# İş Bankası GM: Serbest piyasa koşullarına geri dönmeliyiz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/is-bankasi-gm-serbest-piyasa-kosullarina-geri-donmeliyiz-91797h/
- Yayımlanma: 2022-11-01T17:21:24+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[İş Bankası](https://www.borsatek.com/is-bankasi-borclanma-araci-ihraci-icin-spkya-basvurdu-91759h)
Genel Müdürü Hakan Aran Bloomberg HT’nin sorularını yanıtladı.

Bankacılık sektörünün alınan makro ihtiyati önlemlerden nasıl etkilendiğine ilişkin
görüşlerini paylaşan Aran, A Para Televizyonu tarafından düzenlenen Finansın Geleceği
Zirvesi’ndeki ifadelerine de açıklık getirdi.

Aran, “Yeni ekonomi politikası doğrultusunda büyümeyi desteklemek amacıyla ihracat
kredilerimizin payını yüzde 12’den yüzde 15’e çıkarttık. Yeni ekonomi modelimiz 
üretimi, ihracatı, yatırımları önceliklendiren bir model ve Türkiye’nin büyürken
cari açık vermek gibi kronik sorununu çözmek için yola çıkıldı. Büyürken cari açık
vermeyen bir ülke olmak yapısal bir dönüşüm ve çok ciddi bir yatırım gerektirir.
Bankalar da kredi gücünü bu alanda kullanacak. Bu çok netti bizim için. Bu doğrultuda
da tüm kredilerimizi bu alana seferber ettik. Bu dönüşümü desteklediğimizi düşünüyorduk.
Faiz indirimleri öncesi biz bu alanları çok rahat bir şekilde kredilendirebiliyorduk“
dedi.

[Faiz](https://www.borsatek.com/ecb-baskani-lagardedan-faiz-aciklamasi-91775h) indirimleri
ile birlikte, faiz indirimlerinin yan etkisi olan yüksek enflasyonla baş edebilmek
için Merkez Bankası’nın makro ihtiyati tedbirler kapsamında krediyi sıkılaştırmaya
başladığını hatırlatan Aran “Bu bizim için ne istendiğine dair mesajın biraz karışmasına
ve hareket alanımızın daralmasına neden oldu. Öte yandan çok uzun vadeli menkul 
tesis etme gibi bir durumla karşılaştık.” şeklinde konuştu.

Aran “Bankalar kendi kredi kapasitelerini daraltmamalı ve bu yönde kararlar alınmamalı
ve bu kararlar gözden geçirilmeli. Öte yandan müşterilerin tasarruf tercihlerine
saygı gösterilmeli. Özellikle kur korumalı mevduatta yüzde 20 gibi bir dönüşüm oranımız
var. Bunun üzerine ‘TL/YP dengesi yüzde elli elli olmazsa şu kadar menkul kıymet
tesis edeceksiniz’ denmesinin ne büyümeye, ne istihdama, ne yatırıma bir faydası
yok. Üstelik bizi de bunları desteklemekten alıkoyuyor” diye konuştu.

Aran sözlerine şöyle devam etti:

“2. Finansın Geleceği Zirvesi’nde yaptığım konuşmada, anladığımız politikaları desteklemek
adına bankalara da destek olunması gerektiği ve bu desteğin de Merkez Bankası tarafından
verilmesi gerektiğini ifade etmiştim. Sanki ekonomi politikasına veya Hazine Bakanı’na
karşı bir şey söylemişim gibi bir algı yaratıldı; oysa doğrudan adreslediğim yer
teknik bir konuydu.”

### “Yaklaşımların dozunu iyi ayarlamak lazım”

Enflasyonu düşürmek için kullanılan araçların oranlı ve birbiriyle uyumlu olması
gerektiğini belirten Aran “Krediye erişimde güçlük olmasının ekonomik aktivitede
sorunlara yol açıyor. KOBİ’lerin krediye erişimi sorunsuz devam ediyor ama büyüklerin
krediye erişiminde sorunlar olduğu için imkanı olanlar özel sektör tahvili çıkartarak
bu sorunu çözmeye çalışıyor. ‘Büyükler önce elindeki Dövizi satsın, sonra krediye
başvursun ki enflasyonla mücadele sonuç versin’ deniyor. Bunu dengeli olarak yapmak
gerekiyor.

Arzu edilen sonuçla, sonuca gitmek için kullanılan araçların orantılı ve birbiriyle
uyumlu olması gerekiyor. Burada arzu edilen sonuçla sonuca götürecek olan enstrümanların
seçimi konusunda kantarın topuzunun kaçtığını düşünüyorum. Menkul kıymet yoluyla
bu konuları düzenlemeye çalışmanın riskli alana geldiğine işaret etmeye çalışıyorum.
Bu tür konularda bu yaklaşımların dozunu iyi ayarlamak lazım” dedi.

### “Bir an evvel serbest piyasa koşullarına geri dönmeliyiz”

Türkiye’nin bir an önce serbest piyasa kurallarına dönmesi gerektiğini kaydeden 
Aran ‘menkul kıymet almanız gerekir’ kuralı geldiğinde, bu sırada Hazine sadece 
20 yıllık tahville borçlanırsa, siz de 20 yıllık tahvil almak zorunda kalabilirsiniz
ama ben bunu riskli buluyorum. Bunun zorla ve kuralla yaptırılmaması gerekir.

Bir an evvel serbest piyasa kurallarına dönmemiz gerektiğini düşünüyorum. Türkiye
ekonomisini bugüne getiren şey serbest piyasa ekonomisini tercih etmemiz ve bu yolda
ilerlememizdir. Bu tarz kural getirerek 20 yıllık borçlanmaya teşvik etmenin serbest
piyasa koşullarını fazla zorlamak olduğunu düşünüyorum, doğru bulmuyorum” ifadesini
kullandı.
