# İhracatçıların dolar ve euro tahminleri

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ihracatcilarin-dolar-ve-euro-tahminleri-1325h/
- Yayımlanma: 2014-02-17T13:25:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, firmaların piyasa beklentilerini
önemli ölçüde revize ettiğini belirterek, “Yıl sonu dolar/TL kur tahmini 2,32, yıl
sonu euro/TL beklentisi ise 3,16 oldu” dedi.

TİM 2013 yılı 4. çeyrek İhracatçı Eğilim Anketi sonuçları, düzenlenen basın toplantısıyla
açıklandı. Toplantıda konuşan Büyükekşi, anketin, 2013 yılının son çeyrek İhracatçı
Eğilim Araştırması’nın, 500 ihracatçı firmanın orta ve üst düzey yöneticisinin katılımı
ile gerçekleştirildiğini belirtti.

Büyükekşi, yılın 4. çeyreğinde ihracatçı firmaların üzerinde durduğu en önemli gerçekleşmenin
geçen dönemde de olduğu gibi girdi maliyetlerindeki artış olduğuna dikkati çekerek,“
TL’nin döviz karşısındaki değer kaybından girdi maliyetlerinin artışı olarak etkilendiklerini
belirten ihracatçıların oranı, geçtiğimiz dönem yüzde 61,3 iken bu dönem yüzde 69’
a yükseldi. Benzer trend, hammadde girdi maliyetlerinde de görülüyor. İhracatçıların
yüzde 42,5’i hammadde birim ithalat fiyatının geçen yılın aynı dönemine kıyasla 
yükseldiğini belirtiyor. İhracatçı firmaların yüzde 42,7’si üretimlerinin, yüzde
46,2’si ise ihracatlarının yükseldiğini belirtiyor. Bu bulgular 3. çeyrek verileri
ile paralellik gösteriyor” değerlendirmesini yaptı. 

İlk çeyrekte ihracatında artış öngören ihracatçıların oranının yüzde 38,6 olduğunu
kaydeden Büyükekşi, ihracatçıların girdi maliyetlerinin artacağı beklentisi içerisinde
olanların oranının da yüzde 46,4’ten yüzde 61,5’e yükseldiğini dile getirdi.

Araştırmaya katılan firmaların yüzde 65,6’sının üretimlerinde kullandıkları hammaddelerin
orijinlerinin yurtiçi olduğunu belirttiğini aktaran Büyükekşi, bu oranın, araştırmanın
önceki dönemleriyle paralellik gösterdiğini ifade etti.

Yurt dışına bağımlılığı diğer sektörlere kıyasla daha yüksek olan sektörlerin kimyevi
maddeler ve mamulleri, otomotiv ve demirçelik-demirdışı metaller olarak sıralandığına
dikkati çeken Büyükekşi, “Sektörel bazda bakıldığında tarım sektörlerinde yurtiçi
hammadde kullanımı, ortalamanın 23 puan üzerinde iken demir-çelik, otomotiv ve kimyevi
maddeler sektörlerinde bu oran genel ortalamanın 15-20 puan altında” dedi.

  |  [**ANLIK SERBEST PİYASA DÖVİZ KURLARI**](https://www.borsatek.com/doviz/serbest-piyasa-doviz) |

** **

 

**Yılın 4. çeyreğinde yeni pazarlara girebilen firmaların oranı yüzde 40**

Yılın 4. çeyreğinde yeni pazarlara girebildiklerini anlatan firmaların oranının 
da yüzde 40 olduğunu vurgulayan Büyükekşi, bu oranda önceki dönemlere göre belirgin
bir artış gözlemlendiğini, yeni pazarlara atılım yapılmasının sevindirici bir gelişme
olarak dikkat çektiğini anlattı.

Büyükekşi, Ekim-Aralık 2013 döneminde firmaların yüzde 10,2’sinin yeni pazarları
hedeflemediğini belirterek, “Bu dönemde de Rusya en yüksek oranda hedef pazar olarak
belirginleşiyor. Hedeflenen pazarlarda ABD ikinci sıradaki, Çin ise 3. sıradaki 
yerini korurken, ilk 5’e yeni giren pazarlar Almanya ile Afrika kıtası oldu. Yılın
ilk 45 gününde ihracatımızın yüzde 12,2 artış kaydettiği Almanya’nın yeni pazar 
arayışında öne çıkması da göze çarpıyor. Yılın 3. çeyreğinde mevcut pazarlarda yeni
müşterilerden sipariş aldıklarını belirten ihracatçıların oranı yüzde 54,4 olarak
gerçekleşti. Firmaların yüzde 33’ü son çeyrekte müşteri kaybettikleri pazar olduğunu
belirtti” diye konuştu.

