# İmamoğlu’ya yarın siyaset yapma yasağı cezası verilebilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/imamogluya-yarin-siyaset-yapma-yasagi-cezasi-verilebilir-93027h/
- Yayımlanma: 2022-12-13T12:45:43+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı [Ekrem İmamoğlu’nun](https://www.borsatek.com/imamoglunun-yargilandigi-dava-ertelendi-92163h),“
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkan ve üyelerine hakaret ettiği” iddiasıyla yargılanmasına
yarın devam edilecek. İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, “geçen duruşmada tanıklarımız
dinlenmedi, uzman mütalaamız dikkate alınmadı” dedi.  Mahkemenin bir an önce karar
vermek istediğini ve hakimin müvekkiline ceza verme eğiliminde olduğunu söyleyen
Polat,  “hukuka uyulacaksa mahkemenin yarın bir karar vermemesi gerek” dedi.

İmamoğlu’nun 13 bin oy farkla kazandığı 31 Mart 2019 yerel seçimlerinin iptal edilmesi
üzerine yaptığı basın açıklamasında, “YSK Başkanı’na ve üyelerine hakaret ettiği”
iddiasıyla 4 yıl 1 aya kadar hapis ve Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca,“
siyasi yasak” talebiyle yargılanmasına yarın Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde
devam edilecek.

İmamoğlu’nun avukatı Kemal Polat, duruşma öncesinde  yaptığı değerlendirmede, mahkemenin
bir an önce karar vermek istediğini ve hâkimin müvekkiline ceza verme eğiliminde
olduğunu kaydetti. Adil bir yargılama ve beraat kararı verilmesini talep ettiklerini
belirten avukat Polat, şunları söyledi:

“Geçen duruşmada olanlar belli zaten. Tanıklarımız dinlenmedi, dinlenmesinden vazgeçildi.
Uzman mütalaamız dikkate alınmadı. Dolayısıyla bir an evvel karar verme isteğini
sözlü olarak söyledi hâkim bey. ‘Gecikiyoruz’ diyerek bir an önce karar vermekten
yana. Fakat biz bir an önce karar vermesinden ziyade adil bir karar verilmesinden,
adil bir yargılama yapılmasından ve bu beklentimizden hareketle tüm savunma delillerimizin
toplanmasını tercih ediyoruz. Çünkü; bunlar olmadan, savunma delillerimiz toplanmadan
adil bir yargılama yapılamayacak ve kamuoyunun vicdanında da bizim vicdanımızda 
da soru işaretleri çoğalacak. Zaten hâkim bey duruşmada, bizim ret gerekçesi yaptığımız
bir sözü vardı. ‘Savunma hakkımızı kısıtlıyorsunuz’ dediğimizde, ‘siz de bozma nedeni
yaparsınız o zaman’ diyerek, ceza vermek konusundaki görüşünü de deklare etmiş oldu.
Dolayısıyla bir an önce karar vermek değil, adil bir karar vermenin ve adil bir 
yargılama yapılmasının önemli olduğu konusundaki ısrarlı taleplerimizi dile getireceğiz.
Delillerimizin tamamının toplanmasını ve değerlendirilmesini ondan sonra bir karar
verilmesini talep edeceğiz.

Sayın Süleyman Soylu’nun bir şikâyeti vardı. Savcılıkta açık o dosya henüz. O dosya
bizim dosyamızın içerisine alınmasına rağmen ne sayın mahkeme tarafından ne de sayın
savcılığın vermiş olduğu mütalaada bu konuyla alakalı herhangi bir değerlendirme
ya da görüş belirtilmiş değil. Dolayısıyla şöyle bir durum söz konusu oluyor: Bir‘
ahmak’ sözünü eden birisi var ilk kez. Bu sözü edene hiçbir işlem yok ama bu sözü
iade edene bir dava açılmış durumda, ilgisiz bir şekilde devam ediyor. Bir de soruşturma
açılmış durumda. Bu da devam ediyor. Yani sözü edene bir işlem yok ama bunu iade
edene her türlü yargı yolu zorlanarak, bir süreç yürütülüyor. Bunu, hiçbir hukukçunun
vicdanının kabul edeceğini düşünmüyorum. Kamuoyunun takdirine bırakıyorum ama böyle
bir şeyin de olmaması gerektiğini ve olamayacağını düşünüyorum.

### “Hâkim ceza vermek eğiliminde olduğunu gösterdi”

Bilinçaltında aslında hâkim beyin, ‘Bu sözler Soylu’ya söylenmiştir. Bunun aksini
söyleyen varsa gelsin hep beraber gülelim’ dedi. Ama orada söylediği söz şu; ‘Ben
lafa bakarım laf mı diye, adama bakarım adam mı diye’ başladığına ilişkin, bununla
sınırlandırdığını düşünüyorum. Çünkü daha sonra ceza vereceğini de söyledi. Demek
ki ‘ahmak’ sözüyle alakalı kısmı kabul etmiyor. Sadece bu ilk cümlenin girişiyle
alakalı, sözü bütünlüğün anlamından ayırarak, bütünlüğünü de parçalayarak değerlendirmekte
olduğunu gösterdi. Dolayısıyla ceza vermek eğiliminde olduğunu gösterdi. Buna bir
itirazımız var. Şu açık ki bir söz ve konuşma bağlamından koparılarak, bütününden
ayrılarak parça parça değerlendirilemez. Bu, ceza hukukunda olmaması gereken bir
şey. Bu açıkça bir niyet okumadır. Yargı kararlarında, mahkeme içtihatlarına aykırı
bir durum. Kişinin kendi söylediğine, söylediğinden farklı bir anlam veremezsiniz.

Bu celsede biz tanıklarımızın dinlenilmesi ve diğer usulü işlemlerin tamamlanması,
delillerin toplanması konusunda ısrarcı olacağız. Beklentimiz şu; bir an evvel adil
bir yargılama yapılması, buna ilişkin işlemlerin uygulanması ve adil bir karar verilmesini
talep ediyoruz. Buradan beklentimiz açıkçası bir beraat kararıdır. Aksi, bir hukukçunun
asla düşünebileceği ve vicdanında da hukuk mantığında da kabul edebileceği bir karar
olmayacaktır. Biz bu adil yargılama ve beraat kararı beklentimizi, sayın mahkemenin
de adil hareket edeceğine olan güvenimizi devam ettireceğiz.

Hukuka uyulacaksa, usule, yasalara uyulacaksa mahkemenin yarın bir karar vermemesi
gerek. Ama yasalara uymayacaksa herhangi bir karar verebilir. Örnek vereyim, reddi
hâkim yaptıktan sonra mahkemenin esas hakkında mütalaa almaması gerekiyordu. Aldı.‘
Ben kanun tanımıyorum’ derse buna karşı da bizim orada şiddet gösterecek halimiz
yok. Kanun tanımamaya karşı yine kanuna ve hukuka sığınacağız.” 
