# İnsanın ‘tek tek gelin’ diyesi geliyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/insanin-tek-tek-gelin-diyesi-geliyor/
- Yayımlanma: 2026-08-31T14:04:48+03:00
- Yazar: Özdilek COŞKUN

Süper El Nino dünyayı yakacak. Önümüzdeki yıl 1864 yılından bu yana en sıcak yılı
olacak. Neden 1864 yılı diye soracak olursanız en eski kayıtlar o yıla ait olduğu
için baz kabul ediliyor. Gezegenin her yerinde ormanlar yanıyor, insan eliyle yaşlı
dünya yok oluyor.

Nepal’de akıl almaz sel felaketi yaşandı. El Nino’nun dünyaya maliyeti İran savaşından
çok daha fazla olacak. Çünkü tarımsal faaliyetler aşırı düzeyde zarar görecek.

İnsanın ‘tek tek gelin’ diyesi geliyor.

600 USD seviyelerinde gezen uluslararası motorin fiyatı Amerika’nın İran’a müdahalesi,
Ukrayna drone’larının Rusya rafinerilerine zarar vermesi ve benzeri olaylar sonrası
1.400 USD seviyelerine yükseldi.

Biz de zaten bütçe açığı, devletin aşırı büyümesi, ithalat bağımlılığımız derken
USD kurunun 6 TL’lerden neredeyse 50 TL seviyesine gelmesi motorin ve benzin pompa
fiyatlarının 80-90 TL seviyesine gelmesini sağladı.

Önceki yazılarımda pompa fiyatı 100 TL olursa şaşırmayalım diye söz ettiğimde bazı
tepkiler almıştım. Üzülerek söylüyorum haklı çıktım. Maliye’nin alması gerekip de
almadığı ÖTV’yi şu anki pompa fiyatlarının üzerine eklesek pompa fiyatları zaten
100 TL’nin üzerine çıkıyor.

Savaş mı ekonomik bir oyun mu bilemediğimiz garip, üzücü, yıkıcı bir süreç yaşıyoruz
ve en kötüsü de nereye gideceğini ne zaman biteceğini bilemediğimiz bir döngünün
içindeyiz.

Petrol ve türevleri kaynaklı fiyat artışlarına El Nino’ların en kötüsü de eklenirse
önümüzdeki yıl fiyatların ne olacağını hayal bile edemiyorum. Su, ekmek, barınma,
ulaşım, eğitim, sağlık fiyatları nasıl oluşacak bilemiyorum.

Sadece ülkemiz için değil, dünya için de ürkütücü bir enflasyon demek anlamına geliyor.
Son 10 yıldır pandemi ile başlayan felaketlerin ardı arkası kesilmiyor. Felaketlere
bir de ülke yönetimlerinde ve dünya genelinde yaygınlaşan muhafazarlık, korumacılık
rüzgarları eklenince ekonomi savaşlarının başlaması, başlayan savaşların bitmemesi,
her gün söylem, tavır değişikliklerinin eklenmesi ile dünya genelinde fiyatların
enflasyonun bırakın düşmesi aynı kalması dahi mümkün olamıyor.

Olan biten her şeyin faturasını da her zamanki gibi tüm dünyada dar gelirliler yani
büyük çoğunluk ödüyor. 1960 sonrası dünyada çığ gibi yayılan liberalizm rüzgarları
yerini sınırları, gümrük vergilerini korumaya arttırmaya yönelik eğilimlere bıraktı.‘
Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ dönemi yerini ekonomi savaşlarına devretti.

İngiliz yardım kuruluşu Oxfam’ın raporuna göre dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin
serveti, geri kalan yüzde 99’luk kesimin servetinin toplamına eşit.’ Oxfam’ın verilerine
göre dünyanın en zengin 62 milyarderin serveti de dünya nüfusunun en yoksul yüzde
50’lik kesiminin servetine denk geliyor.

Bu iki haber 2015 yılına ait. ‘İngiliz uluslararası insani yardım kuruluşu Oxfam
tarafından yayımlanan raporda, son iki yılda dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin,
kalan yüzde 99’luk kesimin toplamından neredeyse iki kat fazla servet kazandığı 
ortaya çıktı.’ Bu haber ise 2023 yılına ait. Son güncel verilere bakılırsa en zengin
yüzde 1’lik kesimin serveti yüzde 99’luk kesimin servetinin 3 katına çıkmış görünüyor.

Bu gelir dağılımı adaletsizliği nereye kadar ve nasıl taşınır, nasıl kaldırılır?
Dünya nüfusunun 8,4 milyar olduğunu göz önüne alırsak 84.000.000 kişi servetine 
servet katmaya devam ediyor. 8 milyar 300 milyon zavallı fakirleşmeye devam ediyor.
Sadece Şubat ayında başlayan İran meselesi üzerinden petrol fonları, motorin ve 
benzin fiyatlamaları üzerinden anlık, günlük ve haftalık alım satımlar, oynanan 
oyunlardan edinilen servetler akıl almaz boyutlarda maalesef.

Bütün bu meseleler yaşanırken sektörümüzde son 3-4 ayda yaşananlar, motorin kısıtlılığı,
fiyatlarda ve ÖTV’de yaşanan değişimler, bir gün içerisinde pompa fiyatına gelmesi
gereken 9 TL’lik artışın yapılmaması, hemen ardından yeni ÖTV kararlarının alınması,
çok kısa bir süre sonra 5 TL’lik indirim gerçekten akaryakıt istasyonu işletmecisi
olmayı inanılmaz zorlaştıran faktörler. Sektörümüz, 1980 öncesi yaşanan büyük sorunlar,
kuyruklar, yokluklar dönemi sonrası benim hatırladığım en kaotik, en tahmin edilmez,
katlanılması en zor dönemlerden geçiyor.

Gerçekten masraflar çok ağır, işletme sermayesi ihtiyacı akıl almaz boyutlara geldi,
pompa fiyatlarını takip etmek oldukça zor, fiyatların ne olacağını kestirmek neredeyse
olanaksız. Yaşananlara katlanmayı ya da yönetebilmeyi anlamlı kılacak tek olumlu
gelişme rafineri fiyatları ile pompa fiyatları arasındaki farkın toplamına verdiğimiz
isimle ‘dağıtım marjı ’ nın sektörün ilk 5-6 şirketinin öncülüğünde artmış olması,
ayrıca özellikle motorin bulmakta zorlanan istasyon işletmecilerinin anlamsız, faydasız
indirimlerden biraz olsun vazgeçmeleri oldu.

Her kötülük kötü değildir bazen de iyi şeylerin oluşmasının önünü açar. Umarım bu
kötü günler berbat koşullar sektörümüz paydaşlarının daha akılcı, daha rasyonel 
davranmalarına yol açar.