  |  [**MERKEZ BANKASI DÖVİZ KURLARI**](https://www.borsatek.com/doviz/merkez-bankasi-doviz/) |

 

 

**Öncelikli sorunlar enerji maliyetleri ve döviz kurları**

Firmaların yüzde 47,6’sının yurt içinde, yüzde 78’inin ise yurtdışında yılın 4. 
çeyreğinde yatırım yapmadıklarını belirttiğini ifade eden Büyükekşi, bu dönemde 
yurt içinde yatırım yapan firmaların yüzde 37,2’sinin modernizasyon, yüzde 27’sinin
ise kapasite artırımı yatırımı yaptığını aktardı.

Büyükekşi, yurt dışı yatırımlarında en yüksek oranda tercih edilen yatırımın yüzde
13,2 ile modernizasyon yatırımları olduğunu vurgulayarak, ilk çeyrek için modernizasyon,
kapasite artırımı ve Ar-Ge inovasyon yatırımlarının yurtiçinde öne çıktığını söyledi.

Yurtdışında hiç yatırım yapmayacak firmaların oranının yüzde 75 olarak gerçekleştiğine
dikkati çeken Büyükekşi, “İhracatta artışa yönelik yurtdışı yatırımlara dair teşviklerin
de yeni ekonomik programlarda daha detaylı değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bu dönemde rekabetçi fiyat sunamama ve hedef ülkelerdeki ekonomik sıkıntılar en 
sık karşılaşılan pazarlama sorunlarıdır” dedi.

Kur artışı paralelinde son dönemde sık sık vurguladıkları birim fiyat baskısının,
ihracatçıların çoğunluğunu etkilediğinin gözlemlendiğini ifade eden Büyükekşi, “
Enerji maliyetleri ve döviz kurları, ihracatçıların yarısı tarafından vurgulanan
öncelikli sorunlardır. Yüksek döviz kurunun önceki dönemlere göre daha belirgin 
bir sorun olarak öne çıkması ise dikkat çekiyor. Ekim-Aralık döneminde dış finansman
talebinde bulunan firmaların oranı yüzde 41,2 olarak gerçekleşti. 2013’te zorlaşan
dış finansman koşulları ile dış finansman talebi gelişimi durağan gerçekleşti. Eximbank’ın
yeni kaynaklarla bu finansman talebini önemli ölçüde desteklediğini gözlemliyoruz”
bilgisini paylaştı.

 **Döviz riskinden korunmak için döviz kredisi kullanan firmaların oranı yüzde 29,8**

Büyükekşi, dış finansman ihtiyacının karşılanmasında özel bankalar ile Eximbank’ın
ön sırada yer aldığını belirterek, burada Eximbank’tan kullanılan dış ticaret finansmanı
kaynağının arttığının görüldüğünü söyledi.

Eximbank’tan dış finansman kredisi kullanan ihracatçıların oranı 3. çeyrekte yüzde
54 iken son çeyrekte yüzde 58’e yükseldiğine işaret eden Büyükekşi, “İlk çeyrekte,
2013’e paralel bir şekilde firmaların yüzde 41,6’sı dış finansman talebinin olacağını
öngörüyor. İhracatçı firmaların yüzde 45,4’ü döviz risklerinden korunmak için herhangi
bir araç kullanmadıklarını belirtiyor” değerlendirmesini yaptı.

Aynı oranın, firma büyüklükleri açısından irdelendiğinde ilk 1000 dışındaki diğer
firmalar arasında yüzde 53,2’ye yükseldiğine değinen Büyükekşi, döviz riskinden 
korunmak için döviz kredisi kullanan firmaların oranının yüzde 29,8, “forward” yaptığını
belirten firmaların oranının ise yüzde 30,4 olduğunu söyledi.

İlk 500 firmalarında “forward” ve döviz kredisini tercih etme eğiliminin ikinci 
500’e göre belirgin oranda yüksek olduğunun altını çizen Büyükekşi, “Döviz kuru 
riskine karşı herhangi bir araç kullanmama nedenleri arasında, yüzde 30,8 ile döviz
kurlarında artış beklentisi, yüzde 21,6 ile firmaların ithalatlarının da bulunması,
ilk 2 sırada öne çıkan unsurlar. Araçlar hakkında bilgilerinin olmadığını belirten
firmaların oranı ise yüzde 17,6 olarak tespit edildi. Bu işlemlere yönelik farkındalığın
arttırılmasını sağlayacak bilgilendirme faaliyetlerinin önemi artıyor” şeklinde 
konuştu.

