# IMF’ten TCMB’nin attığı adımlara ilişkin dikkat çeken açıklama

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/imften-tcmbnin-attigi-adimlara-iliskin-dikkat-ceken-aciklama-108376h/
- Yayımlanma: 2024-05-02T07:47:11+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[IMF](https://www.imf.org/en/) Türkiye Masası Şefi James Walsh [TCMB](https://www.borsatek.com/tcmb-rezervlerinde-bayram-sonrasi-dikkat-ceken-toparlanma-107983h)’
nin para politikasını sıkılaştırma ve finansal sistemi reforme etme konusunda uzun
bir yol kat ettiğini, faiz oranlarını bu kadar yükselterek, para politikasını ve
finans sektörünün verimliliğini engelleyen birçok mali düzenlemeyi de basitleştirdiği
için büyük övgüyü hak ettiğini söyledi. EKONOMİ gazetesine konuşan Walsh geçtiğimiz
ay yapılan Bahar Toplantıları sırasındaki görüşmeyle ilgili olarak da “Orada bir
program hakkında konuşmadık, IMF’den kredi düzenlemesine ilgi olduğuna dair hiçbir
işaret almadık. Politikalar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu, hepsi bu“ şeklinde
konuştu.

Ekonomim.com’un haberine göre Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye Masası Şefi James
Walsh TCMB’nin para politikasını sıkılaştırma ve finansal sistemi reforme etme konusunda
uzun bir yol kat ettiğini; faiz oranlarını bu kadar yükselterek, para politikasını
ve finans sektörünün verimliliğini engelleyen birçok mali düzenlemeyi de basitleştirdiği
için büyük övgüyü hak ettiğini söyledi. EKONOMİ gazetesine konuşan Walsh, bir yıl
önce bana “Türkiye’de faizler bir yılda yüzde 50 olur mu? diye sorsaydınız muhtemelen
bunun pek mümkün olmadığını söylerdim” dedi. Bu yılsonu için enflasyon tahminlerinin
TCMB’nin biraz üzerinde olduğunu ancak önemli olanın Türkiye’de enflasyonun bu yılın
ikinci yarısında düşeceği konusunda hemfikir olmaları olduğunu belirten Walsh, “
TCMB ile enflasyonun düşeceği konusunda hemfikiriz” şeklinde konuştu. TCMB’nin enflasyonu
düşürmek ve finans sektörünü serbestleştirmeye devam etmek için çalıştığını, ancak
sürecin karmaşık olduğunu belirten Walsh atılan adımların etkisini görmenin biraz
zaman aldığını belirtti. Bahar Toplantıları’nda Türkiye’ye ilgi duyan birçok yatırımcıyla
konuştuklarını belirten Walsh “Duyduğum mesaj şuydu: Reformlar iyi ve doğru yönde
gidiyor” ifadesini kullandı. Walsh Gita Gopinathın paylaşımındaki görüşmede kendisinin
de bulunduğunu belirterek, “Ben de o toplantıdaydım. Orada bir program konuşmadık,
IMF’den herhangi bir kredi düzenlemesine ilgi olduğunu gösteren hiç bir işaret almadık.
Politikalar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu, hepsi bu” dedi.

**\* 2024 yılında küresel ekonomi nasıl bir performans sergileyecek? Bunun Türkiye’ye
yansımaları ne olacak?**

IMF’nin 2024 tahminleri kapsamında, küresel büyümenin 2023’teki %3,2’ye çok yakın
olmasını öngörüyoruz. ABD, euro bölgesi ve İngiltere gibi önde gelen ekonomilerin
çoğunun, enflasyonun düştüğü ve büyüme üzerinde çok fazla bir maliyet görmediğimiz
yumuşak bir iniş gerçekleştirmesini bekliyoruz. Şu ana kadar işler bu yönde gidiyor
gibi görünüyor. Fed ve ECB’nin bu yıl faiz indirimine başlamasını bekliyoruz. Fed
yılı muhtemelen %4,6 civarında ve ECB muhtemelen %3,3 civarında politika faiz oranlarıyla
bitirecek. Ancak görünümde her zaman riskler vardır. Enflasyon devam ederse faiz
indirimleri gecikebilir. Enflasyonun beklediğimizden biraz daha hızlı düşmesi ve
faiz indirimlerinin öne alınması da mümkün.

