# İran operasyonel siber saldırı kapasitesini artırdı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/iran-operasyonel-siber-saldiri-kapasitesini-artirdi-61768h/
- Yayımlanma: 2021-04-04T16:00:58+03:00
- Yazar: Selim Soydan

**İRAM **uzmanları, İran’ın siber altyapısını oluşturma sürecinden günümüze kadar
çok boyutlu siber aktivitelerini inceleyerek bir rapor yayımladı.

“İran’ın siber gücü” raporunda, 2010’a kadar daha çok siber savunma ve internetin
kontrolü kapsamında faaliyetler yürüten İran’ın özellikle ABD ve İsrail’in siber
saldırılarına maruz kalmasıyla siber saldırı yeteneklerini artırdığı ifade edildi.

### Stuxnet Operasyonu dönüm noktası

Raporda, Kasım 2010’da Natanz Nükleer Tesisindeki uranyum zenginleştirme santrifüjlerini
hedef alan Stuxnet Operasyonu’nun İran’ın siber altyapı ve bilgi teknolojileri için
bir dönüm noktası olduğuna işaret edildi.

Bu tarihten sonra Tahran’ın **siber saldırı** kapasitesini bölgesel ve uluslararası
nüfuzunu artırmak amacıyla değerlendirmeye başladığı, dış tehditler için caydırıcı,
iç tehditler için baskılayıcı unsur olarak gördüğü siber çalışmalara büyük ağırlık
verdiği aktarıldı.

### ABD yaptırımları sonucu yabancı şirketler iş birliğinden vazgeçti

Raporda aynı zamanda, İran’ın internet altyapısının gelişimine katkı sağlayan yabancı
şirketlerin birçoğunun ABD yaptırımları nedeniyle Tahran yönetimi ile yeniden iş
birliği yapmaktan vazgeçtiği belirtildi. Bunun üzerine İran’ın yerel şirketler vasıtasıyla
açığını kapatmaya çalıştığı kaydedildi.

Yerel şirketlerle anlaşılması ve internet altyapısının daha çok devlet eliyle güçlendirilmesine
yönelik tutumun İran’da Çin ve Rusya gibi internet altyapısını hükümet müdahalesini
kolaylaştıracak şekilde yapılandırdığı tartışmalarına neden olduğu hatırlatıldı.

### Amaç uluslararası ağın etkisini azaltmak

Raporda İran’ın “yerli internet” çalışmalarını hızlandırmasının arkasında uluslararası
internet ağının istihbarat servisleri tarafından oluşturulduğu, Google, WhatsApp
gibi platformların casusluk amaçlı faaliyetler için kullanıldığına yönelik inancın
yattığı belirtildi.

İran’ın İsrail ve ABD tarafından sıklıkla siber tehdit olarak algılanması sonrası
Tahran yönetiminin siber politikalarını belirgin şekilde “siber casusluk operasyonları”
kapsamında şekillendirildiği aktarıldı. Devrim Muhafızları Ordusu ve İstihbarat 
Bakanlığına bağlı çeşitli devlet kurumları ve enstitülerin desteklediği gelişmiş
siber aktörler ve İranlı çeşitli hacker grupların, İran menşeli olduğu düşünülen
siber saldırıların temel aktörleri olduğu vurgulandı.

Ayrıca, devlet destekli kurumların hacker kadroları yetiştirdiği belirtilirken, 
İran’ın özellikle ABD yaptırımları sonrası siber saldırılarını artırdığı kaydedildi.

### Saldırılar ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’a yoğunlaşmış durumda

Rapora göre, İran’ın siber saldırıları özellikle ABD, İsrail ve bölgedeki bir diğer
rakibi Suudi Arabistan’a yoğunlaşmış durumda. Bu ülkelerdeki onlarca kritik devlet
kurumu, özel şirketler ve devlet dışı organizasyonlar defalarca İran destekli hacker
gruplarının saldırılarına maruz kaldı.

Bunlar dışında Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İngiltere, Almanya, Fransa
ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu 40’tan fazla ülke ve bağlı kurumun İran merkezli
siber saldırılara maruz kaldığı aktarıldı. Raporda, İran menşeli siber operasyonların
önemli bir kısmının Türkiye’yi de hedef aldığı belirtilirken, Türkiye’nin söz konusu
operasyonlara maruz kalması “spesifik hedef” olarak tanımlandı.

Raporda ayrıca, İran’ın 2010’dan bu yana elde ettiği ofansif siber kapasitesi sayesinde
ülke içinde de özellikle muhalif kişilere ve gruplara yönelik faaliyetlerini yoğunlaştırdığı
kaydedildi.