 **Yıl sonu dolar/TL tahmini 2,32, euro/TL tahmini 3,16 oldu**

Bu dönemde firmaların piyasa beklentilerini önemli ölçüde revize ettiğini belirten
Büyükekşi, şunları kaydetti:

“Ocak-Mart 2014 dönemi kur tahmini 2,24, yıl sonu dolar/TL tahmini ise 2,32 oldu.
Ocak-Mart 2014 euro/TL tahmini 3,05’e yükselirken yıl sonu beklentisi ise 3,16 oldu.
Enflasyon tahmini son gelişmeler ışığında yüzde 9,04’e yükselirken, yıl sonu GSMH
büyüme öngörüsü yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. İhracatçı firmalarımız yıl başındaki
ideal kur seviyelerini aynı oranlarla vurguladılar. Bu da kurdaki istikrarın öneminin
altını çiziyor. Rekabetçi ideal dolar/TL seviyesi 2,06, rekabetçi ideal euro/TL 
seviyesi ise 2,80 oldu.

2014 yılında sektörlerinde önemli bir değişiklik beklemeyenlerin oranı yüzde 52,2
oldu. AB ve dünya ekonomilerine dair genel beklentilere bakıldığında, ihracatçı 
firmaların odağının önemli ölçüde dışardaki iyimser beklentilere kaydığı söylenebilir.
Bunun, ihracatın gelişimi açısından dikkate değer bir eğilim olduğuna inanıyoruz.”

 **Firmalarımız üretim hatlarında ek istihdam oluşturmaya devam ediyor**

 

 Büyükekşi, 2013 yılı 4. çeyrekte sektörde ortalama çalışan sayısının 177 olarak
hesaplandığını, bu dönemde ilk 500’de yer alan firmalarda mavi yakalıların sayısındaki
yükselişin oldukça dikkat çekici olduğunu vurguladı. “Firmalarımız üretim hatlarında
ek istihdam oluşturmaya devam ediyor” diyen Büyükekşi, Ekim-Aralık döneminde çalışan
sayılarının arttığını belirten firmaların çalışan gruplarına göre dağılımlarını 
ise şu şekilde aktardı:

“Firmaların yüzde 34,4’ü ek beyaz yakalı, yüzde 34,8’i ek mavi yakalı, yüzde 11,6’
sı ise ek Ar-Ge personeli istihdamı gerçekleştirmiş. Firmalarının yüzde 70’ten fazlasının,
beyaz ve mavi yakalı personel sayısını muhafaza ettiğini ve artırdığını gözlemlemek
olumlu bir trend olarak göze çarpıyor. Ocak-Mart döneminde, yeni çalışan istihdam
edeceklerini belirten firmaların eğilimleri ise beyaz yakalı yüzde 27,6, mavi yakalı
yüzde 31,6 ve Ar-Ge yüzde 11,2 olarak sıralanıyor.”

Yılın ilk çeyreğinde istihdamda artış bekleyen firmaların ortalama yüzde 5,7 istihdam
artışı öngördüğünü vurgulayan Büyükekşi, istatistiki hesaplarla tüm ihracatçı grubuna
dair orana bakıldığında, 1. çeyrekte yüzde 0,6’lık ek istihdam öngörüsü bulunduğunu,
firmaların genelinin ise 2014’te ek yüzde 4,2 istihdam artışı öngördüğünü dile getirdi.

Büyükekşi, bu oranların 1. çeyrek için ek 67 bin istihdam, 2014 geneli için ise 
tahmini ek 470 bin istihdam öngörüsüne tekabül ettiğinin altını çizerek, “İhracatçı
firmalarımız 2014 sonuna kadar ortalama 9 yeni çalışan istihdam etmeyi planlanıyor”
dedi.

 **Yurtdışı gönderilerinde yüzde 82 ile karayolu taşımacılığı öne çıkıyor**

Büyükekşi, anketin son bölümünde lojistik sektörü ile ilgili olarak ihracatçıların
görüşlerini ve beklentilerini sorduklarını belirterek, ihracatçıların 4. çeyrekte
yurtdışı gönderilerinde en fazla tercih ettikleri taşımacılık şekillerinin, yüzde
82 ile karayolu ve yüzde 74 ile denizyolu ve yüzde 38 ile hava kargonun olduğunu
anlattı.

