# İSO İhracat İklimi endeksi temmuzda geriledi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/iso-ihracat-iklimi-endeksi-temmuzda-geriledi-68379h/
- Yayımlanma: 2021-08-09T10:10:53+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen 
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi, temmuzda
57,7’ye geriledi ancak yine de eşik değer 50,0’nin oldukça üzerinde kalarak ihracat
ikliminde güçlü bir iyileşmeye işaret etti. Böylece, ihracat pazarlarındaki talep
koşulları son altı ay boyunca iyileşme sergiledi.

Türk imalatçılarının en önemli ihracat pazarlarını oluşturan ABD ve birkaç Avrupa
ülkesinin tümünde üretim hacmi artmayı sürdürdü. Türk imalatçıların en büyük pazarı
Almanya’da büyüme hızı rekor düzeye ulaşırken, İtalya’da üç buçuk yılın en yüksek
seviyesine ulaşıldı. Karmaşık görünüm sergileyen Orta Doğu’da; Suudi Arabistan, 
BAE ve Katar’da ekonomik aktivite keskin arttı, Mısır’da yeniden küçüldü. Çin ve
Brezilya’nın büyüme hızı hazirana göre arttı, Rusya’da ivme kaybı oldu, Hindistan’da
ise ekonomik aktivite hemen hemen yatay seyretti.

Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen 
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin Temmuz
2021 dönemi sonuçları açıklandı. Endekste eşik değer olan 50,0’nin üzerinde ölçülen
tüm rakamlar ihracat ikliminde iyileşmeye, 50’nin altındaki değerler ise bozulmaya
işaret ediyor.

Haziranda 58,5 olan İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi 
Endeksi temmuzda 57,7’ye geriledi ancak yine de eşik değer 50,0’nin oldukça üzerinde
kalarak ihracat ikliminde güçlü bir iyileşmeye işaret etti. Böylece, ihracat pazarlarındaki
talep koşulları son altı ay boyunca iyileşme sergiledi.

**En büyük pazar Almanya’da büyüme hızı rekor düzeyde**

Türk imalatçılarının en önemli ihracat pazarlarını oluşturan ABD ve birkaç Avrupa
ülkesinin tümünde, üretim hacmi temmuzda güçlü bir şekilde artmaya devam etti. Türk
imalat sektörünün en büyük yurt dışı pazarı olan ve ihracattaki payı yaklaşık yüzde
10 olan Almanya’da üretim artışı ivme kazandı. Almanya’da büyüme hızı rekor düzeye
ulaşırken, İtalya’da da üç buçuk yılın en yüksek seviyesinde kaydedildi. Diğer ihracat
pazarlarının tümünde büyüme haziran ayına göre hız kesmekle birlikte güçlü seyrini
korudu. Bu pazarlar arasında Birleşik Krallık, ABD, Fransa, İspanya ve Hollanda 
gibi ülkeler yer aldı.

**Orta Doğu’da görünüm karmaşık**

Orta Doğu’da, talep koşulları açısından karmaşık bir görünüm söz konusu oldu. Suudi
Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar’da ekonomik aktivite keskin 
artışlar kaydederken, BAE petrol dışı üretimde son iki yılın en güçlü büyümesini
gerçekleştirdi. Buna karşılık, Mısır’da aktivite yeniden küçülürken Lübnan da daralma
bölgesinde kaldı.

Temmuz ayında Covid-19 vaka sayılarındaki artış ve buna bağlı kısıtlamaların faaliyetleri
olumsuz etkilediği birçok ülkede talep sert düşüşler gösterdi. Ekonomik aktivitede
en belirgin azalışlar Myanmar, Uganda, Malezya, Endonezya ve Vietnam’da gerçekleşti.
Ancak Türk imalat sanayi ihracatındaki toplam payı yüzde 0,5’le sınırlı olan bu 
ülkelerdeki sorunlar, Türk imalatçılarının ihracat iklimi üzerinde önemli bir doğrudan
etki yaratmıyor. Çin ve Brezilya gibi diğer ülkelerin büyüme hızlarında haziran 
ayına göre artış gerçekleşirken, Rusya’da ivme kaybı gözlendi. Hindistan’da ise 
haziran ayında Covid-19 kaynaklı sert daralmanın ardından ekonomik aktivite temmuzda
hemen hemen yatay seyretti.

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İhracat İklimi Endeksi hakkında değerlendirmede bulunan
IHS Markit Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: “Temmuz ayında Türk
imalat sanayicilerinin tüm kilit ihracat pazarlarında ekonomik aktivite canlanmaya
devam etti. Büyümede sağlanan süreklilik, ihracatçıların gelecek aylardaki satış
performansını destekleyecektir. Bununla birlikte, Covid-19 salgını hala açık bir
tehdit olmaya devam ediyor ve birçok Asya pazarının ekonomik aktivitesinde keskin
düşüşlere neden oluyor. Her ne kadar Türk imalatçıları söz konusu pazarlardaki zayıflıklardan
fazla etkilenmese de, bu zayıflıkların halihazırda sıkıntılı seyreden küresel tedarik
zincirlerine olası etkileri endişeye yol açabilir.”
