# Haşim Kılıç ağır konuştu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/hasim-kilic-agir-konustu-5141h/
- Yayımlanma: 2015-02-10T12:15:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Anayasa Mahkemesi eski başkanı Haşim Kılıç seçimden sonra gazetecilerin karşısına
çıkarak bir veda konuşması yaptı. Kılıç konuşmasında HSYK seçimlerine yönelik ağır
eleştirilerde bulundu.

‘Böyle bir yargıyla yola devam edemeyiz’ diyen Kılıç, “Bunun sebebi yargıda HSYK’da
yapılan seçimlerdir. Yargıdaki seçimler yargıyı çürütmektedir. Yargıdaki seçimlerin
acilen yeniden değerlendirilmesi lazım.Bu seçimler olduğu sürece krılmalar, küskünlükler
ve siyasi çekişmeler artarak devam edecektir. Yargı böyle devam edemez, yargı intikam
aracı değildir” ifadelerini kullandı.

**Kılıç’ın açıklamalarından satır başları:**

“Bildiğiniz gibi AYM seçimi iki kez ertelendi. Bu erteleme kararı dışarıda çok yanlış
yorumlara neden oldu. Şunu açıklıkla ifade edelim ki bu erteleme kararı benim değil
arkadaşlarımın, aday olan arkadaşlarımın çalışmalarının tamamlayamadığı gerekçesiyle
oldu. Bu neden ben seçimleri iki kez ertelemek durumunda kaldım. Bunun arkasında
başka bir şey armaya gerek yok.

Seçimin ne zaman yapılacağı AYM Başkanı’nın yetkisini dahilindedir. Seçimle ilgili
dışarıdan söylenenleri ciddiye almıyorum.

25 yıl boyunca hep açık yüreklilikle konuştum. Beni bu mahkemede uzun süren tutan,
güvenen arkadaşlara teşekkürü bir borç biliyorum. AYM’de yapılan en önemli şey ne
oldu derseniz; AYM’nin geçmişte kalan sınırlayıcı yasaklayıcı anlayıştan özgürlükçü
anlayışa gelmiş oldu. AYM yasaklayıcı anlayışından arındı. Özgürlükçü bir AYM var
artık. AYM’yi artık bir temel hak ve özgürlükler mahkemesi haline getirdik. 

Öte yandan seçilmiş arkadaşımın daha rahat çalışabilmesi için bugünden itibaren 
emeklilik kararını almış bulunmaktayım.

‘Kim alınırsa alınsın’

Bugüne kadar AYM’de yaptığım görevimi emekli olduktan sonra da mücadelemi sürdüreceğim.
Doğruları, yanlışları söyleyeceğim. Kim alınırsa alınsın etkilenmiyorum. Biz bu 
olduğunu sürdürmek zorudayız.

İnsanlar düşüncelerini ifade etmelidir. Konuşmadan birbirimizi nasıl anlayacağız.
İfade özgürlüğünün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konuda şahsıma yapılan eleştirileri
hep bu çerçevede gördüm. Bugün yeni başkanımızı seçmiş bulunuyoruz. Emeklilik kararımı
vermiş bulunuyorum. Dilekçemi gönderdim artık emekliyim. Bir ay önce böyle bir karar
aldı. Konuşmamın bayında da söylediğim gibi yasa gereği 2 ay önce başkanın seçilmiş
olması bu yıl uygulandı. Şuanda bu çatı altında iki başkan var. Tek çatı altında
iki başkan olmaz. Seçilmiş olan arkadaşımın daha rahat çalışması adına emeklilik
kararımı aldım.

Seçilen ve kalan arkadaşlarıma başarı diliyorum. Aziz milletime e veda ediyorum.
Onların hak ve özgürlüklerini her platformda korumaya devem edeceğim. Bu nefes bu
bedende olduğu sürece bu görev devam edecektir. Bizim sorunları konuşmaya ihtiyacımız
var. Türkiye’de artık öyle bir nefret söylemi gelişmeye başladı ki kutuplaşmanın
ayrımlaşmanın farklı zeminlerde diyalog kurmasını kaybediyoruz. Türkiye’nin en büyük
tehlikesi nefret söyleminin doğurduğu ortamdır. Bu konuda siyaset aktörlerinin ılımlı
anlayışına ihtiyacımız olacaktır. Yargımızın da sorunları var.

‘Yargı intikam aracı değildir’

13 bine yakın hakim ve savcının katkısıyla kurulumuz oluştu. Ancak şunu belirtmek
isterim HSYK’nın son seçiminde çoğulcu bir yapının oluşmuş olması memnuniyet verici.
Ancak bu seçimin geride bıraktığı enkazı değerlendirdiğimizde yargının ne kadar 
zorda olduğunu söylemek lazım. En ücra köşeye gidin oradaki hakim ve savcıların 
hangi siyasi görüşe yakın olduğunu vatandaşlar biliyor. Böyle bir yargı ile devam
edemeyiz. Bunun nedeni yargıdaki seçimler. Yargıdaki seçimler yargıyı çürütüyor.
Bu seçimlerin yeni bir usul ve anlayışla yenilenmesi gerekiyor. Bu seçimle r oldukça
siyasi çekişmeler kırgınlıklar olacaktır. Yargı intikam aracı değildir, yargı birilerinin
hedefine ulaşacağı kamu gücü de değildir. Bunlar ülkeye kötülük getirir. Bir adalet
kurultayı ile bu konunun görüşülmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde her seçim
yargıçlar arasındaki ilişkiyi zedelemekte sıkıntılar doğurmakta. Bu 2010 yılandaki
konuşmama bakarsanız orda da bu görüşleri söyledim

