# Huawei’nin kurucusundan casusluk suçlamalarıyla ilgili flaş açıklama

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/huaweinin-kurucusundan-casusluk-suclamalariyla-ilgili-flas-aciklama-43032h/
- Yayımlanma: 2019-01-29T12:41:58+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

1987 yılında 21.000 Çin Yuan’ı sermayeyle Huawei’yi kuran Ren Zhengfei, 1988’de 
Huawei’nin CEO’su oldu ve o tarihten bu yana da markanın en üst düzey yöneticisi
konumunda. Ren Zhengfei, Shenzhen’de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair
önemli açıklamalarda bulundu. Huawei’nin dünyadaki hiçbir ülkeye zarar verecek eylemlerin
içinde olmayacağının altını çizen Ren Zhengfei, şirketin kimden gelirse gelsin bu
tür taleplere cevap vermeyeceğini, hali hazırda Çin hükümetinin de kesinlikle bu
tür bir talepte bulunmadığını söyledi.

Aralık ayında Huawei CFO’su Meng Wanzhou’nun Kanada’da göz altına alınması ile ilgili
değerlendirmede bulunan Zhengfei, “Huawei, Çin ile ABD arasındaki ticari ihtilafta
yalnızca bir susam tohumu. Çin ile ABD arasındaki ticaret çatışmasının işimiz üzerinde
büyük bir etkisi olmamıştır. 2019 için %20’lik bir büyüme hedefimiz var.

“Batı’daki bazı insanlar Huawei’nin ekipmanlarının bir tür ideolojiyle damgalandığına
inanıyor. Bu bakış açısı, sanayi devrimi sırasında tekstil makinelerinin dünyayı
olumsuz etkileyeceğini düşünen insanları hatırlatıyor. Bizler yalnızca telekom operatörlerine
ekipman sağlıyoruz ve bu ekipmanın bir ideolojisi yok. Kullanılan teknoloji de Huawei
tarafından değil, telekom operatörleri tarafından kontrol edilir. Bunun da ötesinde,
yürürlükteki tüm yasa ve düzenlemelere uymamızı emreden kurumsal politikamız ve 
temel iş ilkelerimiz açıkça ortadadır. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’ne
uyum politikamızı geliştirmeyi de ayrıca taahhüt ediyoruz. Dünyadaki telekom operatörlerinin
de bize güvenmeye devam edeceğine inanıyorum.”

Yüksek teknoloji dünyasında, tek bir şirketin ya da tek bir ülkenin ön plana çıkması
neredeyse imkânsız. Artık bilgi dünyasındayız ve bilgi toplumunda, karşılıklı iş
birliği çok önemlidir. Toplumları yücelten de bu iş birliğidir. Kanada ve Amerika’nın
adalet sistemine güveniyorum. Devletler açık ve adildir. Bizler de yargı süreci 
tamamlandıktan sonra kapsamlı bir değerlendirme yapacağız.

Huawei, ideallerimiz ve toplumun daha ileri gitmesi için çalışıyor. Halka açık şirketler
finansal kaygılarla rakamlara daha fazla odaklanma eğilimindedir. Huawei’nin ise
idealleri çok farklı. Siber güvenlik, verilerin korunması ve gizlilik söz konusu
olduğunda müşterilerimizle aynı tarafta olma konusunda kararlıyız. Hiçbir millete
veya bireye asla zarar vermeyeceğiz. Biz bir şirketiz ve bir ticari kuruluşuz. Bir
işletmenin değerleri, müşteri odaklı olması ve müşteri önceliğidir. Bu bağlamda,
siyasi yönetimimiz ile ticari kurum olarak gerçekleştirdiğimiz faaliyetler arasında
herhangi bir bağ olması söz konusu değil.

Ren Zhengfei, Huawei’nin küresel olarak 5G pazarında rekabet gücünü koruduğunu belirtti.
Ren Zhengfei; “Şirket, bugün itibariyle 30’dan fazla ticari sözleşmeye imza attı
ve 2.570 farklı 5G patent sahipliğine ek olarak, 25.000 5G baz istasyonunu da dünyanın
farklı bölgelerine şimdiden ulaştırdı. Üst düzey ürünler geliştirdiğimiz sürece,
talep almaya devam edeceğiz. Ürünleriniz iyi değilse, tanıtımda ne kadar güçlü olursanız
olun, başarılı olmanız mümkün değil.

Bazı ülkeler Huawei’den ekipman satın almamaya karar verdi. Bu nedenle, odağımızı
Huawei ile çalışmayı tercih eden ülkelere daha iyi hizmet edecek şekilde değiştirebiliriz.
Bunun yanı sıra; müşterilerimizin pazardaki en gelişmiş ve yenilikçi ürünlere erişebilmelerini
sağlamak için Ar-Ge yatırımlarımıza devam ediyoruz. Şu anda, Huawei’nin Ar-Ge yatırımı
yıllık ortalama 15-20 milyar ABD doları tutarındadır. Huawei olarak Ar-Ge özelinde
toplamda 100 milyar ABD doları yatırım yapma planımız bulunuyor.”

Huawei, tüm dünyaya karşı sorumluluk hisseden bir şirkettir. Japonya’daki olan tsunami
ve Fukuşima’daki nükleer sızıntı sırasında orada yaşayanlar etkilenen bölgelerden
tahliye edildi, ancak Huawei çalışanları telekomünikasyon ekipmanını geri yüklemek
için hızla etkilenen bölgelere gitti. Hayatlarını tehlikeye atarak iki hafta içinde
680 baz istasyonunu yeniden inşa ettiler. CFO’muz Meng Wanzhou, aynı gün Hong Kong’dan
Japonya’ya uçtu ve o uçuşta sadece iki yolcu vardı. Endonezya’daki olan bir tsunami
sonrasında da 47 Huawei çalışanı, etkilenen bölgelerdeki 668 baz istasyonunu 13 
saat içinde onararak afet yardımı çalışmalarını tüm imkanlarıyla destekledi. Huawei,
zorluklardan kaçmayan bir şirkettir. Bizler afetlerden etkilenen bölgelere doğru
her zaman yardım elimizi uzatıyoruz.

**Şeffaf hisse ve yönetim yapısı**

Huawei özel bir şirket ve şirket hissedarları şu anda Huawei’de çalışan ya da geçmişte
Huawei’ye yıllarca emek veren çalışanlarımızdan oluşan 96.768 kişidir. Huawei’de
çalışmadan şirketin yüzde birine dahi sahip olan tek bir kişi söz konusu değil. 
Aynı şekilde herhangi bir kurum ya da devlet dairesi de Huawei eko-sistemine dahil
değildir. Tüm bu süreç ve hissedarlar, hisse senedi kayıt defterleri ile belgelidir,
bu belgeler şeffaf ve basına açıktır. Huawei’de sahip olduğum toplam hisse sayısı%
1,14, Steve Jobs’un Apple’daki hissesi %0,58’di. Bu da gelecekte bana ait olan hisselerin
daha da azaltılabileceği anlamına geliyor.
