# İflaslar artacak, enflasyona karşı faiz artırımının anlamı kalmadı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/iflaslar-artacak-enflasyona-karsi-faiz-artiriminin-anlami-kalmadi-40149h/
- Yayımlanma: 2018-10-04T14:55:31+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen, Türkiye’deki enflasyon verilerini yorumladı.
Ökmen, “Yükselen enflasyonun temelinde talep değil maliyet baskısı olduğu için faiz
artışları anlamsız” dedi.

Enflasyon; gıda fiyatları, ev eşyası ve ulaşım başta olmak üzere TL’deki değer kaybının
genele yayılan artışları tetiklemesiyle eylülde yüzde 24,5’e tırmanarak, son 15 
yılın en yüksek seviyesini gördü. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, ‘en kötü’nün
geride kaldığını, ekim ayıyla birlikte enflasyondaki iyileşmenin görüleceğini öne
sürerken, gözler Merkez Bankası’nın 25 Ekim’de açıklanacak faiz kararına çevrildi.

**‘İFLASLAR ARTACAK, ENLASYON ARTMAYA DEVAM EDECEK’**

Yaptığı yazılı açıklamayla enflasyon verilerini yorumlayan Japon kredi derecelendirme
kuruluşu JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan Ökmen ise üretici fiyatlarındaki artışın
tüketici fiyatlarındaki artıştan iki kat daha yukarıda olmasının, stoklamanın fiyatlama
üzerinde belirgin bir etkisinin olmadığını ortaya koyduğunu belirtti. Ökmen, bir
yandan üretimden çekilen firmaların daha da artacağını, diğer yandan da TÜFE’nin
gelecek dönemlerde mevcut seviyesinin yukarı doğru artış eğilimi içerisinde olduğuna
işaret ettiğini söyledi.

Yükselen enflasyonun temelinde talep baskısı yerine maliyet baskısı olduğu için 
faiz artışlarının anlamsız ve para politikasının da işlevsiz duruma düştüğünün iyice
ortaya çıktığını kaydeden Ökmen, büyüyemeyen ekonominin, maliyet artışlarının tamamını
belli bir zaman diliminde tüketicilere yansıtmaya çalışacağını, maliyet artışlarını
topluma yansıtamayan üreticilerin de faaliyet kaybı, üretim durdurulması, konkordato
ve iflas gibi sonuçlarla karşılaşacağını belirtti.

**‘EN ÖNEMLİ SORUN YÜKSEK ÜRETİM MALİYETLERİ VE FİNANSMAN’**

Bu konjonktürde fiyatlamayı etkileyen birinci faktörün Türkiye ekonomisinin yüksek
üretim maliyetleri ve finansmana erişim zorlukları nedeniyle ‘büyüyememek’ olduğuna
dikkat çeken Ökmen, mevcut konjonktürde, topluma/tüketiciye yansıtılan maliyet artışlarının
enflasyona, üretimden çekilmelerin de durgunluğa eş zamanlı olarak yol açtığını 
belirterek, “Böyle bir ortamda enflasyon hedeflemesinde zabıta marifetiyle mücadele
çalışmalarına yönelmek kamusal açıdan oldukça gereksiz bir zaman kaybıdır” dedi.

**‘ACİLEN TEMEL ALANLARDA REFORM YAPILMALI’**

Fiyat istikrarını yeniden hedeflenen seviyelere ulaştırmak ve ekonomik büyümeyi 
canlandırmak için bir an evvel yatırım atmosferini bozan temel alanlarda reform 
yapılması ve bankacılık sektörünün yeniden kredi verebilme pozisyonuna getirilmesi
gerektiğini anlatan Ökmen “Ekonomide yeniden likidite bolluğu ve ilave kredi verme
arzusunun artırılmasının ilk koşulu ise bankacılık sektörünün sermeye yeterlilik
oranlarının uluslararası uygulamalarla uyumlu yöntemlerle artırılmasıdır” dedi.

Ökmen bankacılık kesiminde likidite bolluğu yaratmak için de öncelikle sermaye yeterlilik
oranlarının uluslararası fon tedarikçilerine güven verecek uluslararası yöntemlerle
hesaplanması gerektiğini söyledi.
