# İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan şoke eden Osmanlı açıklaması

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/israil-disisleri-bakanligindan-soke-eden-osmanli-aciklamasi-25486h/
- Yayımlanma: 2017-07-26T10:10:47+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın resmi Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
sözlerine yönelik sert ifadelerle dolu açıklamalar geldi. Açıklamada ” Osmanlı İmparatorluğu’nun
günleri çoktan bitti. Yahudi halkının başkenti Kudüs’tür ve öyle de kalacaktır” 
denildi.

Mescid-i Aksa gerilimiyle ilgili gerilen Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir gelişme
yaşandı. İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın Twitter hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
Mescid-i Aksa’ya ilişkin eleştirilerine yanıt geldi. 

Atılan tweette Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini ‘absürt, dayanaksız ve çarpıtılmış’
diye tanımlandı.

**‘OSMANLI GÜNLERİ ÇOKTAN BİTTİ’**

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Emmanuel Nahshon mesajında, “Erdoğann kendi ülkesinin
sıkıntıları ve sorunları ile ilgilenmesi daha iyi olur. Osmanlı İmparatorluğunun
günleri çoktan bitti. Yahudi halkının başkenti Kudüs’tür ve öyle de kalacaktır. 
Geçmiş yılların aksine, güvenlik, özgürlük, dini özgürlük ve tüm azınlıkların haklarına
saygı göstermeyi taahhüt eden bir hükümet kentidir. Camdan evde yaşayan Erdoğanın
başkalarının evine taş atmaması gerekir” dedi.

**CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?**

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yaptığı açıklamada Müslümanların Mescid-i Aksa’ya girişini
zorlaştırmak için her türlü yola başvuran İsrail yönetiminin harem bölgesini Müslümanlara
yasaklayarak işi fiili işgale kadar götürmesinin bardağın taşmaya başladığının işareti
olduğunun altını çizerek, “Buradaki amacın güvenlik kaygısı olmadığını, tamamen 
Müslümanları Mescid-i Aksa’dan tecrit etme niyetiyle hareket edildiğini İsrail’i
ve bölgeyi bilen herkes kabul edecektir. Biz Müslümanlar için mübarek beldelerimizi
korumak imkan değil, iman meselesidir. Eğer İsrail elindeki silahlara, arkasındaki
güçlere, yani imkanlarına bakarak böyle bir yola tevessül ediyorsa çok yanılıyor.
Buradan tüm vatandaşlarıma ve dünyadaki tüm Müslümanlara bir çağrıda bulunmak istiyorum.
İmkanı olan herkes bulduğu her fırsatta Peygamber Efendimizin tavsiyesine uyarak
lütfen Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı ziyaret etsin. Gidemeyenler de oradaki kardeşlerimize
yardım göndersinler. Gelin birlikte tıpkı Mekke’ye Medine’ye sahip çıkar gibi hep
birlikte Kudüs’e sahip çıkalım.

Ne Hristiyanların, ne de Musevilerin inançlarıyla, ibadetleriyle, ibadethaneleriyle
bizim meselemiz yoktur. İşte ülkemizde ne Sinagoglar, ne havralara yönelik Mescid-
i Aksa’da olan olaylar nedeniyle buradaki yapılmak istenen saldırılara bizler gerekli
tedbirlerimizi aldık, bazı ufak tefek yanlışların dışında da hamdolsun ciddi bir
şey yaşanmadı. Ben buradan da özellikle milletime, çeşitli düşünce gruplarına veya
siyasi partilere, STK’lara sesleniyorum. Mescid-i Aksa’da böyle bir şey oldu, bunun
karşılığı da bu olmalıdır diye buradaki sinagog veya havralara saldırmanın hiçbir
anlamı yoktur. Bunlar bizim dinimize göre de yasaklanmıştır, yanlıştır” demişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs’te Müslümanların kutsallarına saygı gösterilmesini,
haklarının korunmasının ve geleceklerinin güvence altına alınmasını istediklerini
vurgulayarak, “Türkiye en ideal çözümün 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs
olan bir Filistin devleti ile yine aynı sınırlar içinde başkenti Tel Aviv olan İsrail
devleti olduğunu savunmaya devam edecektir. Bu çerçevede İsrail’in Mescid-i Aksa’ya
Müslümanların girişine ve ibadetine engel olan son günlerdeki tavrını şiddetle kınıyoruz.
Şayet gerçekten ortada terörle mücadele bağlamında bir mesele varsa bunun kendi 
sınırları içinde ve doğru yöntemlerle ele alınması gerekir. Kendilerine sayın Cumhurbaşkanlarıyla
yaptığım görüşmede de söyledim. Mescid-i Aksa’ya ibadete giden Müslümanlara terörist
muamelesi yapılmasını asla kabul edemeyiz. Aynı şekilde burada sinagoglara, havralara
giden Musevilerin, Yahudilerin de terörist muamelesi görmesini biz kabul edemeyiz.
Bunları birbirinden ayırmamız lazım. Şu anda yapılan iş terörle mücadele bahanesiyle
Mescid-i Aksa’yı Müslümanların elinden alma girişimidir” demişti. 
