# İktidarın önceliği iklim anlaşması değil ucuz krediymiş

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/iktidarin-onceligi-iklim-anlasmasi-degil-ucuz-krediymis-71129h/
- Yayımlanma: 2021-09-22T17:28:49+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye’nin dört yıldır onaylamadığı Paris İklim Anlaşması’nı yürürlüğe sokma kararında
Dünya Bankası ile Fransa ve Almanya’nın iklim projeleri için Türkiye’ye vermeyi 
taahhüt ettiği 3 milyar dolarlık kredi paketi etkili oldu. T24’ten Eray Görgülü’nün
haberine göre, Fransa’nın Türkiye’ye anlaşmayı onaylaması karşılığında kredi paketi
için teminat verdiği, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın
da BM Genel Kurulu’ndaki açıklamasını bu gelişme üzerine yaptığı öğrenildi.

**Dört yıldır yürürlüğe girmemişti**

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 76. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Paris İklim
Anlaşması’nı önümüzdeki ay Meclis onayına sunmayı planladıklarını açıklarken, Türkiye’nin
eş zamanlı olarak iklim projeleri ile ilgili Dünya Bankası’nın yanı sıra Fransa 
ve Almanya Kalkınma Bankaları ile 3 milyar dolarlık kredi paketi üzerinde anlaşma
sağlandığı öğrenildi. Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi(
BMİDÇS) kapsamında iklim değişikliğinin azaltılması ve finansmanı hakkında 2015 
yılında imzalandıktan sonra Mart 2021 itibarıyla 191 üye ülkenin taraf olduğu Paris
İklim Anlaşması’nı dört yıldır taraf olmuyordu. Türkiye’nin gerekçesi, Çerçeve Sözleşme
kapsamında gelişmiş ülkelerin yer aldığı Ek-1 listesinden çıkartılarak, gelişmekte
olan ülkeler kategorisine alınması talebinin BM tarafından kabul görmemesiydi. Türkiye,
dünyanın büyük ekonomilerinin gelişmekte olan ülkelere sağlayacağı 100 milyar dolarlık
Yeşil İklim Fonu’ndan faydalanmak istiyor ancak Ek-1’de yer alması buna engel oluyordu.

**Ucuz kredi üzerinde çalışıyoruz**

TBMM İklim Komisyonu toplantılarında da bu konu gündeme gelirken Çevre ve Şehircilik
Bakanlığı bürokratları alternatif finansman modelleri üzerine çalıştıklarını dile
getirmişti. 7 Nisan 2021 tarihli toplantıda “Paris Anlaşması’nı onaylamayalım demiyoruz
ama müzakere ediyoruz” ifadesini kullanan Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet
Emin Birpınar, Türkiye’nin Yeşil İklim Fonu’ndan yararlanamayacağına dikkat çekerek,
şunları söylemişti: “Dolayısıyla, biz bunun dışında Dünya Bankası, Fransız ve Alman
Kalkınma Bankalarıyla 3 milyar dolarlık bir paket üzerinde her yıl -bunun belli 
bir kısmı hibe, belli bir kısmı ucuz kredi- üzerinde çalışıyoruz. Bu metin tamamlanırsa
Türkiye -yani o 3 milyar dolar bizim gibi bir ülke için çok ciddi bir para, kullanmak
için, yenilebilir enerji ve diğer iklim dostu projelerle ilgili- bu başarılırsa 
en azından bir kazanım olur ülke için ve bundan sonra da biz elimiz daha rahat bir
şekilde siyasilere veya karar vericilere ya, bak finans kısmı çözüldü, bu mutlak
emisyon meselemiz zaten Türkiye’nin yok çünkü biz gelişmekte olan bir ülke olarak
bunu imzaladık, böyle bir zorunluluk gelmez diye neticede içeride de müzakere etmek
zorundasınız Sayın Bakan. Yani sadece dışarıda değil, içerideki müzakereler bazen
dışarıdakinden daha sert veya zorlu olabiliyor, onun için söylüyorum, neticede her
Bakanlık, her kurum da kendi menfaatlerini düşünüyor.”

**Bakanlık: Finansmanda sıkıntı çekilmeyecek**

Öte yandan edinilen bilgiye göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Paris İklim Anlaşması
ile ilgili Cumhurbaşkanlığına sunduğu raporlarda, “Ülkemiz Ek-2’de olmadığı için
finans verme yükümlülüğü olmamakla birlikte, Yeşil İklim Fonu’ndan faydalanamayacaktır.
Diğer taraftan, Yeşil İklim Fonu dışında, iklim finansmanı sağlayan diğer fonlar
ve çok taraflı bankalara erişimde sıkıntı çekmeyecek ve yeni oluşan uluslararası
emisyon piyasalarında ticaret yapabilme imkanına kavuşacaktır” ifadeleri kullanıldı.

**İklim-Der: İktidarın önceliği ucuz kredi**

Türkiye’nin Paris İklim Anlaşmasını onaylayacak olması ve iklim fonlarından gelmesi
beklenen kredi paketlerine ilişkin T24’ün sorularını yanıtlayan İklim ve Enerji 
Uzmanı ve İklim-Der Başkanı Önder Algedik ise şunları söyledi:

“Türkiye’nin iklim müzakerelerinin temel pozisyonu her zaman için finansman ve teknolojiden
faydalanmak ancak iklim değişikliğini yavaşlatacak durduracak hareketlerden kaçınmaktı.
Bu yüzden de Paris İklim Anlaşması için verdiği niyet beyanında 1990’da 220 milyon
ton olan emisyonları 2019’da 506 milyon tona çıkartmışken, 2030’da indirim olarak
929 milyon tonu hedef olarak verdi. Bu aslında Türkiye iklimi değiştiren duble yollar,
termik santraller, verimsiz inşaatları halka finansı ettirirken iklimle ilgili yapılması
gerekenleri de dünyadan alacağı kredilerle finanse ettirmeye çalıştığı anlamına 
geliyor. Dolayısıyla Türkiye’de iktidarın şu an motivasyonu emisyonları azaltmak
ve iklim değişikliğini yavaşlatmak değil bilakis hızlandırmak. Bu para da bu hedefler
çerçevesinde ucuz kredi olarak kullanılmak isteniyor. Zaten bu niyetini kurmuş oldukları
Meclis’teki İklim Komisyonu’nda açıkça ifade ettiler.”
