# İcra İflas Kanunu’nda ‘alacak önceliği’ tartışması

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/icra-iflas-kanununda-alacak-onceligi-tartismasi-65171h/
- Yayımlanma: 2021-06-09T14:16:06+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

2018 yılında İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan değişikliğin ardından 3 yıllık uygulama
sürecinde ortaya çıkan sorunların giderilmesi için konkordatoya ilişkin bazı maddelerin
yeniden düzenlendiği kanun teklifi bu hafta Meclis Genel Kurulu’nda ele alınacak.
Dünya Gazetesi’nden Canan Sakarya’nın haberine göre teklifle konkordato sürecinde
zor duruma düşmüş şirketlere destek olan kredi kurumlarının alacakları öncelikli
olarak ödenmesi öngörülüyor.

Yasa teklifinin 7. maddesiyle kredi kuruluşları ile ilgili yapılan düzenleme hakkında
bilgi veren yasa teklifi sahibi AK Parti Çorum Milletvekili Oğuzhan Kaya, söz konusu
düzenleme ile konkordato sürecinde borçlunun kredi bulabilmesini kolaylaştırmak 
amacıyla geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş olan borçların
adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi olmayacağı ve temerrüdün oluşması durumunda
konkordato sürecinde dahi icra takibine konu edilebileceğini belirtti. Kaya, bu 
alacakların rehinli alacaklardan hemen sonra ve diğer bütün alacaklardan önce ödeneceğinin
düzenlenerek kredi vereceklerin hukuki durumlarının koruma altına alınmasının sağlandığını
açıkladı.

Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Kale yasa teklifinin
Adalet Komisyonu’ndaki görüşmelerinde düzenlemeye ilişkin olarak, “Konkordato sürecine
girmiş bir şirketle karşı karşıyayız, herkes biliyor çünkü bunlar Ticaret Sicil 
Gazetesi’nde ilan ediliyor, benim konkordato sürecinde olduğum ortaya çıkıyor. Eğer
birisi gelip bana destek verirse, yeni bir kredi verirse, yeni bir sözleşme akdederse
işte, bunun korunması lazım. Modern hukuk sistemlerinde bunlar hep ön plana çıkıyor
yani bu duruma düşmüş bir şirkete destek olan, para veren, mal veren, hizmet sağlayan
birisinin diğer alacaklılardan önce olması gerekiyor ki o çerçevede bir sistem kurgulansın”
açıklamasını yaptı.

**“İşçiler açısından sorun teşkil etmiyor”**

Muhalefet partilerinin önceliğin bankalara verilip işçi ödemelerinin geriye bırakıldığı
yönünde eleştirilerini ise Prof. Dr. Kale “Mühletten sonra işçiler çalışmaya devam
ederse, yani iş akitleri sona erdirilmemişse işçi alacakları da bu kapsamda değerlendirilen
bir alacaktır. Zaten şu andaki mevcut durumda da işçi alacaklılarının mühlet içerisin
de takip yapmasının önüne bir engel koymuyoruz. İşçi alacakları bakımından mühlet
içerisinde hiçbir engel yok yani işçi, takip başlatabiliyor, haciz yapabiliyor, 
satış yapabiliyor. Bu kapsamda da aynı şekilde, mühletten sonra doğan işçi alacakları
da korkulan gibi değil, onlar da aynı çerçevede öncelikli olacak ve rehinli alacaklılardan
sonra, belki kamudan daha önce alacaklarını alabilecek. Endişeye mahal olduğunu 
düşünmüyorum” dedi.

**Yeni madde ne diyor?**

Kanun teklifiyle İcra İflas Kanunu’nun konkordatonun hükümlerini düzenleyen 308/
c maddesinde kredi kuruluşlarına ilişkin olarak “Kredi kurumları tarafından verilen
krediler de dâhil olmak üzere geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle akdedilmiş
borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir, temerrüt hâlinde 
mühlet sırasında dahi icra takibine konu edilebilir ve 206 ncı madde kapsamında 
rehinli alacaklardan hemen sonra, diğer bütün alacaklardan önce ödenir; malvarlığının
terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta 248 inci madde kapsamında
masa borcu sayılır” şeklinde düzenleme yapılıyor.

**Fıkranın eski hali**

Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, mühlet içinde 
komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi
değildir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta masa
borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun
taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir.

**İşçi kanadı: Düzenleme işçi aleyhine**

DÜNYA’ya bilgi veren işçi kanadı temsilcileri düzenlemenin işçiler aleyhine sonuçlar
doğuracağını vurguladılar. Konkordatonun iflas durumuna gelmiş bir şirketin borçlarının
yapılandırılmasını ve mali durumunun düzeltilmesini hedeflediğini vurgulayan temsilciler,
bu dönemde şirkete yönelik devlet dahil hiçbir alacaklının haciz işlemi yapamayacağını,
başlatılan hacizlerin de duracağını hatırlattılar. Bu durumun bir istisnası olduğunu,
işçi alacakları için imtiyaz tanınarak haciz işlemi başlatılabileceği hükmünün kanunda
yer aldığını hatırlatan temsilciler şu görüşü vurguladılar:

“Yapılan düzenlemede ile işçinin imtiyazlı alacağı kağıt üstünde kalabilecektir.
Çünkü bir başka imtiyazlı grup daha ortaya çıkmaktadır. Örneğin yapılan düzenleme
ile kapsama dahil edilen alacaklı kredi kurumu ve işçi alacağını aynı anda almak
isterse ne olacaktır? Kredi kurumu alacağın tamamını alıp gittiğinde işçi ne olacaktır?
Kim önceliklidir? Bu nedenle düzenlemenin işçi aleyhine sonuç doğuracağı düşüncesindeyiz.

Kaldı ki işçi alacaklarının tüm alacaklardan önce gelmesi uzun yollardan beri işçi
tarafının açık talebi olmuş, bu talepler üzerine şimdiki düzenlemeler yapılmıştır.
Bu dahi yeterli gelmemiştir. İşçi kesimi çözüm için daha ileri gitmeyi beklerken
bu düzenleme geri düşürücüdür. Öte yandan böylesi ciddi bir konuda işçi kesiminin
görüşünün alınmamış olmasını da önemli bir eksiklik olarak görülmelidir.”

**Birleşik Metal-İş: İşçi alacaklarının tahsili imkansız hale gelecek**

Düzenleme ile batan şirketlerden zaten zor olan işçi alacaklarının tahsili imkansız
hale gelecek. DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş sendikası da yazılı bir açıklama yaparak
düzenlemeye karşı olduklarını bildirdi. İcra ve İflas Kanununda değişiklik yapan
teklifle, konkordato aşamasında kredi borçlarının da işçi alacakları yanında imtiyazlı
alacak sınıfına sokulduğuna işaret edilerek, düzenleme ile işçi alacaklarının daha
da gerilere düşeceği belirtildi. Açıklamada “Yeni teklif ile konkordato sürecinin
iflas ile sonuçlanması halinde, geçici mühlet kararından sonra komiserin izniyle
akdedilmiş borçlar esas olarak kredi borçları işçilik alacaklarından öncelikli hale
getirilmektedir. Böylece işçilik alacakları üçüncü sırada imtiyazlı alacak haline
gelecektir. Değişiklik teklifinde belirtilen kredi borçları yani işverenlerin bankalara
olan borçları, konkordato sürecinin iflas ile sonuçlanması halinde, işçilik alacaklarından
daha imtiyazlı sayılmaktadır. Yapılan bu son düzenleme ile batan şirketlerden zaten
zor olan işçi alacaklarının tahsili artık imkansız hale gelecektir” denildi.