Deniz taşımacılığı, hava kargo ve kombine/çok modlu yöntemlerin, ilk 500 firmaların
daha fazla tercih ettiğini dile getiren Büyükekşi, “İhracatçıların nakliye firması
seçiminde açık ara önem verdiği unsur yüzde 72,8 ile güvenilirlik. Bunu yüzde 17,8
ile daha düşük navlun fiyatı/hizmet fiyatı izliyor. Entegre hizmet sunulması da 
ek bir unsur. İhracatçılarımız yüzde 75,8 çoğunlukla Türkiye’deki nakliye firmalarından
en uygun maliyetli ve ihtiyaca uygun taşıma modu konusunda yönlendirici olmalarını
bekliyor. Kurumsal yapılanma ve entegre hizmetler de sırasıyla yüzde 40,6 ve yüzde
35,4 oranlarıyla öne çıkıyor” ifadelerini kullandı.

 **Nakliyede en sık karşılaşılan sorun sınır kapılarındaki uzun beklemeler**

Nakliye esnasında ise en sık karşılaşılan sorun olarak sınır kapılarındaki uzun 
beklemeler sonucu teslimatta yaşanan gecikmelerin öne çıktığını kaydeden Büyükekşi,
bu sonuçlardan, son günlerde Bulgaristan sınır kapısında yaşanan gelişmelerin sadece
bu dönem için etkili olmadığının görüldüğünü söyledi.

 Büyükekşi, değerlendirmenin son bölümünde, ihracatçıların genel ekonomik trendlere
dair öngörülerini incelediklerini ifade ederek, yılın ilk çeyreğinde üretimin artacağına
dair beklenti dengesinin yüzde 11,1 ile pozitif olduğunu söyledi.

Yılın ilk çeyreğinde ihracatın artacağına dair beklenti dengesinin de yüzde 18,4
ile pozitif olduğunu dile getiren Büyükekşi, burada önceki yılların aynı dönemlerine
göre yaşanan artışı, ihracata yönelim açısından pozitif bir gelişme olarak algıladıklarını
aktardı.

Büyükekşi, yılın ilk çeyreğinde kapasite kullanım oranlarının artacağına dair beklenti
dengesinin ise yüzde 5,9 ile pozitif olduğunu belirterek, “Yılın ilk çeyreğinde 
stok durumunun azalacağına dair beklenti dengesi yüzde 1,7 ile negatife dönmüş durumda.
İhracatçılarımızın artan üretim girdileri paralelinde mevcut stokları eriterek karlılığa
öncelik vermeye odaklanacaklarını gözlemliyoruz. Yılın ilk çeyreğinde girdi maliyetlerinin
artacağına dair beklenti dengesi yüzde 56,1 ile son derece fazla ağırlık kazanıyor”
değerlendirmesini yaptı.

Yılın ilk çeyreğinde ihraç birim fiyatının artacağına dair beklenti dengesinin yüzde
15,4 ile artış sergilediğine dikkati çeken Büyükekşi, aynı dönemde ithal girdi kullanım
oranının artacağına dair beklenti dengesinin nispeten azalarak yüzde 9,2 olarak 
göze çarptığını dile getirdi.

Büyükekşi, yılın ilk çeyreğinde hammadde birim fiyatlarının artacağına dair beklenti
dengesinin belirgin artışla yüzde 35,6 olarak öne çıktığını vurgulayarak, “Yılın
ilk çeyreğinde karlılık düzeyinin azalacağına dair beklenti dengesi nispeten artarak
yüzde eksi 15 ile öne çıkıyor. Bu konuda ihracatçılarımızın karlılık düzeyinin artışına
yönelik önlemlerin ivedilikle çeşitlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Yılın ilk
çeyreğinde ihracatta karlılık düzeyinin azalacağına dair beklenti dengesinin önceki
dönemlere göre iyimser ancak yine negatif (- %8) olarak öne çıkıyor” bilgisini verdi.

Yılın ilk çeyreğinde sektörlerin genel durumuna dair beklentinin yine pozitif olduğunu
ancak önceki dönemlere göre bir azalış söz konusu olduğunu aktaran Büyükekşi, yılın
ilk çeyreğinde Avrupa ekonomisinin genel durumuna dair beklentinin önceki dönemlerdeki
trendin aksine, uzun bir süre sonra pozitife döndüğünü vurguladı.

Türkiye beklentisinin 25,8 ile kötüleşmiş durumda olduğuna dikkati çeken Büyükekşi,
yılın ilk çeyreğinde dünya ekonomisinin genel durumuna dair beklentinin önceki dönemlere
göre önemli ölçüde pozitife döndüğünü de sözlerine ekledi.
