# İmar affı için kritik açıklama

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/imar-affi-icin-kritik-aciklama-36907h/
- Yayımlanma: 2018-06-02T14:31:59+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, imar barışını, imar alanında son 30 
yılın en önemli olayı olarak değerlendirdi. Geçmişte Türkiye’de 13 farklı imar affının
yapıldığını, ancak bunların kalıcı bir çözüm getirmediğini belirten Bakan Özhaseki,
İmar Barışı’nda, 13 milyon yapıyı kapsayan Yapı Kayıt Belgesi’ne vatandaşların 8
Haziran cuma gününden itibaren başvurabilecekleri, sürenin 31 Ekim’de sona ereceğini
açıkladı. Bakan Özhasaki, konut affıyla ilgili birçok soruya yanıt verdi

Türkiye’de 1950’li yıllardan itibaren bir göç dalgasının yaşandığını dile getiren
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, bu dönemlerde gerekli hazırlıklar yapılmadığı
için günümüzde sorunların yaşandığını söyledi. Türkiye’nin yapı stoğuna ilişkin 
değerlendirmelerde bulunan Bakan Özhaseki, “Geldiğimiz noktada içimiz acıyarak söylüyoruz,
Türkiye’de yapı stoğu olarak sağlıksız yapılar bulunduğu gibi, kimliksiz yapılar
da mevcut. Ruhsatsız, iskansız, insanların aklına estiği gibi inşa ettiği yapılar
var. Bu ortam doğru bir ortam değil. TÜİK verilerine göre 26 milyon 358 bin gibi
bir sayı var. 26.5 milyon civarında bağımsız birimimiz var. 9.5 milyon civarında
da binalarımız var. Bunların içinde imara aykırı yapı ne kadar diye soruyoruz, bunları
bilen belediye başkanımız da yok ne yazık ki. Herhalde şu anda imara aykırılık teşkil
eden yapı sayısı yüzde 50’lerin üzerindedir. Siyaset kurumu bu sorunlara çözüm bulma
yeridir. Bunlara gözümüzü kapatamayız” diye konuştu.

İmar Barışı Düzenlemesi’nden yararlanacak vatandaşların durumu hakkında önemli tespitlerde
bulunan Bakan Özhaseki, imara aykırı yapılar arasında hazine arazisine inşa edilen
yapıların da bulunduğunu söyledi. Bakan Özhaseki, şöyle konuştu:

“Önemli sorunlarından biri de vatandaş gelmiş hazine arazisi üzerine evini yapmış.
İkincisi, zamanında, tapu tahsis belgeleri verildiğinde ya müracaat etmemiş, ya 
da zamanını kaçırmış. Ruhsatla ilgili sorunlar var. Vatandaş bildiği gibi eski usulle
evini yapmış, belediyeye de hiç uğramamış. Ruhsata aykırı olan eklentiler yapanlar
var. Bunları yan yana getirdiğinizde ciddi bir sorun yumağı ortaya çıkıyor. Bizim
tüm kapasitemizle çalışarak bunları kayıt altına almamız, daha sonra da kentsel 
dönüşüm konusunda Türkiye’de ne yapılabilecekse o konularda varımızı yoğumuzu ortaya
koymamız lazım. Bunları yapmazsak görevimizi tam anlamıyla yerine getirmiş olmayız.
Kandilli Rasathanesi ekonomik etki analizi raporunda şöyle deniliyor: Eğer siz bir
birimlik harcama yaparsanız, depremde karşınıza çıkacak 7.3 birimlik hasara mani
olursunuz. Örneğin Marmara Depremi’nde 15 milyarlık bir hasar var. Zamanında 2 milyar
liralık bir harcama yapılmış olsaydı, o belaların hepsine göğüs gerebilirdik. Sorunlar,
imara aykırılıklar nasıl sonuçlar ortaya çıkarıyor diye baktığınızda, sosyal donatı
alanlarının eksikliğinden dolayı şehirlerin yaşanmaz hale geldiğini görüyoruz. Bu
durum İstanbul ve çevresinde daha belirgin hissediliyor. Arabaların park edileceği
yer yok, yeşil alan yok, okul alanları sıkıntılı. Tüm bunlar karşımızda bir bela
olarak duruyor. Birçok insan kamu hizmetlerinden yararlanmak konusunda kaçak hareket
ediyor. Su ve elektrik gibi hizmetleri kaçak yollardan elde ediyor.”

‘TERTEMİZ BİR SAYFA AÇIYORUZ’

İmar Barışı Kanunu’nun detaylarına da değinen Bakan Özhaseki, vatandaşların bu düzenlemeden
yararlanmak için kendi istekleriyle gelip başvuruda bulunacağını açıkladı. Vatandaşın
beyanının esas alınacağını söyleyen Bakan Özhaseki, şöyle devam etti:

“Bir denetim firmasına tespit ettirmeye gerek yok. Vatandaş kendi yaptığı yerin 
şahıs arazisi mi yoksa hazine arazisi mi olduğunu bilir. İmara aykırı olup olmadığını
da bilir. Beyan ettikten sonra altına bir tane de fotoğraf koysun, ne olduğunu bilelim.
Bunu veren vatandaş konutlarda yüzde 3, işyerlerinde ise yüzde 5 oranında parayı
yatırdığı takdirde, kendisine yapı kayıt belgesini verelim. Kaçaklık durumundan,
kavgalı olmaktan, cezalardan kurtulsun. Kat irtifakına geçmek isterse, iki misli
bedel verdiği takdirde geçebilecek. Yıkım kararı, para cezası varsa bunlar da düşecek.
Hazine üzerinde oturanlar için yapı kayıt belgesi almak esas. Müracaat ederek buranın
satışını isteyebilir. Bakanlık vasıtasıyla oturduğu yer kendisine satılacak. Daha
önceden Bakanlık, belediyelere devrediyor, belediye de bu alanların satışını gerçekleştiriyordu.
Şimdi bu formaliteler kalkıyor, vatandaş rayiç bedel üzerinden tapuyu alabiliyor.
Bu düzenlemenin imar affından farklı olan bir tarafı var. En önemli tarafı, halihazırdaki
durumu biz tespit ediyoruz sadece. Bu eline geçince vatandaş, ruhsat almış gibi 
gidip imarda ne varsa onu yapamayacak. Ya da yıkıp aynısını yeniden inşa edemeyecek.
Eğer binayı yıkıp yeniden yapmak istiyorsa, belediyeye müracaat edecek, halihazırdaki
mevzuat neyse ona uygun yapacak. Belediyeden ruhsat alarak ona göre işlem yapabilecek.
Burada tertemiz bir sayfa açıyoruz. Bundan sonra aynı şekilde devam edenlerle ilgili
Yargıtay Genel Kurulu’nun aldığı, hapis cezalarının ertelenemeyeceği gibi bir karar
var. Burada sorumluluğu olan herkes direkt olarak hapis cezası alacak. Çevre ve 
Şehircilik İl Müdürlükleri olarak da bunu takip edeceğiz. Bundan sonra hiç kimse
aynı şekilde devam edemez. Bu milli bir servet. Her isteyen üzerine istediği yapıyı
inşa edemez.”

[**>> İMAR AFFI NEDİR MÜRAACATLAR NASIL VE NEREYE YAPILACAK?**](https://www.borsatek.com/imar-affi-nedir-basvurular-nasil-yapilacak-711g)

 
