# İstanbul depremi kaçınılmaz; şiddeti en az 7.2

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/istanbul-depremi-kacinilmaz-siddeti-en-az-7-2-16059h/
- Yayımlanma: 2016-10-24T14:17:13+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

15 yıl Marmara’daki fayı inceleyen ünlü Fransız deprembilimci Prof. Le Pichon, İstanbul
depremine yönelik önemli açıklamalarda bulundu

Kürşad Oğuz, Habertürk’te yayımlanan röportajda, ünlü Fransız deprem bilimci **Prof.
Xavier Le Pichon**.’ın İstanbul ile ilgili korkutan deprem uyarılarına yer verdi.
İşte o röportaj:

**Birkaç ay önce Marmara’da araştırma yapan Le Suroit gemisinin depremle ilgili 
bulguları makale olarak yayımlandı. Büyük İstanbul depremi dediğimiz depremi doğuracak
Marmara’daki fayın tek parça, tek hat, kıvrımlı iki fay olduğunun kesinleştiği Türk
deprembilimciler tarafından açıklandı.Son araştırmalarınızda ne buldunuz?**

1999 yılında Kuzey Anadolu Fayı’nın Marmara’da devam ettiğini, tek bir hatta ilerleyen
atımlı fay olduğunu söyledik. Bu fay üzerinde hareket oranının yaklaşık yılda 20
milimetre olduğunu, bu fayda son kırılmanın 1766’da iki büyük deprem sonrasında 
gerçekleştiğini, gelecek 30 yıl içerisinde yaklaşık 7.6 büyüklüğünde bir deprem 
olmasını beklemek gerektiğini de belirttik.

2001’de, Prof. Celal Şengör, İTÜ’den Prof. Tuncay Taymaz ve daha pek çok Türk uzmanla
yaptığımız çalışmalar, fay hakkındaki bilgilerimizi doğruladı. O dönemde birçok 
araştırmacı bu verilerin açıklamak için yeterli olmadığını söylüyordu.

**– Çalışmalarınız 2001’den sonra Marmara’da sürdü. Peki, son çalışmalar ne söylüyor?**

O tarihten bugüne Marmara’da Türk araştırmacıların koordinasyonunda çok sayıda uluslararası
ekip çalışmalar gerçekleştiriyor. Biz geçen ay Canadian Journal of Earth Sciences
adlı dergide bir makale yayımladık. Bu makalede bütün bu çalışmaların sonuçlarını
birleştirdik ve hepsinin, baştaki tezlerimizi doğruladığını söyledik.

**– Sonuç?**
Bizim “Ana Marmara Fayı” diye adlandırdığımız Marmara’daki Kuzey Anadolu
Fayı tek parça, tek hat, yılda 18 milimetre *elastik deformasyon akümülasyonu (esnek
bozulma birikimi) var.

**– Ne demek bu? Önemli mi?**
Evet, önemli çünkü bu fay son kırıldığında-ki artık
bunda herkes hemfikir- yıl 1766’ydı. O yıl, Marmara’daki fayı kıran iki büyük deprem
oldu. Yani yılda 18 milimetre bozulmayı 1766’dan bu yana geçen 250 yılla çarptığınızda
4.5 metrelik bir bozulma yığılması anlamına geliyor ve bu da bugün yaşanacak bir
depremde hareketin yaklaşık 4.5 metre olacağını gösteriyor.

![İstanbul depremi kaçınılmaz; şiddeti en az 7.2 Borsatek](http://www.borsagundem.
com/uploads/content/pichon1jpg_IVrBf.jpg?v=1477282279)

**– Depremin büyüklüğünü bu bozulma mı belirleyecek?** 
Evet. Fay güneyde yılda 
18 milimetre yani 1.8 santimetre batıya doğru hareket ediyor. Bu da 250 yılda 4.5
metrelik elastik deformasyon demek.

Bu elastik deformasyon, sismik sallantı sırasında bir seferde gevşeyecek, bu da 
depremin yıkıcılığını doğuracak. Bu hareket, eğer fay tahminimdeki gibi tek parça
halinde kırılırsa depremin 7.6 büyüklüğünde olacağı anlamına geliyor. Tabii 1766’
da olduğu gibi iki parça halinde de kırılabilir. Her halükârda büyüklük 7’nin üzerinde
olacak demektir.

