# HDP’nin kapatılması istemiyle yeniden dava açıldı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/hdpnin-kapatilmasi-istemiyle-yeniden-dava-acildi-65051h/
- Yayımlanma: 2021-06-07T19:34:34+03:00
- Yazar: Selim Soydan

HDP’nin kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesinde yeniden dava açan Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı Şahin, yazılı açıklamasında, HDP’nin kapatılması talebiyle Anayasa Mahkemesine
17 Mart 2021’de dava açıldığını, mahkemece 31 Mart 2021’de iddianamenin iadesine
karar verildiğini hatırlattı.

Şahin, dosya kapsamında sunulan delillerle, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğüne aykırı eylemlerin sıralandığını, davalı partinin bu eylemlerin odağı
haline geldiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde iddianameye dercedildiğini belirterek,“
Ayrıntılarına iddianamenin ‘giriş’ kısmında açıklandığı üzere iade sebeplerine katılmamakla
birlikte dosyanın sürüncemede kalmaması için eksiklik olarak belirtilen ancak iade
sebepleri içinde gösterilmeyen birtakım hususlar da araştırılarak iddianame yeniden
tanzim edilmiştir.” ifadelerini kullandı.

Demokrasinin olmazsa olmaz unsurlarından olan siyasi partilerin faaliyetlerini, 
Anayasa ve kanun hükümleri çerçevesinde sürdürecekleri, Anayasa’da yer alan hak 
ve özgürlüklerin hiçbirini, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne halel
getirmeyi amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanamayacaklarının Anayasa’nın 3, 4
ve 68/2-3. maddelerinde öngörüldüğünü vurgulayan Bekir Şahin, açıklamasına şöyle
devam etti:

“Siyasi partilerin kapatılması tedbiri tüm ileri demokrasilerde uygulanmaktadır.
Katılımcılığın esas alındığı her durumda gözetilmesi gereken en önemli husus, Anayasa’nın
tanıdığı hak ve özgürlükleri yok edecek, tamamen ortadan kaldıracak bir sisteme 
geçit verilmemesidir. Devletin tekliği, ülkenin bütünlüğü ile ulusun birliği Anayasa’nın
temel ilkelerindendir. Siyasi partiler de diğer kurum, organ ve kişiler gibi bu 
temel ilkeler doğrultusunda faaliyet göstermek zorundadır.

Halkların Demokratik Partisi’nin eylemleri, devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına aykırı bulunmuş ve davalı parti aynı zamanda
hemen hemen tüm organları, üyeleri ve teşkilatları vasıtasıyla bu nitelikteki suçları
işlemiş, işlenmesini tahrik ve teşvik etmiştir. Bu nitelikteki eylemler, kimi zaman
davalı parti genel başkanları da dahil olmak üzere parti organlarınca kararlılık
içinde, kimi zaman ise bu nitelikteki fiiller parti üyelerince yoğun bir şekilde
işlenmiş ve bu durum değişik kademelerdeki parti organlarınca açıkça benimsenmiştir.
Bu itibarla, davalı partinin Anayasa’nın 68/4. maddesine aykırı eylemleri nedeniyle
Anayasa’nın 69/6 ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası’nın 101/1-b ve 103/2. maddeleri
uyarınca temelli kapatılmasına karar verilmesini talep etmek zarureti doğmuş ve 
Anayasa Mahkemesine kamu davası açılmıştır.”

**AK PARTİ’DEN İLK AÇIKLAMA**

MYK toplantısı sonrası AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Yargıtay Başsavcılığı’nın HDP’nin
kapatılması istemiyle yeniden dava açmasına ilişkin, “İddianame, Anayasa Mahkemesi
tarafından HDP ile ilgili eksiklerin tamamlanması için iade edilmişti. Zannediyorum
o eksiklerin tamamlanmasıyla tekrar başlayan bir süreç.” ifadelerini kullandı.

**SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK?**

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, bir siyasi partinin kapatılması istemiyle Anayasa
Mahkemesinde açılan davalarda, “ceza davası” prosedürü izleniyor.

Siyasi partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açacağı dava 
üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından karara bağlanıyor. Anayasa Mahkemesi, temelli
kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına karar verebiliyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılan dava üzerine mahkeme, bir siyasi
partinin Anayasa’nın 69. maddesinde sayılan hallerden ötürü kapatılmasına veya dava
konusu fiillerin ağırlığına göre devlet yardımından kısmen ya da tamamen yoksun 
bırakılmasına, toplantıya katılan üyelerin üçte iki oy çokluğuyla yani 15 üyenin
10’unun oyuyla karar verebiliyor.

Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin davalar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
davanın mahiyetine uygun hükümleri uygulanmak suretiyle dosya üzerinden Genel Kurulca
inceleniyor ve kesin karara bağlanıyor.

**AYM BAŞKANI RAPORTÖR GÖREVLENDİRECEK**

Bu aşamadan sonra Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, raportör görevlendirecek.

Başkanın görevlendirdiği raportör ilk inceleme raporunu hazırlayarak başkanlığa 
sunacak.

**KABULÜNE KARAR VERİLMESİ HALİNDE İDDİANAME HDP’YE GÖNDERİLEREK**

Sonrasında kabulüne karar verilmesi halinde iddianame ve ekleri HDP’ye gönderilerek,
usul ve esasa ilişkin savunmaları alınacak.

HDP’nin yasal süre içinde ön savunmasını vermesi gerekiyor. Bu sürenin uzatılması
için yapılabilecek başvuruyu Anayasa Mahkemesi karara bağlayacak.

Ön savunmanın ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, esas hakkındaki
görüşünü sunacak. Bu görüş HDP’ye gönderilecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte
Başsavcı Şahin sözlü açıklama, HDP yetkilileri de sözlü savunma yapacak.

Bütün bu sürecin ardından davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör esas
hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı gerekse davalı HDP ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.

Raporun Anayasa Mahkemesi üyelerine dağıtılmasının ardından Başkan Zühtü Arslan 
toplantı için bir gün belirleyecek, üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma
istemini esastan görüşmeye başlayacak.

HDP hakkındaki kapatma davasını 15 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi heyeti karara
bağlayacak.

Siyasi parti kapatma davası sonucunda verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
ile ilgili siyasi partiye tebliğ edilecek ve Resmi Gazete’de yayımlanacak.
