# Hazır giyim ve tekstil sektöründe ihracat düştü, istihdam kaybı başladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/hazir-giyim-ve-tekstil-sektorunde-ihracat-dustu-istihdam-kaybi-basladi-91560h/
- Yayımlanma: 2022-10-26T08:27:52+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Salgında üretim, yatırım ve ihracat gibi birçok alanda rekorlar kıran Türkiye [hazır giyim](https://www.borsatek.com/hazir-giyim-sektorunde-dev-zam-kapida-88068h)
ve tekstil sektörleri, salgın ve savaş sonrası bozulan ekonomik veriler nedeniyle
zor dönemlerden geçiyor. Yeni siparişler, kapasite kullanım oranları ve ihracatta
düşüş hızının arttığı sektörlerde kapanmaların başladığı, buna bağlı olarak [istihdam](https://www.borsatek.com/bakan-bilginden-flas-asgari-ucret-aciklamasi-91257h)
kaybının yaşandığı belirtiliyor. Bu ayın ilk yarısında hazır giyim ihracatında yüzde
20’ye yakın düşüş yaşandığı vurgulanırken, her iki sektörde de yılsonu ihracat hedefleri
aşağı yönlü revize edildi. Kaybın önümüzdeki yıl da süreceğinden endişe eden sektör
temsilcileri ithalatı düşürecek önlem talebinde bulunurken, temsilcileri istihdam
desteği ve rekabetçi kur çağrısında bulundu.

### Yatırım atağı başlamıştı

Dünya’nın haberine göre hazır giyim ve tekstil sektörleri, salgın öncesi yıl olan
2019’u sırasıyla 17,7 milyar dolar ve 9,9 milyar dolar ihracatla kapatmış, toplamda
1 milyon 39 bin kişilik istihdama ulaşmışlardı. Salgın yılı olan 2020’de tedarik
zincirinin değişmesi ile rakiplerine göre avantajlı konuma geçen Türkiye, ihracatını
hızla artırmış, bu artışın da devam edeceği beklentisi ile de tarihinin en büyük
yatırım atağını başlatmıştı. 2021’de hazır giyim sektörü 6 milyar 438 milyon TL,
tekstil sektörü ise 24 milyar TL’lik yatırım için teşvik belgesi almıştı. Aynı yıl
her iki sektörde de ihracat tarihi rekor kırdı ve hazır giyim, 20 milyar 250 milyon
dolar, tekstil sektörü de 12 milyar 878 milyon dolar ihracata ulaşırken, istihdamı
ise yüzde 13,3 artırarak 1 milyon 177 bine çıkarmışlardı. Aynı dönemde tekstil sektörü
kapasite kullanım oranı yüzde 82, hazır giyim ise yüzde 85 sınırına dayanmıştı.

### İbre tersine döndü

Bu yıl ise ibre tersine dönmeye başladı. Tüm dünyada artan enfl asyonist baskıya
bağlı olarak düşen alım gücü, durgunluk endişesi, Rusya-Ukrayna savaşı ve enerji
krizi gibi etkenler, hazır giyim ürünlerine olan talebin hızla gerilemesine yol 
açtı. Her ne kadar bu yılın ilk 3 çeyreğinde ihracatta artış devam etse de, ihracat
hızında yavaşlama belirgin bir şekilde kendini gösterdi. Ekim ayının ilk yarısında
ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 düşüş gösterdiği belirtiliyor.
Öncü göstergeler de bu durumu teyit ediyor. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat
PMI verilerine göre tekstilde yavaşlama Eylül ayında daha da belirginleşti ve faaliyet
koşullarında salgının ilk dalgasından bu yana en sert bozulma gözlendi. Tekstil 
ürünleri, takip edilen 10 sektör içerisinde yeni siparişlerin en sert azaldığı sektör
oldu. Buna bağlı olarak firmalar üretim, istihdam ve satın alma faaliyetlerini de
hızlı bir şekilde azalttı. Benzer şekilde üretim faaliyetlerindeki artış ya da azalışın
izlenmesini sağlayan sanayi üretim endeksi tekstil sektöründe yüzde 10,6 düşüş ile
salgın yılı olan 2020 Mayıs’tan bu yana en sert gerilemeyi gösterdi. Kapasite kullanım
oranları tekstil sektöründe yüzde 72,4 ile 2020 Ağustos ayından bu yana en düşük
seviyeye gerilerken, bu oran hazır giyimde ise yüzde 81,9 ile son bir yılın en düşük
seviyesi olarak gerçekleşti.

### Firmaların yüzde 64’ü düşüş bekliyor

İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Gültepe,
istihdam kaybı konusunda sahadan gelen haberlerin aksine hala temkinli olan isimlerden
biri. İhracatın ekonomik verilerle orantılı olarak negatif etkilendiğine dikkat 
çeken Gültepe, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranlarının ihracata hala katkı
sağlasa da, istihdam artış hızının yavaşladığına dikkat çekti. Gültepe, “İhracatta
2023 yılı ilk yarı beklentisi düşük seviyede. Tahmini rakamlar göz önünde bulundurulduğunda
2022’in 22 milyar dolar ile kapanacağını tahmin ediyoruz” dedi. Hazır giyim sektöründe
171 firmanın yanıtladığı ihracatta güncel durum tespit anketine göre de firmaların
yüzde 64’ü ihracatlarında düşüş bekliyor. Düşüş oranı AB pazarına çalışan firmalarda
çok daha yüksek seviyede gerçekleşiyor. Gültepe, yüzde 62’lik payı ile hazır giyim
ihracatında en yüksek paya sahip olan AB’de resesyon beklentisi ve talepteki belirsizliklerin
yanı sıra, salgın döneminde Türkiye’ye yönelen müşterinin salgının bitişiyle beraber
birim maliyeti düşük rakip ülkelere dönüşlerinin bu gerilemenin ana sebepleri olduğu
vurgulandı.

