# İsrail doğalgazı için Türkiye daha ucuz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/israil-dogalgazi-icin-turkiye-daha-ucuz-18002h/
- Yayımlanma: 2016-12-25T12:58:43+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İsrail tarafından hazırlatılan “Türk Şirketler için Ticari Fırsatlar” çalışması,
Türkiye ile İsrail arasında boru hattı inşa etmenin maliyetinin 2,6 ile 3,9 milyar
dolar arasında değişeceğini, proje için Yunanistan rotasının seçilmesi halindeyse
boru hattının ortalama maliyetinin 7 milyar 150 milyon doları bulacağını ortaya 
çıkardı.

İsrail Büyükelçiliği’nce düzenlenen ve enerji firmalarından yetkililerin de katıldığı
toplantıda sunulan çalışmaya göre, Türkiye ve İsrail arasında inşa edilecek muhtemel
bir boru hattının uzunluğu 600 kilometreyi buluyor.

Çalışmada, İsrail gazını Avrupa pazarına taşıyacak boru hattı inşasının kilometre
başına 4,4 ile 6,6 milyon dolar arasında değişeceği öngörülüyor.

Bu çerçevede, söz konusu gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması halinde, inşa
edilecek boru hattının uzunluğunun 600 kilometre olması varsayımıyla 2 milyar 640
milyon dolar ile 3 milyar 960 milyon dolar arasında bir maliyet hesaplanıyor. Böylece
Türkiye’ye uzanacak boru hattının ortalama maliyetinin 3 milyar 300 milyon doları
bulacağı ortaya çıkıyor.

Yunanistan rotasının tercih edilmesi halindeyse, maliyet ikiye katlanıyor. Projenin
gerçekleştirilmesi için Yunanistan’a kadar bin 300 kilometre uzunluğunda bir boru
hattı inşa edilmesi gerekiyor. Bu durumda, ortalama maliyet 7 milyar 150 milyon 
doları aşıyor.

**“Önde gelen seçenek Türkiye”**

Çalışmayı gerçekleştiren İsrail Technion Üniversitesi Öğretim Görevlisi Gina Cohen,
AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, İsrail gazının taşınması için dört güzergah
bulunduğunu belirterek, bu seçeneklerin Mısır, Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan olduğunu
söyledi.

Cohen, güneyde en yakın seçeneğin Mısır, kuzeyde ise Türkiye olduğunu vurgulayarak,
şu bilgileri verdi:

“Boru hattının İsrail ile Mısır arasında inşa edilmesi halinde 200, Türkiye’yle 
600 ve Yunanistan’la bin 300 kilometre uzunluğunda olması gerekiyor. İsrail gazını
taşıyacak boru hattı projesinin maliyeti kilometre başına 4,4 ile 6,6 milyon dolar
arasında değişeceğini söyleyebilirim. Bu bir tahmin. Deniz yüzeyinin yapısı, derinliği,
mesafe bu maliyetin oluşmasında etkin bir rol oynuyor. Bu kapsamda değerlendirildiğinde,
bu gazı taşıyabileceğimiz ülkeler ise Kıbrıs, Mısır, Türkiye ve Yunanistan. Tüm 
bu seçenekler avantajları olduğu gibi dezavantajlara da sahip. Kıbrıs küçük bir 
ada ve fazla gaza ihtiyacı yok. Yunanistan komplike bir seçenek çünkü denizaltına
boru hattı döşenmesi teknolojisi çok karmaşık ve pahalı bir seçenek. Geriye Mısır
ve Türkiye seçeneği kalıyor. Mısır’da mevcut iki LNG tesisi var ve buradan yılda
10 milyar metreküp gaz ithal ediliyor. Dolayısıyla Mısır bir opsiyon. Ancak İsrail
gazının ihraç edilmesinde Türkiye çok iyi bir seçenek.”

Cohen, hem Türkiye hem de İsrail’in projeyi inşa etmeye karar verdikleri andan itibaren
hayata geçirilmesinin dört yıl süreceğini kaydederek, “Müzakereleri ertelemek doğru
olmaz, bir an önce başlamanın çok iyi olacağını düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyetinin
100’ncü kuruluş yıldönümü olan 2023, iki ülke arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesiyle
birlikte kaynak tedariğin arttırılması için doğru bir zaman olacaktır.” ifadelerini
kullandı.

“Türkiye kredisi yüksek bir pazar”

Türkiye’nin çok büyük bir piyasa olduğunu ve 2015 yılında yaklaşık 47,5 milyar metreküplük
bir gaz tüketimi gerçekleştirdiğini belirten Cohen, İsrail’in yıllık gaz tüketiminin
ise 10 milyar metreküp olduğunu ifade etti.

Cohen, bölgenin siyasi, ticari ve çevresel açıdan İsrail için çok önemli olduğuna
işaret ederek, “Türkiye kredisi yüksek bir pazara sahip. İsrail, gaz arzı konusunda
artık bağımsız ve Türkiye’nin de buna ihtiyacı var. Dolayısıyla, burada pek çok 
açıdan bir kazan-kazan durumu olduğunu düşünüyorum. Yıllık 16 milyar metreküplük
bir kapasite ile kurulacak bir boru hattı projesi, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi
gazını ister kuzeye ister güneye gitsin, taşımaya yeterli olacaktır, çünkü daha 
büyük bir kapasite ikinci bir hattın inşa edilmesini gerektirir.” değerlendirmesinde
de bulundu.
