# Hızlı büyümenin olumsuz etkileri olur mu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/hizli-buyumenin-olumsuz-etkileri-olur-mu-30349h/
- Yayımlanma: 2017-12-11T23:01:12+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde beklentileri aşarak yüzde 11,1 oranında
büyüdü. Bir çok kurum bu gelişme ile birlikte yıl sonu rakamlarını yukarı revize
etti.

Bu büyümede geçen yıl 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle ekonomide görülen yavaşlamanın
baz etkisinin de belirleyici olduğuna dikkat çeken ekonomist ve eski Hazine Müsteşarı
Mahfi Eğilmez, hızlı büyümenin olası olumsuz sonuçlarına da son yazısında yer verdi.

Eğilmez’in mahfiegilmez.com’da yer alan konu ile ilgili yazısı şöyle

Türkiye ekonomisi yüzde 11,1 büyümeyle üçüncü çeyrekte dünyanın en hızlı büyüyen
ekonomisi oldu. Türkiye’yi yüzde 6,8 ile Çin, 6,2 ile Malezya ve 6,1 ile Hindistan
izliyor. TÜİK, üçüncü çeyrek büyümesiyle birlikte ilk iki çeyreğe ilişkin büyüme
oranı düzeltmelerini de açıkladı. Buna göre ekonomi, ilk çeyrekte 5,3, ikinci çeyrekte
5,4 büyümüş görünüyor. Bu durumda ilk 9 aylık büyüme yüzde 7,3 dolayında çıkıyor(
çeyreklerin ağırlık farklarını ihmal ediyorum.) Bu eğilim sürerse yıllık büyüme 
yüzde 7 dolayında çıkacak demektir.

Türkiye ekonomisinin bu kadar hızlı büyümesinin ardında bazı gelişmeler var. Her
şeyden önce 2016 yılının üçüncü çeyreği 15 Temmuz darbe girişiminin yarattığı olumsuzlukların
etkisiyle ekonomide küçülmeye yol açmıştı. Aşağıdaki tablo bu küçülmeye ilişkin 
verileri ortaya koyuyor.

  |

**Önceki yılın aynı dönemine göre değişim (%)**

  |

**2016 III. Çeyrek**

  |

**2017 III. Çeyrek**

  |  
 |

**Harcamalar Yönünden**

  |    |    |  
 |

Hanehalkı tüketim harcaması

  |

0,5

  |

11,7

  |  
 |

Devletin tüketim harcaması

  |

5,8

  |

2,8

  |  
 |

Yatırım harcaması

  |

0,3

  |

12,4

  |  
 |

İhracat

  |

-9,4

  |

17,2

  |  
 |

**Üretim Yönünden**

  |    |    |  
 |

Tarım, ormancılık, balıkçılık üretimi

  |

-3,5

  |

2,8

  |  
 |

Sanayi üretimi

  |

-1,8

  |

14,8

  |  
 |

İnşaat üretimi

  |

2,8

  |

18,7

  |  
 |

Hizmet üretimi

  |

-6,3

  |

20,7

  |  
 |

**GSYH Büyümesi**

  |

**-0,8**

  |

**11,1**

  |

15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle 2016 yılının üçüncü çeyreğinde yaşanan büyük 
ekonomik çöküş tablodan açıkça görülebiliyor. Böyle bir çöküşün ardından bu yılın
üçüncü çeyreğinde müthiş bir sıçrama yaşanması doğal sonuçtur. Buna baz etkisi deniyor.

Buna ek olarak bu yıl kredi garanti fonunun devreye sokulması banka kredilerinin
hızla artmasına ve bu kredilerin ekonomik büyümeye olumlu katkı yapmasına yol açtı.
BDDK verilerine göre 2017 yılının üçüncü çeyreğinde 2016 yılının üçüncü çeyreğine
göre kredilerdeki artış yüzde 24 oldu. Kredi garanti fonunun desteğinde gelen bu
artışın ekonomide canlanma yaratması beklenen bir gelişmeydi.

2017 yılında kamu harcamalarında artış ortaya çıktı. Referandum dolayısıyla başlayan
artışlar referandum sonrasında da devam etti. Bunun yanında vergilerde geçici sürelerle
indirimler yapıldı, sosyal güvenlik prim ödemelerinin tahsili ertelendi. 2016 yılının
tamamında 29,5 milyar TL açık veren bütçe, 2017 yılının ilk on ayında 35 milyar 
TL açık verdi. 2016 yılında bütçe açığının GSYH’ye oranı yüzde 1 iken 2017 yılında
bu oran ikiye katlanacak gibi görünüyor.

2016 yılında cari açığın GSYH’ye oranı yüzde 3,8 iken bu yılın ilk on ayı itibariyle
cari açığın tahmin edilen GSYH’ye oranı yüzde 4,9’a yükseldi. Dolayısıyla Türkiye,
bütçe açığı ve cari açık eşliğinde büyüdü.

Özetle söylemek gerekirse ağırlıklı olarak geçen yılın düşük büyümesinin baz etkisine
ek olarak bütçe açığındaki artış, kredi garanti fonunun kredi kullanımında yarattığı
artış ve cari açıktaki artışın yarattığı etkilerle büyüme oranı yüzde 11,1 gibi 
çok yüksek bir düzeye ulaştı.

Bu yüksek büyümenin olumlu yansımalarının yanında yarattığı bazı sorunlar da var.
Bunların başında enflasyonun yükselmesi, bütçe açığının ve cari açığın artması geliyor.
Bunlar kolayca çözümlenebilecek sorunlar değil. Hepsi de önümüzdeki dönemde büyümeden
fedakârlık etmeyi gerektiriyor.
