# İran’da neler oluyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/iranda-neler-oluyor-31118h/
- Yayımlanma: 2017-12-30T17:51:35+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Yılın neredeyse hiçbir gününü sakin geçirmeyen Orta Doğu’da, 2017’nin son büyük 
haberi İran İslam Cumhuriyeti’nden geldi. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı ülkede
bir süredir devam eden eylemler, perşembe günü Meşhed kentindeki protestonun diğer
şehirlere de yayılmasıyla birlikte ivme kazandı. 

Protestolar, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin, geçen yıl mayıs ayındaki seçimlerdeki
en güçlü rakibi olan İbrahim Reisi’nin de memleketi olan, ülkenin petrol dışı ekonomisinde
önemli rol oynayan ve ülkenin gayrisafi milli hasılasının yüzde 20’sini oluşturan‘
bonyad’ların en büyüklerinden bir tanesi olan Astan-i Kudsi Vakfı’nın bulunduğu,
muhafazakarlığıyla bilinen Meşhed’de başladı. Kum, Kirmanşah, Reşt ve İsfahan başta
olmak üzere ülke genelinde birçok kente yayıldı. 

**Eylemlerde ilk olarak “Ruhani’ye ölüm”, “Hükümet aşağı” sloganları öne çıktı**

İran’da popüler bir akıllı telefon uygulaması olan Telegram üzerinden örgütlendiği
düşünülen protestolarda ilk olarak kötü ekonomik koşullar, yüksek işsizlik oranları,
ödenmeyen maaşlar ve lisanlı olmayan kredi kurumlarının iflası nedeniyle hükümete
yönelirken; eylemlerde ilk olarak “Ruhani’ye ölüm”, “Hükümet aşağı” sloganları öne
çıktı. 

Sloganlar, eylemlerin ülke geneline yayılmasıyla birlikte farklılık göstermeye başladı.
Ülkedeki dini eğitimin merkezi olarak bilinen ve İslam Devrimi lideri Ayetullah 
Humeyni’nin de uzun yıllar yaşadığı Kum şehrindeki protestolarda, “Mollalar dışarı”,“
Halk yalvarıyor, din adamları Allah gibi davranıyor”, “İslam Cumhuriyeti’ni istemiyoruz”
sloganları atıldı. 

Öte yandan yer yer, 1979 İslam Devrimi’nden önce ülkeyi terk eden İran Şahı Rıza
Pehlevi’yi hatırlatan sloganlar da eylemciler tarafından dile getirildi. Pehlevi
Hanedanı’na ülkeye geri dönme ve İran’ı mollalardan kurtarma çağrısı yapılırken,“
Rıza Şah, tanrı seni korusun” sloganı da protestocular dile getirilen talepler arasında
yer aldı.

**Protestolar, Tahran polisinin başörtü yasağını gevşetmesinin ardından başladı**

Protestoların, Tahran polisinin 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana ülkedeki kadınlar
üzerinde baskı oluşturan zorunlu başörtü kullanımını ihlal edenlerin gözaltına alınmayacağı,
eğitim sınıflarına gönderileceği yönündeki açıklamasının ardından gelmesi, eylemlerin
muhafazakârlar tarafından yönlendirildiği yorumlarına sebep oldu. 

New York Times’dan Thomas Erdbrink’e konuşan International Crisis Group’un İran 
direktörü Ali Vaez, “Eylemleri, hükümetin muhafazakâr muhaliflerinin düzenlediği
Meşhed’deki protesto tetikledi. Ancak bu kontrolden çıktı ve tüm ülkeye dağılan,
rejim karşıtı bir protestoya dönüştü” ifadelerini kullandı.

**Cihangiri: Bir hareket geliştiğinde, başlatanlar en nihayetinde kontrolü elinden
kaçırabilir**

İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangir de cuma günü yaptığı açıklamayla
aynı noktaya dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Ruhani kanadının en önemli isimlerinden
biri olan Cihangiri, “Sokaklarda bir sosyal ve politik hareket geliştiğinde, onu
başlatanlar en nihayetinde kontrolü ellerinden kaçırabilirler. Böyle eylemlerin 
arkasında olanlar kendi parmaklarını yakacak. Böyle yaparak hükümete zarar verebileceklerini
sanıyorlar” dedi. 

**İran’ın dış politikaları da protestoların hedefinde**

Protestoların hedefinde, ülkenin bir süredir boğuştuğu ekonomik zorlukların yanı
sıra, İran’ın ülke dışındaki politikaları da vardı. Protestocular İran’ın Irak ve
Suriye’deki varlığını eleştirirken; “Gazze değil, Lübnan değil, hayatım İran’a feda
olsun”, “Suriye’yi terk edin, bizi düşünün” sloganlarını da attı. 

Eylemlerde yer alan dış politika eleştirileri, İranlıların Suriye Devlet Başkanı
Beşar Esad’a yardım için asker gönderilmesine yönelik yüksek desteğini gösteren 
son araştırmalarla çelişirken; İran’ın bölgede etkisini artırmasından rahatsız olan
ABD’nin kaygıları ile ise paralellik gösterdi. 

**İlk uluslararası tepki ABD’den**

İran’daki eylemlerle ilgili ilk uluslararası tepki de ABD’den geldi. Noel ile yeni
yıl arasındaki tatil sürecinde olan ABD’de ilk tepkiyi ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü
Heather Nauert, İran’daki yönetim karşıtı gösterileri yakından takip ettiklerini
açıklayarak gözaltıları kınadıklarını söyledi. “İran’ın liderleri, zengin tarihi,
kültürü olan varlıklı bir ülkeyi, şiddet, kan ve kaos ihraç eden ekonomisi bitmiş
dolandırıcı bir ülkeye çevirdi” denen bakanlık açıklamasında da bütün ülkelere İran’daki
protestoları açık bir şekilde desteklemeleri çağrısında bulunuldu. 