### Günde 4 bin ton iplik ithalatı yapılıyor

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, özellikle
Rusya kaynaklı enerji krizinin sektörün üretim maliyetleri üzerinde ağır bir yük
oluşturduğuna dikkat çekti. Öksüz, “Tekstil sektöründe ağustos ayı üretim endekisinin
yüzde 10,6 oranında gerilemesi, ihracatımızın artış hızındaki yavaşlama ve ekim 
ayında ihracatımızın gerileme eğilimine başlaması gibi sebepler, 2022 için belirlediğimiz
15 milyar dolar ihracat hedefimizi revize etmemize sebep oldu. Yılı 2021’e göre 
artışla kapatmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Ancak ithalatta yaşanan olağanüstü
artış üretimi olumsuz etkiliyor. Türkiye günde tüm ipliklerin toplamında 4 bin ton
ithalat yapılıyor. Söz konusu ithalatın yarısı ise Dahilde İşleme Rejimi kapsamında
ihraç kayıtlı geldiği için vergiden muaf yapılıyor. Bu da günde 30 ton iplik üreten
ortalama bir iplik fabrikası baz alındığında 130 fabrikanın günlük iplik üretimine
eş değer. Bu çerçevede bir an önce ilave koruma mekanizmalarını devreye almalıyız.
Bu kapsamda Ticaret Bakanlığımıza ithalatta artan haksız rekabete karşı çözüm önerilerimizi
ilettik” diye konuştu.

### Kur baskılanırsa işçi çıkarma da hızlanır

TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, AB’de yaşanan
resesyon ve enerji krizi endişeleri nedeniyle tüketicilerin harcamalarını kıstığını
bunun etkilerinin ilk hissedildiği sektörlerin başında da hazır giyim sektörünün
geldiğini hatırlattı. Fayat, “Bu sert daralmanın ayak izleri önce pamuk, ardından
iplik ve sonra da dokumada görülmüştü. Kapasiteler yarı yarıya çalışıyor, istihdam
kaybı yaşanıyor. Birçok dokuma tezgahı kapandı. Emek yoğun sektörlerin başında gelen
hazır giyimde de işten çıkarmalar başladı. Yılbaşına kadar iş yok. Yılbaşından sonra
asgari ücret artacak. Kur da baskılanmaya devam ederse işten çıkarmalar hızlanabilir.
Kime sorsak sipariş almakta zorlanıyor. Karsızlık ve fiyat tutturamamak had safhada.
Siparişler eskiden olduğu gibi rakip ülkelere dönüyor. Bizim salgın döneminde avantaj
elde etmemize yol açan tüm şartların eskiye döndüğü bir dönem yaşıyoruz. Navlun,
taşımacılık süresi hepsi geri geldi. Yılbaşı öncesi bu kur seviyesi illa korunacaksa
istihdam çıkışının hızlanacağını düşünüyorum. Kurun nereye evrileceği burada belirleyici
ancak işin olmaması işçi çıkarmaya yine de mecbur bırakacak. Zira esas temel işin
olmaması. Bu ayın ilk 17 günü yüzde 15 eksideyiz ihracatta” ifadelerini kullandı.

### Çanlar hazır giyim için çalıyor

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Ramazan Kaya, son bir haftadır Anadolu’yu
gezen ve gelişmeleri yakından gözlemleyen isimlerden biri. Bu kapsamda geçen hafta
Van, Şanlıurfa ve Sivas’ta bulunan Kaya, gözlemlerini şöyle paylaştı: “Boyahaneler
4 gün kapalı 3 gün açık, iplik fabrikaları kapanıyor. Geçen hafta Anadolu’yu gezdim.
Onlarca fabrika atölye kapanmış. Kapanmalar ciddi boyutta artıyor. İstihdam kaybı
ile karşı karşıyayız. Çanlar çalıyor.” Bu ay ihracatta düşüşün de yaşanacağını dile
getiren Ramazan Kaya, “Şu an sektör çok ciddi şekilde fiyat tutturamama ile ilgili
sıkıntı yaşıyor. Asgari ücret belirsizliği ve kurdaki baskılama nedeniyle önümüzü
göremiyor, fi yat tutturamıyoruz. Müşteriler için pahalı kalıyoruz. Son dönemde 
sürekli bu kaosu yaşıyoruz. Hazır giyim ihracatında ilk 2 haftada yüzde 15 düşüş
var. Müşteriler Bangladeş ve Hindistan’a dönüyor. İşçilik ücreti ile ilgili destek
almamız gerekiyor. Bu bugünkü durum. Ama asıl önümüzdeki yıl için fiyat tutturamadığımız
için sipariş alamıyoruz. Sipariş alamıyorsak bu fabrikaların tekrar açılması gibi
bir durum olmayacak ve istihdam kayıpları artarak devam edecek. Şu an ciddi boyutta
kuyruğu dik tutmaya çalıştık ama ağustostan beri sinyaller alınıyor. 2023 ilk 6 
ayında yüzde 15 kayıp olacak diyorduk ama bu oran yüzde 20-30’a çıktı. Bu noktada
istihdam desteği gerekiyor. Rekabetçiliğimizi korumamız için de dolar kurunun 22-
23 TL seviyesinde olması gerekiyor” açıklamasında bulundu.
