# Hasan Cemal’den Erdoğan’a sert yazı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/hasan-cemalden-erdogana-sert-yazi-7789h/
- Yayımlanma: 2015-09-07T15:08:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

T24 Yazarı Gazeteci Hasan Cemal, yazdığı köşe yazısında, Heyy Sen! diye seslendiği
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sert eleştirilerde bulundu. İşte Hasan Cemal’in 
o yazısı:

**Heyy sen!**

Bilmem farkında mısın?
İşler gün geçtikçe zıvanadan çıkıyor.Kan gölüne dönüyor Türkiye.
Koca ülkeyi kaos teslim alıyor.Terör ve şiddet teslim alıyor.

Heyy sen!
Bilmem farkında mısın?Bu kanlı istikrarsızlığın altında senin 400 milletvekili
hayalin yatıyor.Başkan babalık hayalin yatıyor.

Heyy sen!
Sen değil misin bunca yıldır iktidar koltuğunda oturan?..Anayasayı ‘bekleme
odası’na alan?..Rejimi ‘fiilen’ değiştiren sen değil misin?..400 milletvekili uğruna
yapmadın mı bütün bunları?..7 Haziran’da milletin verdiği koalisyon mesajını da 
bunun için reddetmedin mi?Bunun için barış yerine savaş düğmesine basmadın mı?..

Heyy sen!
Bak, şimdi oluk gibi kan akıyor.Ve sen hâlâ televizyon ekranlarında ‘400
milletvekili’nden söz edebiliyorsun.Yazıktır, günahtır.Hiç mi vicdanın sızlamıyor?..
İnsan ne söyleyeceğini şaşırıyor.Ama bir noktayı bir kez daha vurgulamaktan beni
hiçbir şey alıkoyamaz.

Heyy sen!
Akmakta olan kanın baş sorumlusu sensin.Bunca yıldır iktidarda olduğun
için sensin.‘Çözüm süreci’nin gereğini yapmadığın için sensin.‘Çözüm süreci’ni kendi
başkan babalık hayallerin uğruna istismar ettiğin, kullandığın için sensin.Milletin
seçim sandığındaki koalisyon mesajını reddettiğin için sensin.Bir ‘büyük koalisyon’la
Türkiye’nin önünde açılabilecek normalleşme yolunu kapattığın için de, büyümekte
olan kan gölünün baş sorumlusu sensin.

Heyy sen!
PKK’nın kanlı Dağlıca saldırısı elbette lanetlenecek.Şehitler hiç kuşkusuz
yürekleri dağlayacak.Ve silahların susması için, parmakların tetikten çekilmesi 
için çağrı yapılacak.Çözümün artık silahtan, şiddetten geçmediği bir kez daha haykırılacak.
Analar daha fazla gözyaşı dökmesin diye yapılacak, insanlığın gereği olan bu çağrılar…

Heyy sen!
Bir zamanlar barış konusunda umut uyandırmıştın.Ben de yazmıştım, tarihin
eli omuzlarında diye…Ama ‘barış’ın gereklerini yerine getirmedin.İpe un serdin.Bu
konuda seni eleştirenleri, benim gibi uzun yıllarını barışa adamış olanları tetikçilerine
barış düşmanı bile ettirebildin.Ama bak ne oldu, kan gölü büyüyor.Cami avluları,
taziye çadırları dolup taşıyor.Yazık, günah değil mi?

Heyy sen!
Senin adın artık barışla değil savaşla anılıyor.Kan ve gözyaşıyla anılıyor.
Şunu bilesin:Acılı analar, gözü yaşlı analar seni hiç unutmayacak.

Heyy sen!
Bu ülkede kaosun adı da, istikrarsızlığın adı da senden başkası değil.
Kendin gibi düşünmeyeni hain ilan edebildiğin için, darbeci, satılmış ilan edebildiğin
için öylesin.

Heyy sen!
Demokrasi nedir umursamıyorsun.Hukuk nedir takmıyorsun.Özgürlüğü sadece
kendin için, kendi kampın için istiyorsun.Yalnızca kendin gibi ses verenleri seviyorsun.
Farklı olandan nefret ediyorsun.Bunun için meydanlarda gazetecilere yuh çektirebiliyorsun.
Demokrasileri demokrasi yapan basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü hiçe sayıyorsun.
Gerçek gazetecileri işinden ediyorsun, susturuyorsun.

Heyy sen! Kendi söylediklerini yazan Hürriyet’e yandaşlarını saldırtabiliyorsun.
Gazeteci milleti seni hiç unutmayacak

İşleri öylesine zıvanadan çıkartmış durumdasın ki, kendi söylediklerini yazan Hürriyet
gazetesine kendi yandaşlarını saldırtabiliyorsun.
Şunu yaz bir kenara:Hürriyet’e
dönük bu saldırganlığı, demokrasi tarihimiz kapkara harflerle yazacak.Ve gazeteci
milleti seni hiç unutmayacak. Bu yaptıklarını hiç affetmeyecek!

Heyy sen!
Demokrasi deyince tüyleri diken diken olan…Hukukun üstünlüğü deyince tüyleri
diken diken olan…Kadın-erkek eşitliği deyince tüyleri diken diken olan…Farklılıklara,
farklı inançlara saygı deyince tüyleri diken diken olan…Batı deyince, Avrupa deyince
tüyleri diken diken olan…Şunu iyi bil:Bu koca ülkeyi alıp bambaşka sulara, ‘Doğu’ya
taşıyamazsın.

Heyy sen!
Barış diyorsak…Demokrasi diyorsak…Özgürlük diyorsak…İnançlara saygılı 
laiklik diyorsak…Hukukun üstünlüğü diyorsak…Yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı diyorsak…
Güçler ayrılığı diyorsak…Kadın-erkek eşitliği diyorsak…Tüm farklılıklara saygı diyorsak…
Tek kelimeyle, gideceksin!

Heyy sen! Çöküşünü yaşamaya başladın. Korkun bundan. Yaz bir kenara: Seni başkan
yaptırmayacağız!

Heyy sen!
Çöküşünü yaşamaya başladın.Sen de bunun farkındasın.Çatırtılar senin kulağına
geliyor.Bütün korkuların da bundan dolayı…Tahtın zangır zangır sallanıyor.Beyhude
çırpınışlar içindesin.Çöküşü durduramayacaksın.

Heyy sen!
Ve yaz bir kenara:

Seni başkan yaptırmayacağız! 