**– Daha net söylersek?**
Deprem, 1766’da olduğu gibi iki seferde gerçekleşebilir.
1766’da bu önce İstanbul-Silivri segmentinde batıya doğru, sonra Silivri-Ganos (
Ganos Dağı-Tekirdağ) segmentinde batıya doğru gerçekleşmişti. Büyüklükleri 7-7.2
arasındaydı. Veya benim daha çok üzerinde durduğum gibi fay bütün bu hat boyunca
tek parça kırılacak ve büyüklüğü 7.4-7.6 arasında olacak.

**– Yani İstanbul’u etkileyen en az bir veya iki deprem kesin olacak.** 
Evet. Bir
deprem çok daha büyük olur ya da iki deprem olursa 1766 depreminde olduğu gibi 1-
2 ay arayla gerçekleşir. İki deprem olursa büyüklüğü 7.2 civarında olur. Tek deprem
olursa 7.4’ten büyük olur.

**– Kaçınılmaz sonuç mu bu?**
Evet. Bununla birlikte bazı araştırmacılar, faydaki
bu hareketin büyük bölümünün “creep” yani fay boyunca süregiden kayma sayesinde 
büyük deprem yaratmadan dağılacağını söylüyordu. Oysa Silivri’nin güneyinde, İstanbul-
Silivri segmentinde, sonarlı dip taramalarıyla yapılan 6 aylık ölçümlerde, böyle
bir kayma hareketi saptanmadı.

Yani fay sıkışmış halde ve esnek bozulma biriktiriyor. Bu tespitler, Sakic ve İTÜ’den
Özeren, Kandilli’den Ergintav dahil Türk araştırmacıların bulunduğu bir ekip tarafından
Geophysical Research Letters’da yayımlanan bir makalede açıklandı. Şunu kanıtladılar:

Denizin altında 800 metre derinlikte, Kumburgaz havzasında, fay üzerinde bir kayma
yok. Bu şu demek: Fay üzerinde “esnek bozulma” katlanarak büyümeye devam ediyor.
Yani fayda, bir “deprem olmayacağını” söyleyen kaymanın yaşandığını artık kesinlikle
ileri süremeyiz. Fay üzerinde büyük bir depremin oluşmakta olduğu kesin. Fay deformasyon
biriktiriyor ve bu da kesinlikle deprem olacak demek.

**– Depremin muhtemel merkezini belirlediniz mi?**
Depremin mesafesini soruyorsanız;
bir segment, İzmit’ten Silivri’ye gidiyor. Adı İstanbul-Silivri segmenti. Bunun 
uzunluğu 70 kilometre. Bu kesinlikle bir seferde kırılacak.

Yani en düşüğü bu olabilir ve 4.5 metrelik kaymayla 7’nin üstünde bir deprem doğuracağını
öngörebiliriz. Sonra bu fay Ganos’a (Tekirdağ) kadar devam ediyor. Bu da 200 kilometreye
kadar uzanıyor. Yani kırılma en az 70, en çok 200 kilometrede olabilir. Sadece 70
kilometrede olursa bu da ikinci bir deprem olacağı anlamına gelir. Bu deprem Marmara’nın
batısını kırar ve yeni bir 7’den büyük depreme neden olur. Ama eğer tek bir deprem
olursa bu, 7.4-7.6 arasında bir büyüklükte olur.

**– 2001’de “20-30 yıl içinde bir büyük deprem olma olasılığı yüksek” demiştiniz.
Aradan 15 yıl geçti. Şimdi bu olasılık daha mı yüksek?** 
Evet. Ben 30 yıl içinde
olma olasılığının olduğunu söylemiştim. Son 40 yılın araştırmaları gösterdi ki, 
bunun tarihini öngöremiyorsunuz.

