# Independent: Türkiye, Suriye’ye girecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/independent-turkiye-suriyeye-girecek-9558h/
- Yayımlanma: 2016-01-31T19:28:00+02:00
- Yazar: Haber Merkezi

Independent gazetesinin Ortadoğu muhabiri Patrick Cockborn,Suriye’de dengelerin 
Esad yönetimi lehine değiştiğini ve Kürtlerin Türkiye sınırını ele geçirmek üzere
olduğunu söyleyerek “Erdoğan yenilgidense müdahaleyi seçebilir” dedi.

Cockborn’un haberine göre, Türkiye’nin Suriye sınırında bir Rus savaş uçağını vurmasından
bir ay önce Rus askeri istihbaratı Devlet Başkanı Vladimir Putin’i, Ankara’nın bu
yönde bir planı olduğuna dair uyarmıştı.

Yaşananları yakından izleyen diplomatlar, Putin’in istihbarat servisinin uyarısını
dikkate almadığını ifade ediyor. Büyük ihtimalle Putin, Türkiye’nin Rusya’yı Suriye’de
daha da kapsamlı bir askeri operasyona itmek istemeyeceğini düşündü.

Ancak 24 Kasım’da bir Türk F-16’sı, Rus bombardıman uçağını vurdu ve bir pilotu 
da öldürdü. Olayda iyi planlanmış bir pusunun tüm izleri vardı. Türkiye Rus savaş
uçağının Türk hava sahasını 17 saniye boyunca ihlal etmesine karşılık verildiğini
söylüyordu. Ancak Türk savaş uçakları alçak irtifadan uçarak kendilerini gizlemek
adına her şeyi yapmışlardı.

Rus savaş uçağını düşürmek üzere özel bir göreve çıkmış gibi duruyorlardı. Kore 
savaşından bu yana ilk kez bir Rus savaş uçağı NATO’ya bağlı bir askeri güç tarafından
düşürülmüş oldu.

Bu olay önemliydi çünkü Türkiye’nin Suriye’de devam eden savaştaki pozisyonunu koruyabilmek
için ne kadar ileri gidebileceğini gösterdi.

**Savaş kritik aşamada**

Rus jetinin vurulması hala geçerliliğini koruyan bir durum çünkü o olaydan 2 ay 
sonra bugün Kuzey Suriye’de Türkiye’nin çıkarları hava sahası ihlallerinden çok 
daha ciddi bir tehdit altında.

Suriye savaşı kritik bir aşamaya geldi. Son bir yıl içerisinde Suriyeli Kürtler 
ve silahlı kolları YPG, Suriye – Türkiye sınırının yarısını ele geçirdi.

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) ana ikmal hattı olan Tel Abyad, geçen yıl Haziran
ayında ele geçirilmişti. ABD’nin hava desteğiyle birlikte Kürtler birçok farklı 
noktada ilerleme kaydetti ve Dicle ile Fırat arasındaki Türkiye – Suriye sınırını
tamamen kontrol altına aldı.

YPG’nin Cerablus’un batısına doğru sadece 100 km daha ilerlemesi halinde hem IŞİD’in
hem de diğer silahlı grupların ikmal hatlarını kesmesi olası. Türkiye, YPG’nin Fırat’ın
batısına geçmesinin ‘kırmızı çizgisi’ olduğunu açıkça dile getirdi.

**YPG Manbic’e yaklaştı**

Ancak YPG’nin de içinde bulunduğu Suriye Demokratik Güçleri Tişrin Barajı’nı ele
geçirip IŞİD’in stratejik mevzisi Manbic’i tehdit etmeye başladığında Ankara harekete
geçmedi.

Şimdiyse Suriyeli Kürtler Halep’in kuzeyindeki stratejik bölgeyi ele geçirip Afrin’deki
Kürt mevzileriyle bağlantıyı sağlama konusunu tartıyor. Gelecek birkaçö ay içerisinde
yaşanacaklar, bölgede uzun vadeli kazananın kim olduğunu belirleyebilir.

**Rus şemsiyesi altında Esad güçleri birden fazla cephede ilerliyor.**

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 yıldır devam ettirdiği Suriye muhalefetini
destekleyerek Esad’ı devirme planı yenilgiyle burun buruna geldi.

Suriye’ye asker gönderilmesine hem ABD hem de Rusya’dan gelecek sert tepki nedeniyle
Türkiye bu tabloya bir oldu bittiyle yanıt verebilir.

Ancak asker göndermemenin karşısındaki seçenek yenilgi ve aşağılanma olursa, Ankara
harekatı tercih edebilir.

Fransız düzensiz savaş ve Ortadoğu uzmanı Gerard Challiand, geçen hafta Erbil’de
konuşurken “Eğer Türkiye’nin lideri Erdoğan olmasaydı, Türkler [Kuzey Suriye’ye]
askeri müdahale yapmaz derdim. Ama lider Erdoğan olduğu için sanırım yapacaklar”
demişti.

