazım. Artık öyle manşet atarak 
ne TSK’ya ayar vermek ne de hükümete ayar vermek mümkün değildir. Köprünün altından
çok sular aktı. Hükümet milletin verdiği yetkiye dayanarak işinin başındadır.

TSK da hükümetin sivil iradenin emrinde görevlerini yapan Türkiye’nin önemli kuruluşlarından
birisidir. Siyasetin içine asla girmeyecektir, kimsenin de siyasetin içine sokmaya
gücü yetmez.

Bu süreçte herkes işine baksın, medya da işine baksın. Bu tür operasyonlarla ne 
TSK’nın görüşü değiştirilebilir, ne de hükümetimizin tavrını değiştirebilir. Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti işinin başındadır. Anayasal kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği
içerisinde devam eder. Siyasi irade hükümettedir, tüm kuruluşlar vazifelerini yapmaktadırlar.
