# İklim değişikliğine hazır olun, yanınıza çizme alın!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/iklim-degisikligine-hazir-olun-yaniniza-cizme-alin-25639h/
- Yayımlanma: 2017-07-30T07:50:42+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

İstanbul’da dokuz gün arayla iki kez yaşanan ‘olağanüstü’ fırtına, herkesi iklim
değişikliği üzerine düşünmek zorunda bıraktı. 27 Temmuz akşamı 20 dakikada metrekareye
40 kg. yağmur düştü. Yağışın ilk beş dakikasında yetkililere 250 su baskını ihbarı
geldi. Yüzlerce ağaç devrildi, limon büyüklüğünde düşen dolu nedeniyle binlerce 
ev ve otomobilin camları kırıldı. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları
Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, ekstrem hava olaylarına
alışmamızı öğütlüyor ve günlük alışkanlıklarımızı buna göre değiştirmemiz gerektiğini
söylüyor. Artık yaz ortasında bile evden çıkarken yanımıza şemsiye almalı, arabalarda
çizme bulundurmalıyız.

Prof. Levent Kurnaz, uzun yıllardır iklim değişikliği üzerine çalışıyor, nedenleri
ve etkileri konusunda kamuoyunu bilgilendirmek için uğraşıyor. 

“Hava ısındıkça iki çok önemli şey olur. Birincisi, su daha fazla buharlaşır. Atmosferde
daha fazla su olur. İkincisi, daha fazla enerji olduğu için atmosferdeki her türlü
hareket hızlanır. Rüzgâr hızlanır, yağış artar. Ani olaylar çoğalır. Yağış bardaktan
boşalırcasına olur. Son yaşadığımız hava olayında temel problem bu. Geçen hafta 
normalde iki ayda olması gereken yağış miktarı iki saatte düştü. Bu hafta ise bir
aylık yağış iki saatte düştü. 2009’da can kayıplarının da yaşandığı İstanbul Ayamama
olayında yaklaşık altı saatte 170 mm. yağış düşmüştü. Bunlar beklenenin çok çok 
üzerindeki yağışlar.

Atmosferde çok fazla su buharı olabilir ama her zaman yağmura dönüşmez. Dönüşmesi
için özel koşullar gerekir. İstanbul açısından bakıldığında bu özel koşul, çok düşük
oranda bir soğuk hava cephesidir. Balkanlar üzerinden soğuk hava cephesi geldiğinde
böyle bir yağışa dönüştü. Hava birden soğuduğu için atmosfer su buharı tutabilme
yeteneğini kaybetti. Ama bu da yeterli değil… İstanbul Boğazı’nın iki aydır gördüğümüz
turkuvaz renginin ana nedeni Sahra Çölü’nden gelen toz bulutları. Bu toz bulutları
İstanbul üzerindeki bir soğuk hava cephesiyle de karşılaştığı an korkunç yağış bırakıyor.”

Kurnaz, eskiden İstanbul’da 33-34 derece sıcaklığın pek sık görülmediğini ancak 
bunların artık normal karşılandığını, hatta bir önceki hafta 36 dereceyi gördüğümüzü
hatırlatıyor. Son dokuz günde yaşanan iki etkili yağışın tekrar olup olmayacağını
sorduğumuzda ise cevabı net: “Garanti.”

Meteoroloji günler öncesinden İstanbulluları sağanak konusunda uyarmıştı ancak kimse
camı, çerçeveyi indirecek şiddette doludan bahsetmemişti. Bu denli şiddetli bir 
yağışın önceden tahmin edilip edilmeyeceğini de soruyoruz Kurnaz’a: “Kuvvetli yağış
olabileceğini söyleyebiliriz ancak ne kadar olacağını bilemeyiz. Meteoroloji görevlilerini
suçlayamayız. Çünkü; havada ne kadar toz var, ne kadar su buharı var, soğuk cephe
ne hızda geliyor?.. Bunları bilirsek tehlikeli olabileceğini çıkarabiliriz. Ama 
en fazla iki saat önce söyleyebiliriz.”

Her iki sağanak sırasında da, İstanbul’un trafik sorununu rahatlatmak için gerçekleştirilen
dev yatırımlar işlev dışı kaldı. Avrasya Tüneli ve metro sistemi su baskını nedeniyle
hizmet veremedi. İklimbilimci Prof. Kurnaz, böyle büyük projeleri planlarken de 
iklim değişikliğinin dikkate alınması gerektiğini söylüyor: “Ne onu yapan ustada,
ne kontrol eden mühendiste, ne işi veren idarecide böyle bir düşünce yapısı var.
Üsküdar’da gemiyle arabanın yan yana olduğu fotoğrafı hatırlayın. Bu tam Marmaray
yapıldığı sırada oldu. Çünkü Altunizade’den gelen su, bir kanalla denize gidiyordu.
O kanal yerine artık kaldırım var. Kanalizasyon ile yağmur suyu aynı yerde toplanıyor.
Yağmur suyu temiz su, tekrar kullanılabilir. Bu ayrılsa arıtmanın yükü de hafifler.
100 yıl öncesinin altyapısı tümden değiştirilmeli.”