**\* Bu yıl faiz indirimini pas geçme ihtimalleri var mı?**

Evet bu mümkün, sadece enflasyonun nereye gittiğine bağlı. Ancak bu ekonomilerde
yumuşak bir iniş gerçekleştirmiş gibiyiz. Asıl mesele tam olarak “son mil” dediğimiz
durum. Yani, enflasyonu şu anki seviyesinden merkez bankalarının yüzde 2’lik hedeflerine
doğru nasıl aşağı çekeceğiniz.

**\* Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler büyük merkez bankalarının parasal gevşemelerinden
nasıl etkilenecek? Türkiye sermaye girişi açısından bu süreçte kendisini avantajlı
bir biçimde konumlandırabilir mi?**

ABD ve Avrupa’da gördüğümüz yumuşak iniş Türkiye için çok iyi bir haber çünkü bunlar
Türkiye’nin ana ticaret ortakları arasında. Daha düşük enflasyon ve güçlü büyüme
beklentisi, bu ihracat pazarlarının büyümeye devam edeceği anlamına geliyor, bu 
da Türkiye ekonomisi için olumlu. Bu aynı zamanda Türkiye’de yeniden dengelenme 
açısından da iyi çünkü iç talebin zayıfladığını görmek istiyoruz. Genel büyümeyi
güçlü tutmak için, para politikası yoluyla soğutmayı umduğumuz yurt içi talebin 
bir kısmının yerini alabilecek ihracat talebinin olması iyi bir şey. Enflasyonun
kontrol altına alınmasıyla birlikte, dünya genelinde faizlerin de düştüğünü göreceğiz
ve bu da Türk şirketlerinin borçlanmasını ve yatırım yapmasını kolaylaştıracak.

**\* Türkiye’de enflasyon yüzde 70’e yaklaştı ve TCMB yılsonuna kadar enflasyonu
yüzde 36’ya düşürmeyi hedefliyor. IMF’nin bu konudaki öngörüsü nedir? TCMB’nin tahminini
gerçekçi buluyor musunuz? Bu hedefe ulaşmak için yeterince çaba gösterildiğini düşünüyor
musunuz?**

Öncelikle, TCMB’nin para politikasını sıkılaştırma ve finansal sistemde reform konusunda
uzun bir yol kat ettiğini söylemek çok önemli. Bir yıl önce bana “Türkiye’de faizler
bir yılda yüzde 50 olur mu?” diye sorsaydınız muhtemelen bunun pek mümkün olmadığını
söylerdim. TCMB faiz oranlarını bu kadar artırdığı, para politikasını ve finans 
sektörünün verimliliğini engelleyen birçok mali düzenlemeyi basitleştirdiği için
büyük övgüyü hak ediyor. Enflasyonu düşürmek her ülkede çok zor bir süreç olduğundan
gerçekten çok şey yaptıklarını söylemek önemli. Enflasyon ABD ve Avrupa’da Türkiye’ye
göre çok daha düşük ve nereye gideceğini tahmin etmenin çok zor olduğunu orada da
görüyoruz. Bu yılsonu tahminimiz TCMB’nin biraz üzerinde ama önemli olan Türkiye’de
enflasyonun yılın ikinci yarısında düşeceği konusunda hemfikir olmamız. Merkez bankasının
bu günlerde enflasyon konusunda nasıl düşünmesi gerektiği konusunda hemfikiriz ve
enflasyonun düşeceği konusunda da hemfikiriz.

**\* Türkiye, geçen yılki seçimlerin ardından geleneksel politikalara geri döndü.
Yabancı sermaye girişinde bir miktar artış olsa da henüz istenen seviyelere ulaşılamadı.
Türkiye’nin yeniden önemli miktarda yabancı sermaye çekebilmesi için hangi adımların
atılması gerekiyor?**

Sizin de söylediğiniz gibi Türkiye geçen yıl daha ortodoks politikalara yöneldi 
ve yatırımcıların ilgisinde artış gördük. Geçen yıl boyunca borsaya büyük girişler
oldu ve bunun muhtemelen biraz faydası oldu. Daha fazla giriş muhtemelen enflasyonu
düşürmek için daha fazla çalışma gerektirecektir. Pek çok yatırımcı enflasyonun 
düşmesini bekliyor ve bunun yılın ikinci yarısında da gerçekleşmesini bekliyor. 
Bu aynı zamanda finans sektöründe geri kalan bazı önlemlerin serbestleştirilmesine
de yardımcı olacak. Piyasadaki etkilerinin görülmesinin biraz zaman aldığı doğru.
Bu tür reformlar önemli ve devam ettikçe fiyatlandırmanın daha net olduğunu ve muhtemelen
daha fazla yatırımcının geri geldiğini göreceğiz. TCMB enflasyonu düşürmek ve finans
sektörünü düzenlemek için çalışıyor ancak süreç karmaşık ve etkisini görmek biraz
zaman alıyor.

