# Hasan Cemal’e ikinci Erdoğan soruşturması

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/hasan-cemale-ikinci-erdogan-sorusturmasi-8056h/
- Yayımlanma: 2015-09-29T19:24:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

T24 yazarı ve Bağımsız Gazetecilik Platformu P24 Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Cemal
hakkında, yazılarında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla ikinci
soruşturma başlatıldı. Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel tarafından İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı’na “hakaret” gerekçesiyle verilen dilekçede, Hasan Cemal’in T24’te 
yayımlanan “Heyy sen!” başlıklı yazısında “aşağılık bir şekilde iftira ettiği” öne
sürüldü.

Hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299. maddesi uyarınca ceza davası açılması 
talep edilen Cemal, ilk soruşturma konusu olan “Akan kanın bir numaralı sorumlusu
Saray’daki Sultan’dır, nokta!” ve “Heyy sen!” başlıklı yazıları için yarın (30 Eylül
2015 Çarşamba) sabah 10:00’da Çağlayan Adliyesi’nde ifade verecek. TCK’nın “Devletin
Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” başlığını taşıyan
299. maddesi, dört yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Maddede “suçun alenen işlenmesi
hâlinde, verilecek cezanın altıda bir oranında artırılması” hükme bağlanıyor.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga’nın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri 
Genel Müdürlüğü’ne “Cumhurbaşkanı’na hakaret ve iftira gerekçesiyle ceza davası 
açılması” talebiyle gönderdiği yazı üzerine Hasan Cemal hakkındaki ilk soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, avukatı Ahmet Özel aracılığıyla savcılığa verdiği suç 
duyurusu dilekçesi üzerine Cemal’in yazıları hakkında ikinci soruşturma açıldı.

T24’te 7 Eylül 2015’te yayımlanan “Heyy sen!” başlıklı yazıda Cumhurbaşkanı’na hakaret
edildiği iddia öne sürülen dilekçede, “aşağılık”, “tükenmiş” gibi ifadeler eşliğinde
şöyle denildi:

“Müvekkilim Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ülkesinin refahı ve kalkınması adına başkalarının
hayal bile edemediği adımları atarak istikrarlı bir şekilde halka hizmet görevini
sürdürmekte ancak şüpheli, tüm mesaisini Türkiye Cumhuriyeti’nin muasır medeniyetler
seviyesine ulaşmasına adamış bir cumhurbaşkanına, kendisini bu makama layık gören
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını kanlı bir ortama sürüklediğine dair aşağılık 
bir şekilde bir iftira etmekten çekinmemektedir.

“Müvekkilim Sayın Cumhurbaşkanı hem mevcut makamında hem de daha önce Başbakanlık
yaptığı dönemde vatandaşın sosyal, ekonomik ve dahi kültürel açıdan gelişimine katkı
sağlayacak her adımın baş rol oyuncusu olmuştur. Sayın Müvekkiliminbugünkü pozisyonu
vermiş olduğu hizmetlerin vatandaşta karşılığının bulunduğunun da bir göstergesidir.
Hal böyleyken şüphelinin ifade ve basın özgürlüğü sınırlarını aşarak kamuoyunu Müvekkilime
karşı yönlendirmek ve provoke etmek amacıyla bu ve bunun gibi haber değeri taşımayan
yazlılarla kamu yararı ve habercilik etiği gözetmeksizin gazetecilik hayatını sürdürdüğü
gözlemlenmektedir.

“Şüphelinin birtakım siyasi hesaplarla Müvekkilime iftira atarak, kamuoyu önünde
lekelemeye çalışarak Müvekkilim ile ilgili yalan iddialarını ülke gündemine taşıması
ve bu şekilde Müvekkilime itibar suikastı yapma çalışması, habercilikten çok siyasi
kin, nefret ve tükenmişliğin sonucudur.”  