ılbaşı tatili için ABD’nin Florida eyaletindeki Mar-a-Lago’da bulunan ABD Başkanı
Donald Trump da kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Rejimin yolsuzluklarından
ve ülkenin varlığını yurt dışında terörizme harcamasından bıkmış olan İran vatandaşlarının
barışçıl protestolarıyla ilgili bilgiler geliyor. İran yönetimi, kendini ifade hakkı
da dahil kendi halkının haklarına saygı göstermelidir. Dünya bu süreci izliyor” 
ifadelerini kullandı.

**Al Arabiya’nın odağında Ahvaz var**

ABD’nin destek çağrısına şimdilik herhangi bir yanıt gelmezken, ülkedeki protestolar
İran’la farklı cephelerde duran Ortadoğu ülkelerinin medyasında ise geniş yer buldu.
Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya, dün “İran: Rejimin kadın haklarına karşı olduğu
ülke” başlıklı bir haber yayınladı. İran genelindeki eylemlere de sayfalarında geniş
yer veren Al Arabiya, özellikle Ahvaz kentindeki protestoları da detaylı bir şekilde
ele aldı. 

Al Arabiya’nın haberinde, Ahvaz’da halkın “Suriye’yi rahat bırakın, onların yerine
bizi düşünün”, “Gazze ve Lübnan’ı boşverin, hayatım İran için feda olsun”, “Diktatöre
ölüm” ve “Liderler Allah gibi davranırken halk aç” bağırdığına yer verilirken; Suriye
ve Ortadoğu’ya ilişkin haberleriyle tanınan deneyimli gazeteci Hasan Sivri ise kişisel
Twitter hesabından yaptığı açıklamada bu kentlerdeki eylemlerde Suudi Arabistan’a
destek sloganları atıldığına dikkat çekti. 

**2 ay önce Suudi prens: Çatışma bize gelmeden biz çatışmayı İran’a taşıyacağız**

Suudi Arabistan etkisinin yoğun olduğu ve Arap-Fars kenti olarak bilinen Ahvaz’daki
gösteride bir konuşmacısının Suudi Arabistan Kralı Selman’a selam gönderdiğini aktaran
Sivri, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın iki ay önce Al Arabiya’ya verdiği ve‘
ılımlılaşma sinyalleriyle’ öne çıkan röportajında, “Çatışma bize gelmeden biz çatışmayı
İran’a taşıyacağız, bunun için kartlarımız var” açıklamasını da hatırlattı.

**MEK’ten destek**

Mayıs ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sandığa gidilmesinin ülkede herhangi
bir değişikliğe yol açmayacağını savunan ve amacını ‘gölge hükümeti’ devirmek, İran
İslam Cumhuriyeti’ni yıkmak olarak nitelendiren Halkın Mühacitleri Örgütü’nün (PMOI/
MEK) lideri Maryam Rajavi de protestolara hızlı bir şekilde desteğini açıkladı. 
Sürgündeki Rajavi, “Kalkışma, tamamen yozlaşmış molla diktatörlüğünün ölüm haberi
ve demokrasi, adalet ve bağımsızlık için çanları çalıyor” dedi. Rajavi’nin taraftarları
da sosyal medya üzerinden yaptıkları açıklamalarla protestolara desteklerini sundu.

**Ruhani hükümeti bütçeyi sundu, eleştiriler geldi**

Ekonomik sıkıntılara yönelik eylemlerin yaygın olduğu İran’daki son protestolar,
Cumhurbaşkanı Ruhani hükümetinin yeni bütçeyi sunmasının ardından geldi. İmzalanan
nükleer anlaşmanın ardından yıllardır uygulanan ekonomik yaptırımların kademeli 
olarak kaldırılmasıyla birlikte, ekonomik reformları beklenildiği kadar hızlı şekilde
gerçekleştiremeyen Ruhani yönetiminin sunduğu bütçe, özellikle Telegram üzerinden
yoğun olarak eleştirildi. Birçok kişi, diğer alanlarla kesinti yapılırken dini kurumlar
ve İslam Devrimi sonrasında kurulan, dini lider Ali Hamaney’e dolaylı ya da doğrudan
bağlı olan ‘devrim’ kurumlarına ayrılan bütçeye tepki gösterdi. 

İslam Devrimi döneminde edindiği eylem kültürünü baskıcı yönetime rağmen hiçbir 
zaman kaybetmeyen İran’daki protestoların, şimdiye kadar olduğu gibi başkent Tahran’dan
değil, küçük şehirlerden başlaması ise dikkat çekti. 

Öte yandan, eylemlerin ilk olarak yabancı merkezli uydu kanalları tarafından yayınlanmaya
başlaması da, protestolara dış destek iddialarını gündeme getirdi. 

**‘Yeşil Hareket’ten bu yana en geniş katılımlı eylemler**

İran’da Perşembe gününden bu yana süren protestoların 2009 yılında reform yanlıların
düzenlediği ‘Yeşil Hareket’ten bu yanaki en kapsamlı eylemler olduğu belirtiliyor.
2009’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden ‘şaibeli’ bir zaferle çıkan Mahmud Ahmedinejad’ın
görevden alınması talebiyle bir araya gelen ve 1979 İslam Devrimi sonrasında ülkede
yaşanan en büyük protesto gösterilerini düzenleyen ‘Yeşil Hareket’in eylemleri sırasında
onlarca kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda reformist lider gözaltına alınmış ya
da sürgüne gönderilmişti. (T24 – Gonca Tokyol)