Erdoğan’ın geçen yıl ilk genel seçimlerin ardından da yaptığı gibi işi ciddiye bindirmek
gibi bir ünü var. Türkiye’deki Kürtler ile parçalı haldeki muhalefeti karşı karşıya
getirip Kasım ayındaki seçimleri kazanmayı başarmıştı.

Suriye’ye doğrudan askeri müdahalede bulunmak riskli. Ancak Challiand, bu müdahaleyi
gerçekleştirecek askeri kapasiteye sahip ve Rusya tarafından da sindirilemez.

Elbette bu müdahale kolay olmaz. Rusya’nın Suriye hava sahasında uçan jetleri ve
karada da hava savunma sistemleri var. Ancak muhtemelen Putin’in aklında Suriye 
harekatının sınırlarına dair açık ve net çizgiler vardır.

Avrupa’da yaşayan deneyimli bir Suriyeli Kürt siyasi hareketi lideri olan Ömer Şeyhmus,“
Suriyeli Kürtlerin anlaması gereken bir şey var: Rusya ya da Suriye ordusu onlar
için Türkiye’yle savaşa girmez” diyor.

PYD’nin kendi gücünü abartmaması gerektiği uyarısını yapan Şeyhmus, Erdoğan’ın tepkilerinin
öngörülemez olduğunu da hatırlatıyor.

**YPG’nin bir sonraki adımı ne olacak?**

Ancak diğer Kürt siyasi liderleri Türkiye’nin Suriye harekatını pek de olası görmüyor.
Onlara göre bu tür bir harekat gerçekleştirilecek olsaydı, Rus savaş uçağının düşürülmesinden
önce başlamış olurdu.

Uçağın düşürülmesinin ardından Rusya’nın Suriye’deki hava gücünü artırdığı ve Türkiye’ye
karşı da çok daha düşmanca bir tavır takınıp, Suriye ordusunun Lazkiye ve Halep 
yakınlarındaki harekatlarına tam destek verdiği hatırlatılıyor.

Mevcut durumda Suriyeli Kürtler hala bir sonraki adımın ne olacağı konusunu düşünüyorlar.
Oluşturdukları Rojava yarı devleti patlayıcı bir biçimde hızla büyüdü çünkü ABD’nin
IŞİD’e karşı karada bir ortağa ihtiyacı vardı.

Farklı zamanlarda hem Rusya hem de ABD Suriye Demokratik Güçleri’nin Manbic’e ilerleyişine
destek verdi. Suriye’nin kaotik satranç tahtasında şu anda Kürtlerin ve Suriye ordusunun
düşmanları aynı. Ancak mevcut avantajlı pozisyonlarının sadece savaşın sonuna kadar
sürebileceğini de biliyorlar.

Türkiye’den ciddi bir müdahale gelmediği takdirde Esad güçleri ile müttefiklerinin
savaşı kazanmakta olduğu görülüyor. Rusya’nın, İran’ın ve Lübnan Hizbullahı’nın 
artan desteği ibreyi Esad’a çevirmiş durumda.

Bölgenin üç Sünni gücü Suudi Arabistan, Türkiye ve Katar’sa şu ana kadar muhalifleri
destekleyerek Esad’ı devirme stratejisinde başarısız oldular.

Bu stratejiye verilen desteğin daha ne kadar devam edebileceği de belirsiz. Suudi
Arabistan bir yandan Yemen’deki savaşa saplanmış durumda. Diğer yandansa petrol 
fiyatlarının daha uzun süre 30 dolar seviyesinde kalma riski var.

Katar’ın Suriye stratejisini kestirmek ise daha da zor. Bir Ortadoğu uzmanı “Katar’ı
hiçbir zaman çözemedik” diyor. Washington’dan bir diğer uzman ise ‘Katar’ın dış 
politikası bir gösteriş projesi’ diyor ve ülkenin yurtdışında marka değeri yüksek
binaları satın alıp Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma emellerini hatırlatıyor.

**“Herkes kendisine fazla güvendi”**

Suriye ve Irak’ta genelde herkes kendi eline fazla güvendi. Yakalanan kısa süreli
avantajlar, uzun vadeli başarı yanılgısına neden oldu.

Bu 2003’te Irak’ı işgal eden ABD gibi bir süper güç için dahi geçerli, 2014’te hızla
büyüyen IŞİD için de, 2016’ya girerken Suriyeli Kürtler için de.

Şu ana kadar İran’ın görece daha avantajlı olmasının nedeni, temkinli ve adım adım
politikalarını geliştirmeleri oldu. Suriye’deki gelişmeleri tersine çevirebilecek
son bölgesel güç, doğrudan askeri müdahale kabiliyetine sahip olan Türkiye.

Suriye – Türkiye sınırı kademeli olarak kapanırken bu seçenek gözardı edilemez. 
Ancak bu olay dışında Suriye krizi o kadar uluslararası bir boyut kazandı ki, nihai
noktayı ancak ABD ve Rusya koyabilecek duruma geldi. 