**\* Atılan para politikası adımlarının sonuçları belirli bir süre sonradan görülebiliyor.
Türkiye izlediği politikadan sapmazsa sizce daha ne kadar beklemesi gerekecek? Bir
yıl, iki yıl? Daha fazla?**

Yatırımcılar sadece Türkiye’ye değil, aynı zamanda dünyaya da bakacaklar. Dolayısıyla,
ABD ve Avrupa’da uzun vadeli faiz oranlarının düştüğünü görmeye başlarsak, o zaman
insanlar paralarını yatırabilecekleri daha yüksek faiz oranlarına sahip yerler aramaya
başlayacak ve bunlar Türkiye gibi ülkeler olacak. Aradıkları şey açısından bakıldığında
en önemli şey düşük enflasyon olacaktır. Bu nedenle enflasyonun yılsonuna doğru 
düşmeye başlaması iyi bir şey. Ayrıca piyasada kolaylıkla işlem yapıp isterlerse
menkul kıymet satın alıp istemedikleri zaman satabileceklerinden emin olmak isteyeceklerdir.
Yani likidite çok önemli. Dolayısıyla yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelip fiyatları
anlamasını, menkul kıymet alıp satabilmesini kolaylaştıracak TCMB’nin aldığı bazı
önlemler var. O zaman daha fazla yabancı yatırımcının geleceğine inanıyorum. Nisan
sonundaki bahar toplantılarımızda Türkiye’ye ilgi duyan birçok yatırımcıyla konuştuk.
Duyduğum mesaj şuydu: Reformlar iyi ve doğru yönde gidiyor. Ancak bugünlerde bu 
reformlara katılan çok sayıda ülke var. Yani herkes birçok farklı pazara bakıyor.
İlerleme kaydetmeye devam etmek önemli olacak.

**\* Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Gita Gopinath ile fotoğrafı çok konuşuldu, çeşitli
iddialar ortaya atıldı. Türkiye’de IMF’nin uyguladığı tedbirlerin benzeri adımlar
atıldığını düşünen pek çok kişi “IMF’siz bir IMF programının uygulandığını savunuyor.
Ne söylemek istersiniz?**

Ben de o toplantıdaydım. Orada bir program hakkında konuşmadık, IMF’ten kredi düzenlemesine
ilgi olduğuna dair hiçbir işaret almadık. Politikalar hakkında fikir alışverişinde
bulunuldu, hepsi bu.

**\* Türkiye’nin gelir eşitsizliği son yıllarda arttı; en tepedeki %20’lik kesim
tüm gelirin yarısını alıyor. Alt ve orta gelir gruplarına yönelik zorlu koşulların
bir süre daha devam etmesi beklendiğinden; enfl asyonla mücadelenin maliyetinin 
orta ve alt gelir gruplarına yansımaması için neler yapılması gerekiyor?**

Bu, IMF’de çok konuştuğumuz bir konu. Yıllar boyunca enfl asyonun çok yüksek olduğu
ve enfl asyonu düşüren birçok ülkeyle çalıştık. Eşitsizlik gerçek bir sorun. Enfl
asyonu düşürmek istiyoruz ama toplumdaki en savunmasız insanlara zarar vermediğimizden
de emin olmak istiyoruz. Enflasyonun en çok yoksul insanları etkilediğini hatırlamak
önemli, çünkü onların gelirlerini korumaları daha zor. Daha zengin olanlar genellikle
kendi evlerine sahip olur, bu nedenle yaşam maliyetlerinde bir miktar korumaları
vardır veya gelirlerini enfl asyondan korumalarına yardımcı olacak hisse senedi 
veya diğer varlıkları satın alabilirler. Ancak ne yazık ki yoksul insanlar, paralarının
çoğunu fi yatların hızla yükseldiği ve bütçelerini zorladığı gıda ve enerjiye harcıyor.
Yoksul insanlar, fi yatlar nispeten düşük olduğunda, daha sonra tüketmek için stok
yapmak üzere büyük miktarlarda mal satın almakta da zorluk çekiyorlar. Her zaman
daha küçük miktarlarda satın almak zorunda kalırsanız, bu harcamaları daha az esnek
hale getirir ve dolayısıyla daha yüksek enfl asyona daha fazla maruz kalır. Yani
enfl asyonu düşürmek en çok yoksul insanlara yardımcı olacak. Düşük gelirli insanların
gelirlerini koruyabilmemiz için en önemli öncelik bu olmalıdır.