Genel Kurmay Başkanı’nı askerlerin, Diyanet İşleri Başkanı’nı din adamlarının seçtiğini,
emniyet müdürünün polisler tarafından seçildiğini düşünün. Sonuçlarının ne olacağını
siliyorsunuz. Bunlardan çok daha önemli olan yargıda bu seçimler ciddi çürümelere
neden olmaktadır.

Soru&Cevap

Siyasete mi gireceksiniz?

Siyasi projem yok. Bugün emeklilik kararımın temelinde az önce ifade ettiğim gibi
yeni seçilen arkadaşıma daha rahat çalışma ortamı bırakmak için aldım. Bu kararımı
siyasi proje olarak değerlendirmeyin. Böyle bir projenin devamı değil bu. 25 yıllık
burada edindiğin tecrübe temel hak ve özgürlüklerle ilgili çalışmalarımı aktaracağım.
Doğruları söylemeye devam edeceğim, bu bir yerde başkan olmak ya da siyasi figür
olmakla yürümesi gerekmiyor.

Bank Asya sorusu

Her ülkenin olduğu gibi bizim sorunlarımız var. Bütün bunları demokratik ortamda
hukukla çözmek zorundayız. Bir hukuksuzluk ve kanunsuzluk varsa birinin kabahati
varsa hukuk devletine yakışır ortamda çözülmesini isteyen biriyim. Türkiye’de bağımsız
yargının oluşması konusunda ciddi sorunları var. Nefret söyleminin ayrışıma gittiği
bir kültürden geçiyoruz. Hukuk güvenliğinin sorun olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Bunların
ayrıntılarını anlatmak mümkün bugün ana hatlarını söyleyebileceğim konularla geçiştirmek
isterim. Bu sorunları konuşma imkanı bulayacağız.

25 yılda en çok üzen ve sevindiren olaylar neydi?

25 yılın içine çok şey sığdırdık. Sevindiğim şeyleri anlatmakla bitiremem ama üzüldüklerim
de var. Şuanda sizlere çok sevindiğim ve etkileyen nedir diye sorarsanız 2004 yılında
Anayasa’nın 90. Maddesinde yapılan değişikliktir. Bu değişikliği devrim olarak niteliyorum.
Yerellikten kurtulan temel hak ve özgürlükleri evrensel anlayışa getiren bir değişikliktir.

Ne üzdü derseniz? Son zamanlardaki davalar nedeniyle siyaset kurumlarımız şahsım
ve mahkeme hakkındaki eleştiri ve değerlendirmeler çok üzdü. Özellikle şahsıma yapılan
darbeci kumpasçı, siyaseti yönlendirmeye siyaset mühendisliği yapmaya dönük eleştiriler
yapıldı. Darbecilik en üzün eleştiri olmuştur. Bu konudaki anlayışım tarihte kalmıştır.
Bu kelimeyi sarf edenlerinin vicdan muhasebesi yapmasını istiyorum. Bu mahkemeyi
darbecilikle suçlayanların geçmişte verdiğim kararlarla yazdığım karşı oylarla temel
hak ve özgürlükler hakkında yazdıklarımdan en çok faydalananlar bana darbeci demişlerdi.

Bugünü kadar bazı konularda yapılan eleştirilere mahkemeyi düşünerek hep sansürlü
cevap verdim. Bugünden sonra rahatça konuşacağım.

76 milyonluk bir ülkede yaşıyoruz sorunlarımı var elbette. Bunları demokratik değerler
içinde hukuk devleti anlayışı içinde çözmenin gayreti içinde olacağız.

Siyasi projem yok dediniz? Şimdilik mi yoksa önümüzdeki dönemde siyaset bir seçim
mi?

Gerek iç dünyamdaki inançlarım temel hak ve özgürlüklerin insanı insan yapan özelliklerdir.
Devlet vatandaşlarına temel hak ve özgürlükleri evrensel değerlen çerçevesinde yaşatamıyorsa
o devletin varlığının da anlamı yoktur. Nerede nasıl hizmet yapacağımı bilmiyorum.
Ama şuanda bir siyasi projem yok. Emekliliğim bununla da alakası yok. Altını tekrar
çiziyorum. Aziz milletimize esenlik diliyorum, huzur diliyorum. Birliğimiz ve beraberliğimizin
bozulmadın ülkenin aydınlık günlere ilerlemesi konusunda temennide bulunuyorum. 
Bugün olduğu gibi yarın da sade bir vatandaş olarak katkılarımı sunmaya devem edeceğim

 

[**ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANINI SEÇTİ**](https://www.borsatek.com/haber-5140/16/anayasa-mahkemesi-yeni-baskanini-secti/)

 

---