Yani “15 yıl içinde kesin olacak” diyemem. Ama olma olasılığı yüksek. Tam tarihini
bilemesek de önümüzdeki yıllarda bu gerçekleşecek. Kesinlikle 7’den büyük bir ya
da iki deprem olacak.

**‘GÖLCÜK’LE AYNI TÜR OLACAK’**

**– İstanbul’un farklı bölgeleri, depremden farklı mı etkilenecek?** 
Büyük deprem
bütün İstanbul’u etkileyecek. İstanbul’da, kolayca yıkılabilecek bölgelerde aşırı
yapılaşma var. Bu binalar iyi inşa edilmiş değiller. Yani önemli bir tehlike var.
Ama bana öyle geliyor ki, biraz önce size bahsettiğim gibi fay boyunca kuzey ve 
güney arasında simetri olmaması nedeniyle bu, endişe duyacağımızda çok daha az önemli
olabilir.

**– Türkiye’de araştırmaya katılan deprembilimciler, Le Suroit’daki çalışmalarla
ilgili geçen ay bir açıklama yaptı. İlçe ilçe depremden farklı etkilenileceğini 
söylediler. Mesela Kadıköy’e 6, Eminönü’ne 9 büyüklüğünde yansıyacakmış deprem. 
Böyle mi?**

Bunlara ayrıntılı bakmadım. Diyebileceğim şu ki, bu deprem 1999 İzmit (Gölcük) depremiyle
mukayese edilebilir olacak. Aşağı yukarı aynı tür bir deprem olacak. İzmit depremi
7.4 büyüklüğündeydi. İstanbul’da da aşağı yukarı böyle olacak. Ve bu deprem İstanbul-
Silivri segmentini kapsayan bölgenin bütün kuzeyini etkileyecek. Araştırmacılarınız,
farklı bölgelerde depremin etkisinin ne olacağını inceledi. Bu çalışma da çok ciddi.

**– Sizin işiniz değil ama bu depremin yıkıcılığı konusunda bir öngörünüz var mı?**

Bunun için 1766 depremini örnek almanız yeter. Yıkıcılığı onun gibi olur. Burada
güven veren tek şey, dediğim gibi o depremde Ayasofya’nın zarar görmemiş olması.
Yani beklendiği ölçüde yıkıcı bir deprem olmayabilir.

**-Tsunami riski var mı Marmara’da?** 
İTÜ’den Doç. Sinan Özeren bunun üzerinde 
çok çalıştı. Sadece yatay hareket eden bu fay, normalde tsunami üretmez. “Ama Faydaki
sarsıntısı yüzünden büyük toprak parçaları çökecek ve bir çığa neden olacak; bu 
çığlar tsunami üretecek” diyor o. Haklı olabilir.

**‘UMUT VEREN YER AYASOFYA’**

**– Her şey bu kadar karamsar mı?**
İstanbul için olumlu diyebileceğimiz bir şey
var, evet. Şunu biliyoruz ki Ayasofya, depremlerden hiç zarar görmedi. Mesela 1766
depremi onu etkilemedi. 2003’te Journal of Geophysical Research’te ve bu yeni makalede
de ortaya koyduğum gibi, aslında fayın iki kıyısı arasında bir asimetri var.

Bu da fayın kuzeyinde, fayın güneyine göre 5-10 kat daha düşük bir şiddetle sonuçlanıyor.
Bu, Ayasofya Bazilikası’nın 1766 depreminde neden yıkılmadığını açıklıyor. Demek
ki depremin İstanbul’da beklenen yıkıcı etkisi korkulduğu kadar büyük olmayabilir;
beklenen şiddetin büyüklüğüne rağmen…

**– Bu asimetriyi biraz açalım mı?**
Fayın kuzeyi yani kıta bölümü, kıtasal kenar.
Fayın güneyinde ise Marmara havzası var. Fayın kuzeyi güneye göre çok daha sert.
Bu, esnek bozulmaya eşlik eden bir asimetri olduğunu gösteriyor bize. Kuzey, yani
kıtasal kenar güneye göre alt katmanlardan daha az etkileniyor. Bundan şu sonucu
çıkarıyorum: İstanbul’u etkileyecek bir deprem olacak, büyüklüğü 7’nin üzerinde,
muhtemelen 7.2-7.6 arasında olacak. Ancak bu asimetri nedeniyle bu büyüklüğün doğuracağından
daha az yıkıcı sonuç ortaya çıkacak.

