# Hazine 2017’de neden bu kadar borçlandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/hazine-2017de-neden-bu-kadar-borclandi-31926h/
- Yayımlanma: 2018-01-23T09:00:51+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Ekonomist ve eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez, 2017’nin kamu finansmanı açısından
ilginç bir yıl olduğunu belirttiği kişisel blokundaki son yazısında kamu finansman
dengesinde önceki yıllara oranla yaşanan farklılığı inceledi. Eğilmez’in yazısı 
şöyle:

“2017 yılında Türkiye ekonomisinde en tuhaf görünüm neydi derseniz benim yanıtım
kamu finansmanı dengesi olurdu.

2017 Yılı Bütçe Kanunu yürürlüğe girdiğinde öngörülen bütçe açığı 47,5 milyar TL
idi. Bu tutar aynı zamanda 4749 Sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi
Hakkında Kanun’un 5’inci maddesine göre 2017 yılı için Hazine’nin net borçlanma 
limitini gösteriyordu.

Yılın ikinci yarısında bu borçlanma limitinin yetmeyeceği anlaşılınca 47,5 milyar
TL’lik limit söz konusu yasa maddesinin tanıdığı imkânla (Bakanlar Kurulu kararıyla)
52,4 milyar TL’ye yükseltildi. Daha sonra bu artışın da yetmeyeceği anlaşılınca 
bu kez Bazı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7061
sayılı kanun (kamuoyunda torba kanun olarak adlandırılan kanun) ile net borçlanma
limitine 37 milyar TL ekleme yapıldı. Böylece net borçlanma limiti 89,4 milyar TL’ye
yükseltilmiş oldu.

Bütçe dengesi ve Hazine nakit dengesi ile bütçe açığının finansmanı için yapılan
net borçlanmanın ayrıntısını aşağıdaki tabloda sunuyorum (kaynak: Maliye Bakanlığı
ilgili yıllar bütçe gerçekleşmesi verileri, Hazine Müsteşarlığı ilgili yıllar Merkezi
Yönetim Bütçe Dengesi ve Finansmanı tabloları ve Hazine Nakit Dengesi tabloları.)

![mahfi.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/mahfi.jpg)

Tabloda en ilgi çekici nokta 2017 yılı net borçlanma miktarı. 2017 yılının net borçlanma
tutarı, önceki üç yılın toplamından fazla olmuş.

İlk soru şu: Bütçe açığı başlangıçta tahmin edilen 47,5 milyar TL’lik bütçe açığını
aşmadığı halde net borçlanma nasıl oldu da 83,6 milyar TL oldu?

Bu sorunun yanıtının bir bölümü Hazine nakit açığında saklı bulunuyor. Bütçe açığı
47,4 milyar TL olurken Hazine nakit açığı 60,4 milyar TL oldu. Bütçe açığıyla Hazine
nakit açığının bu kadar farklı olmasının temel nedeni emanet hesaplarıdır. Bir hizmet
yapılmış mal alınmış, fakat henüz ödeme yapılmamışsa bile bu işlem bütçeye gider
yazılır. Buna karşılık ödeme yapılmadığı için Hazine nakit dengesini etkilemez. 
Bu miktar ödendiği zaman bu kez bütçeyi değil Hazine nakit dengesini (olumsuz) etkiler.
Genellikle bu emanet hesapları belirli bir artıkla sonraki yıllara devredilir. Aradaki
bu büyük fark Hazine’nin, geçen dönemlerden kalan emanetleri ödediğini gösteriyor.
Bu ödemelerin en büyük bölümünün bekleyen KDV iadelerine ilişkin olduğunu tahmin
etmek güç olmasa gerek.

İkinci soru da şu: Hazine niçin bu emanetleri devretmek yerine erken ödemeye tabi
tutmuş olabilir?

Bu konuda akla gelen iki yanıt var: (1) Borçları artan özel kesimin bu borçları 
ödeyebilmesi için böyle bir yüksek ödeme yöntemi izlenmiş olabilir. (2) Büyümeyi
desteklemek amacıyla piyasaya likidite vererek ekonomiyi canlı tutmak tercih edilmiş
olabilir.

Yanıt hangisiyse (muhtemelen ikisinin bir karması) Merkez Bankası’nın enflasyonla
mücadelesini zorlaştırıcı adımlar olduğu kesin.

Her halükârda 2017 yılı kamu finansmanı tarihine değişik ve ilginç bir yıl olarak
geçecek gibi görünüyor.
