# İş Bankası’ndan Can Dündar’a kredi açıklaması

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/is-bankasindan-can-dundara-kredi-aciklamasi-11965h/
- Yayımlanma: 2016-05-30T22:15:35+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

 

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, Can Dündar’a verildiği iddia edilen kredi ile
ilgili iddialara yanıt verdi: Bankamızda faizsiz bir kredi, birine kıyak anlamına
gelebilecek bir kredi yoktur. Can Dündar’a da yoktur, başkasına da yoktur…
 

İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, bu yıl 9’uncusu gerçekleştirilen Karneni Göster
Kitabını Al kampanyası kapsamında İş Kuleler’de düzenlenen toplantının ardından 
gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bütün bankaların hizmette büyük bir rekabet içine girdiğini dile getiren Bali, şöyle
konuştu:

“Fakat bu süre içerisinde bu rekabetin sonucu olarak ve aynı zamanda da alınan bazı
tedbirler, bunların yerel olanları var, Basel dahil olmak üzere yurt dışından uluslararası
bankacılık pratiği anlamında alınan tedbirler var. Bunlar temel olarak bakıldığında
bankacılık sisteminin özellikle sermaye yeterliliğini bir miktar düşürdü. Ama bu
düşüş sağlıksız bir düşüş değildi. Örneğin takipteki kredilerde çok özel bir probleme
düşülmemesine karşın normal işimizi yapmak nedeniyle kredi vererek bu noktaya geldik.
Ama tabi bu ülkenin daha çok ihtiyacı var. Büyümesi lazım. Yüzde 20’ye yakın genç
işsizlikten bahsettim. Bu ülke büyümek zorundadır ki istihdam yaratabilsin. Onun
için de bankacılık sisteminin tabi ki çalışması lazım. 

Bugün bankacılığın özkaynak karlılığı mevduat faizinin altındadır. Bankaların sermayedarları,‘
biz sermayedar olmaktan vazgeçtik, sizin bankanızda mevduat müşterisi olalım” deseler
2-3 puan daha fazla getiri elde edebilecekler. Ve ne kar dağıtımı, ne de başka kısıtlara
da tabi olmayacaklar. Şimdi sermayedar böyle bir durumda olduğu zaman taahhüdünü
korumaya devam eder mi? Veya hangi saikle devam etsin? İştiyakını nasıl koruyacağız
onun? Bunu bankaların değerlenmesinden borsada da görüyoruz karşılığını. Öyle olunca
bankacılık bu defa peki kendi içinden büyüyerek acaba özkaynaklarını beslemek suretiyle
faaliyetini devam ettirebilir mi, yeni iş kapasiteleri oluşturabilir mi diye baktığınızda,
yüzde 3,5 ve altına inmiş bir net faiz marjıyla, bankacılık sistemi verdiği ilave
kredilerle yeni iş yapma kapasitesi yaratamıyor. Bu bankacılık sisteminin matematiğinin
çalışmıyor olması demek. Bu, banka gibi bir sektörün ne kadar kar ettiği etmediği,
kar edip etmemesi gerektiği, çok veya az kar ettiği tartışması değil. Bankacılık
sisteminin aracılık fonksiyonunu görüp göremeyeceğinin tartışması.”

Sektörün bilanço büyütmesi ve kredi artışı konusunda ileride yer olup olmadığının
sorulması üzerine Bali, “Özellikle 2001 krizinden sonra finansal sektördeki çok 
yoğun reformların katkısıyla, aşağı yukarı global kriz sırasında da ülkenin sağlam
durmasında son derece fonksiyonel olan bankacılık sistemi, ondan sonraki dönemde
de hızlı büyümeye geçişi beraber sağlamıştı.” cevabını verdi.

**‘Sürekli bir kısıtı yönetmeye çalışıyoruz’**

Bali, 2010 yılında yüzde 5,8 ila 6 civarında bir net faiz marjı olduğunu hatırlatarak,
bugün bunun yüzde 3,5’in altında olduğunu ve özkaynak karlılıklarının yüzde 18-19’
lardan bugün yüzde 10-11 bandına gerilediğini bildirdi.

“İşte bugün mevduat faizi bunun üzerindedir” diyen Bali, şöyle devam etti:

“Rantiyer olmayı seçsek, bin 370’in üzerinde şubesi var İş Bankası’nın. Bunun 4 
katı kadar falan işlem geçiren şube dışı kanallarından da iş hacmi var. Biz bütün
bu teknik altyapıyı kaldırsak, bu kadar istihdamı sağlamıyor olsak, bunun sonucunda
elde edeceğimiz örneğin rantiyer geliri bundan daha yüksek olacaksa bu iş için hangi
saikle yapılacağı tartışmalıdır. Onun için bankacılık sektörü stratejik bir sektördür.
Savunma kadar, haberleşme kadar, enerji kadar stratejiktir. O yönüyle de bankacılığın
kendi fonksiyonunu sağlıklı bir şekilde görmeye devam etmesi için tedbirler almalıyız.
Bu, bankacılığın karlılığının artırılmasından geçer, azaltılmasından değil.

