# İmamoğlu CHP’nin adayını açıkladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/imamoglu-chpnin-adayini-acikladi-93322h/
- Yayımlanma: 2022-12-21T15:51:20+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanı adayının kim 
olduğuna ve “Oyuna girebilecek bir oyuncuyum” ifadelerine ilişkin olarak, “Ben CHP’liyim
ve her CHP’linin ailesinin lideri olan sayın Kemal Kılıçdaroğlu adayıdır” dedi.

[İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu](https://www.borsatek.com/imamoglu-karari-sonrasi-borsa-istanbulda-sert-dusus-93062h),
Haliç Tersanesi’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

İmamoğlu, kendisine adaylıkla ilgili yönetlilen bir soru üzerine “Tek başına bir
oyun izlemeye alıştığınız için takım oyunundan uzaklaştınız. Takım oyunundan, oyuna
girecek oyuncudan, teknik direktörden bahsediyorum. Millet yıllardır tek kişilik
oyun görüyor. Ben diyorum ki takım oyuncusuyum, oyun oynayabilecek kişilerden biriyim.
Beni daha sahaya giderken yolda sakatlamaya çalışıyorlar. Ben CHP’liyim, her CHP’linin
ailesinin lideri olan sayın Kılıçdaroğlu adaydır” ifadelerini kullandı. 

Demirtaş’ın açıklamasına destek verdi: İnşallah bu süreç, onu da çoluğuna, çocuğuna,
ailesine, eşine kavuşturacak

İmamoğlu, 6 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın
bugün yaptığı “Hepimizin amacı, bu makamı gerçek sahibine, yani halka teslim etmek
olmalıdır. İsimler üzerinden tartışma yürütmek, belirlenen amaçtan sapmak anlamına
gelir” açıklamasının kendisine sorulması üzerine şu yanıtı verdi:

“Ne güzel söylemiş. Az önce söylediğimi tekrar etmiş. 85 milyon insana emanet etmek
istiyoruz Cumhurbaşkanlığı koltuğunu. Kendilerine, ‘Geçmiş olsun’ diliyorum. İnşallah
bu süreç, onu da çoluğuna, çocuğuna, ailesine, eşine kavuşturacak. Hukuksuz yargılanıp,
içeride yatan benim kardeşim Tayfun’u da Can’ı da diğer arkadaşlarını da çoluğuna,
çocuğuna, evlerine, ailelerine kavuşturacak. Yani bütün bu hukuksuz alanlar sona
erecek. Kesinlikle öyle. Bu seçim mücadelesi, kişisel mücadele alanı değil kardeşim.
Ben ne diyorum? İstanbul Belediye Başkanıyım. Neferiyim. Ve bu seçimi, milletimiz
için kazanacağız. 85 milyon insan için. Bana o hukuksuz kararı veren hakimin, savcının
çocukları ve eşleri için kazanacağız bu seçimi. Onların çocuklarının, onlarının 
eşlerinin hayat boyu hiçbir hukuksuz alanla, ortama maruz kalmamaları ve mağdur 
olmamaları için bu seçimi kazanacağız. O bakımdan, çok güzel söylemiş Sayın Demirtaş.
Diline sağlık.

### “Kıskançlık duygusu Sayın Cumhurbaşkanı’nda yüksek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup konuşmasında, kullandığı “Birbirlerinin gözlerini 
oyacak noktadaydılar, çıktı, ‘Benim oğlum gibidir’ dedi. Oğluna sahip çık” ifadeleri
hakkında da şunları kaydetti:

Bizde ayrı gayrı yok. Sayın Kılıçdaroğlu, bizim ailemizin lideri. Dolayısıyla, eğer
ona bir laf edilmişse, ona bizim de cevap verme hakkımız vardır. Zira bahsettiği
kavramın içinde ben de varım. Tabii bizim bir aile oluşumuza, kuvvetli bağlarla 
birbirine sarılıyor olmamıza bu kadar ilgi göstermesi, garip. Demek ki, kendi ailesi
içerisinde bu birliği ve bütünlüğü kaybetmiş ki, o alanda bile bizi kıskanıyor. 
Yani bu kıskançlığı o kadar büyümüş ki Sayın Cumhurbaşkanı’nın, gözü hiçbir şey 
görmeyecek hale geldi diyebilirim. Ama biz, çok sıkı bağlara sahibiz. Cumhuriyet
Halk Partisi ailesi olarak, Genel Başkanımla benim aramdaki ilişkiyi, Genel Başkan’ın
bir ‘baba-oğul ilişkisi’ diye tariflemesi, muhteşem bir duygu. Bunu bir tek babam
kıskanır diye düşündüm. Hani babam der ki, ‘Ya nasıl böyle bir şey der benim oğluma.’
Ama babam da kıskanmaz. Babam da gurur duyar oğluna böyle bir duygu besleyen Genel
Başkanı olmasından. Fakat görüyorum ki, kıskançlık duygusu Sayın Cumhurbaşkanı’nda
yüksek.”

### “Cumhurbaşkanı’nı insan eksiltmeye değil, mertçe mücadeleye davet ediyorum”

“Ben, buradan hem bir Kasımpaşalı olarak hem de hemşehri sayılırız, mertçe mücadeleye
davet ediyorum Sayın Cumhurbaşkanı’nı. Yani bizim bu büyük ailemizden, bu büyük 
takımımızdan, bu büyük muhalefet cephesinin oluşumundan insan eksiltmeye çalışmasın.
İnsan eksiltmeye değil, mertçe mücadeleye davet ediyorum. Bu elinizdeki devlet gücünü
kullanarak, insanları sindirme kavramından uzaklaşsınlar. Bunu da bir tek kendileri
yapabilir. Lütfen yapsın. Bu işin yanlış olduğunu, bu işin doğru bir karar olmadığını
çıkıp açıklamasını bekliyorum. Bu işin istinaftan dönmesinin şart olduğunu çıkıp
açıklamasını bekliyorum. Bunu yaparsa, kendine yakışanı yapmış olur. Bıraksın bizim
baba-oğul ilişkimizi. Kıskandığının farkındayım. Kıskanmaya devam etsin. Biz daha
çok sarılacağız birbirimize. Ama bu mertliği bekliyorum ben.”

### “Bizim meselemiz, 85 milyon insanın iktidar olması meselesi” 

İmamoğlu, “Mertçe mücadeleden kastınız Cumhurbaşkanlığı yarışında bir mücadele mi?”
sorusuna şu yanıtı verdi: 

“O tarafın meselesi, kimin Cumhurbaşkanı adayı olacağı meselesi olabilir. Bizim 
meselemiz, memleketin iyi olması meselesi. Yani karşımızdaki iktidarın meselesi,‘
O bir kişi makamda kalsın da gerisi teferruat’ olabilir. Bizim meselemiz, 85 milyon
insanın iktidar olması meselesi. Onun için farklı yerlerden bakıyoruz. Onun için
benim söylediğim hiçbir sözün, benim kişisel bir kararım ya da yolculuğumla ilgisi
yok. Muhalefetin bütüncül mücadelesinin ortaya koyduğu kararlı yolculuğun mertçe
bir alanda olabilmesi için şartları sağlasın. Bu hem vazifesidir bu ülkenin, Türkiye
Cumhuriyet’i devletinin 200 yıllık demokrasi mücadelesi verilen bu toprakların Cumhurbaşkanı
olarak, sorumluluğudur, onu hatırlatıyorum hem de Kasımpaşa’dan sesleniyorum: Yapması
gerekir. Ne demek istediğimi anlamıştır, diye düşünüyorum.”