**‘RİSK BÜYÜK BİLİM ADAMLARINIZI İYİ DİNLEYİN’**

**– Le Suroit ve siz kaç yıldır Marmara’da çalışıyorsunuz?**

Biz Türk araştırmacılarla, özellikle de İTÜ’lülerle 1999 İzmit depreminden hemen
sonra ortak çalışmaya başladık. Bu sonra uluslararası bir çaba haline geldi. Yani
Marmara’da sadece Suroit gemisi yoktu. Bunda da temel yeri Türkler aldı. Amerikalılar,
Fransızlar, başka ülkeler de vardı.

**– Finansmanı nasıl sağlandı?**
Başta Türkiye olmak üzere ABD, Fransa, AB gibi 
farklı devletler ve uluslararası kuruluşlar tarafından finanse edildi. Çok önemli
çalışmalar yapıldı, çaba sarf edildi. 15 yıldır süren örnek bir çalışma bu. Hepsi,
2001’de ortaya koyduğumuz tezi doğruladı. Artık önümüzü daha net görüyoruz ve deprem
riskiyle ilgili daha çok bilgi sahibiyiz. Fay tek parça halinde devam ediyor ve 
büyük olasılıkla bir, belki iki parça bölünecek.

**– Çalışmalar bitti mi?**
Marmara’da fay ölçümleri sürüyor. Başka çalışmalar da
var. Ama ben artık yokum. 1999’da başladım, o zaman genç sayılırdım ama şimdi… Bu
süreçte Türkiye’nin, Türk bilim adamlarının çabası çok kayda değerdi. Çok iyi bilim
adamlarınız var ve şimdi onları iyi dinlemeniz gerekiyor. Önünüzde ciddi bir risk
var ve mümkün olan en iyi tedbirleri almak zorundasınız.

**– Türk hükümetiyle bu çalışmalarla ilgili irtibata geçtiniz mi, size başvurdular
mı?** 
Yani devlet tehlikenin farkında mı? Bilmiyorum. Zaten Türk üniversiteleriyle
resmi işbirliği içindeyiz. Bütün bu bilgileri onlar hükümetle paylaşıyordur. Devletin
tepkisi ne bilmiyorum. Uzun süre önce bir plan uygulamaya koydular ama özel olarak
ne yaptıkları hakkında fikrim yok.

Bence Türkiye için çok zor bir durum çünkü İstanbul yakın dönemde çok hızlı büyüdü.
Çok önemli yapılar inşa edildi ama hepsi deprem riskine göre özel olarak kontrol
edilmedi. Yani ciddi bir tehlike var hükümet için de.

**‘KANDİLLİ’DEKİLER ÇOK İYİ AMA BENİM GÖRÜŞÜM DOĞRULANDI’**

**– Kandilli’den bazı araştırmacılar, geçen ayki makaleden sonra Marmara’daki fayın
farklı segmentlerden oluştuğunu, bunun da depremin doğuracağı enerjinin 7 büyüklüğünden
az olacağını gösterdiğini belirtti. Karşılaştırmak istemem ama ne dersiniz?**

Korku salmamak için mi böyle söyleniyor? Kandilli’dekiler çok iyi araştırmacılar.
Biraz farklı fikirleri var. Sadece diyebilirim ki, 2001’den sonra yapılan çok önemli
çalışmalar ve bizim yakında daha ayrıntılı açıklayacağımız bu son çalışma, benim
yorumumu doğruluyor. Elbette onların da argümanı vardır ama benim görüşüm bu.

**– Yakın dönemde Kandıra’da 5 büyüklüğünde deprem oldu ve İstanbul’dan çok hissedildi.
Son haftalarda çevrede çok sayıda deprem yaşandı. Bunların büyük depremle bir ilgisi
olabilir mi?** 
Kandıra depremini incelemedim, dolayısıyla size cevap veremem.