**‘Türkiye ekonomisi eski hızında büyümüyor’**

“Düşen kredilere paralel Takipteki Kredi Oranı (NPL) rasyolarında bir artış var.
Bunu bir risk unsuru olarak görüyor musunuz? Sektör için hangi seviyeler sürdürülebilir
olmaktan çıkacaktır?” sorusuna karşılık Bali, “Bisiklet sürmede esas yavaşladığınız
zaman maharetiniz anlaşılır” ifadesini kullandı.

Bali, Türkiye ekonomisinin 2012’den bu yana eski hızında büyümediğini belirterek,
sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fizibiliteler değişiyor. Daha önceki hızlı büyüme dönemlerinde dönen bazı çarklar
şimdi dönemeyebiliyor. Bunun karşılığını ödemelerde, karşılıksız senetlerde çeklerde,
protestolu senetlerde görüyoruz. Ama ben hala ekonominin içinden geçtiği fazlar,
yaşadığımız çok beklenmeyen değişik iç ve dış olayları dikkate aldığımızda NPL rasyolarının
iyi direndiğini, iyi korunduğu ve risk yönetimi anlamında iyi yönetildiğini düşünüyorum.

Demek ki sağlıklı portföyler oluşturarak, doğru kredi teknikleriyle çalışmalar yapmışız.
Ama son dönemde önemli bir yükseliş trendine girdiğimiz de ortada. Yüzde 3’lerin
üzerine çıktı rasyo. Burada bunun oransal olduğunu dikkate alınız. Kredi tabanı 
hızlı büyümediği için bu defa aynı miktardaki sorunlar bile görece daha yüksek görünüyor
olabilir. Matrahın büyümesi, iş yapma kapasitemizin büyümesi, genişlemesi lazım.”

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın’ın “Yüzde 15
kredi sınırının devam edip etmediğini bilmiyoruz” ifadesinin hatırlatılması üzerine
Bali, “Yüzde 15 kredi sınırının olup olmamasından ziyade bizim zaten kendi sınırlarımız
olduğunu düşünüyorum. Yani birisi bize bu yıl yüzde 40 büyütün kredi portföylerini
dese bunu yapacak bir imkan yok.” açıklamasında bulundu.

**‘Bankamızda birine kıyak anlamına gelebilecek bir kredi yoktur’**

Bali, Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a kredi verilmesine ve
Petrol Ofisi hisselerinin bir kısmının Doğan Grubuna satıldığı iddiasına yönelik
basında yer alan haberlerin hatırlatılması üzerine, şunları söyledi:

“Bankacılıkta müşteri sırrı diye bir şey var. Biz çıkıp Can Dündar değil kim olursa
olsun bir firma ya da gerçek şahsın kredisine, mevduatına, şahsi varlıklarına ilişkin
açıklamalar yapamayız hiç kimseye. Suçtur bu. Bu bizim bu konularda cevabımızın 
olmadığını göstermiyor. Bizden bu yönde yasal mercilerin bilgi talepleri var, sonuna
kadar da verilmiştir. Ama basında bu kadar yer aldıktan, isimleriyle ve diğer şeyleriyle
belirtildikten sonra şu kadarını söyleyebilirim; bizim bankamızda faizsiz bir kredi,
birine kıyak anlamına gelebilecek bir kredi yoktur. Can Dündar’a da yoktur, başkasına
da yoktur, olması da mümkün değildir.

Bu müessesenin kendine göre bir ahlakı var. Bunlar bizim emeklerimizin istismar 
edilmesi. Hak yemektir bu. 25 bin kişi çalışıyor bu bankada ve bu insanlar bir samimiyetle
iş yapıyorlar. Ben her kredinin tek tek hepsinden haberdar değilim. Bu yayının çıktığı
gün okur okumaz yalandır bu dedim. Böyle birşey olamaz zaten dedim. Çünkü bu müessesenin
nasıl çalıştığını bildiğim için böyle diyebiliyorum. Ama siz kendi dünyanızdaki 
kurgularla ‘yok efendim Gezi olaylarından önce verilmiş, sonra verilmiş, onda kullanılmış,
bunda şey yapılmış, yok efendim kredi ne zaman istersen öde’. Evet. Borçlu cari 
hesap şeklinde kullandırılmıştır.”
