# Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Moody’s’e anında cevap

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/hazine-ve-maliye-bakanligindan-moodyse-aninda-cevap-45818h/
- Yayımlanma: 2019-06-15T00:16:27+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından
verilen not indirim kararının, Türkiye ekonomisinin temel göstergeleri ile bağdaşmamakta
ve bu nedenle kuruluşun analizlerinin nesnelliği ve tarafsızlığı açısından soru 
işaretleri yaratmakta olduğunu bildirdi.

Öte yandan Bakanlığın Moody’s’in not indirim açıklamasının hemen ardından basın 
açıklaması yapması sosyal medyada da gündem oldu. Konu ile ilgili çok sayıda paylaşımda,
not indirimi açıklamasından çok kısa bir süre sonra üstelik gecenin o saatinde yapılan
basın açıklaması “önceden notun düşürüleceğinin bilindiği” şeklinde değerlendirildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığından yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Kuruluş, yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin borçlarının rezervlerinden 2,6 kat
fazla olduğuna vurgu yapmıştır. Bu oran, Moody’s’in bizden daha yukarıda notlandırdığı
bazı gelişmekte olan ülkelerde dahi bizim çok üzerimizdedir.

Ayrıca, kısa vadeli dış borcun yaklaşık yarısı da bankacılık sektörüne ait olup 
Türk bankaları ve Türk reel sektörü, Türkiye’ye ilişkin algının oldukça kötü olduğu,
CDS spreadlerinin çok yükseldiği Ağustos-Eylül 2018’de dahi borçlarını yenileyebilmişlerdi.

Bu yılın ilk çeyreğinde de borç çevirme oranı bankacılık sektörü için % 128, reel
sektör için % 165 düzeyinde gerçekleşmiştir.

Ayrıca döviz rezervlerine ilişkin olarak uluslararası düzeyde üzerinde mutabakata
varılmış bir ölçüt bulunmamasına rağmen Dünya Bankası verilerine göre, son beş yıllık
ortalamalara bakıldığında Türkiye’nin ithalat üzerinden ölçülen rezerv yeterliliği
Türkiye ile benzer olarak tanımlanabilecek gelişmekte olan Avrupa ülkelerine yakın
seyretmektedir.

Ekonomik kırılganlıklar değerlendirilirken dikkate alınması gereken bir diğer unsur
da ekonomik aktörlerin borçluluk düzeyidir. Türkiye, hem toplam ekonomi hem de her
bir ekonomik aktör düzeyinde bakıldığında oldukça güçlü bir performans göstermektedir.

2018 yılı sonu itibarıyla, gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin ortalama toplam
borcunun GSYH’ye oranı %212,6 olarak gerçekleşirken, bu oran Türkiye’de %156,8’dir.

Benzer şekilde Türk kamu kesiminin borçlarının GSYH’ye oranı %33,6 düzeyinde seyrederken
gelişmekte olan piyasalar ortalaması %49,7’dir.

Türk hane halklarının borç yükü GSYH’nin % 14,7’siyken gelişmekte olan piyasalar
ortalaması %37,6’dır.

Finansal sektörümüzün borç yükü GSYH’nin %33’ü seviyesindedir. Buna mukabil yükselen
piyasa ortalaması %33,6 olarak gerçekleşmiştir.

Reel sektörümüzün toplam borcu GSYH’mizin %75,5’i iken gelişmekte olan piyasalar
ortalaması %91,7 düzeyindedir.

Tüm bu verilerin yanında:

* Kamu bankalarının yeniden sermayelendirilmesinin tamamlanması,
* Ödemeler dengesinde
ithalat düşüşü ve ihracatta yaşanan artış ile sağlanan düzelmenin reel olarak döviz
ihtiyacını ortadan kaldırması,* İVME paketi ile birlikte ihracata yönelik firmalarımızın
finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve diğer reform ajandasının kararlılıkla
uygulanması,* Enflasyonda sağlanan düşüş trendi,* Artan turizm gelirleri,* Adalet
Bakanlığımızın Yargı Reformu Strateji Belgesi ve bunun gibi pek çok olumlu gelişmenin
de göz ardı edildiğini üzülerek görmekteyiz.

Normal koşullarda açıklamaya gerek bile duymadığımız “kurumların bağımsızlığı” ve“
serbest piyasa” konusu da Kredi Derecelendirme Kuruluşu tarafından haksız bir şekilde
ele alınmıştır.

Merkez Bankası bağımsızlığına ve Merkez Bankamızın izlediği politikalara ilişkin
olarak, Türkiye sabit kur rejiminin ve bağımsız olmayan para politikasının olumsuz
sonuçlarını 2001 krizi ile çok ağır bir şekilde deneyimlemiştir.

Türkiye’nin 2003 yılından beri uyguladığı ekonomik politikalardaki temel unsur, 
her koşulda serbest piyasa ekonomisinin gerekleri ile uyumlu hareket etmek olmuştur.

Bugün de dalgalı döviz kuru, sermaye akımlarının serbestliği ve girişimciliğin teşvik
edilmesi ekonomi politikalarımızın merkezinde yer aldığı gibi bunun aksi Türkiye
Cumhuriyeti için ne bugün ne de yarın asla söz konusu olmayacaktır.” 

 

 

> Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından verilen karara ilişkin
> basın açıklaması [pic.twitter.com/NakTHJr0DR](https://t.co/NakTHJr0DR)
> — T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı (@HMBakanligi) [14 Haziran 2019](https://twitter.com/HMBakanligi/status/1139639956886958081?ref_src=twsrc%5Etfw)
