# İstanbul için çok büyük deprem uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/istanbul-icin-cok-buyuk-deprem-uyarisi-13883h/
- Yayımlanma: 2016-08-05T20:47:45+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Fransız Le Figaro Gazetesi, ses dalgalarını ölçen balizlerinin, “İstanbul’un tektonik
tabakalar altındaki fay hattında basıncın en yüksek seviyede olduğunu” gösterdiğini
yazdı. Amerika’nın Sesi’nde yeralan habere göre, Marmara Denizi altında deprem olasılığını
araştırmak üzere oluşturulan uluslararası bilim heyetinde yer alan Fransız uzmanlar,
son araştırmaların “iki fay hattının burun buruna olduğunu ve hareket etmediğini,
ancak ilk hareketlilikte 2 metreye kadar kayma yaşanabileceğini ve bunun 7 ila 8
richter büyüklüğünde bir depreme yol açacağını söylediler. Bilim adamları, “Ancak
henüz bu depremin yarın mı yoksa 30 yıl sonra mı olacağı konusunda bir bilgimiz 
yok. Belki de bunu hiç bilemeyeceğiz” dediler.

**“Fay hattındaki basınç en yüksek seviyede”**
İstanbul’un 10 kilometre kadar güneyinde
Avrasya ve Anadolu tektonik plakalarını ayıran bir jeolojik fay hattı bulunuyor.
Ve bu iki tektonik plaka, birbirine orantılandığında, her yıl yaklaşık 20 mm. kayıyor.
Ancak ara yüzeylerinde, sürtünme kuvveti serbestçe kaymalarını engelliyor. Dolayısıyla
düzenli olarak bloke olan iki fay hattı, yıl içinde gerçekleşen tüm yer değiştirmeleri
de biriktiren bir şekilde, bir kaç saniyede, ani hareketliliklerle kayıyor bu da
şiddetli depremlere yol açıyor.

Yüzlerce kilometre uzunluğundaki Kuzey Anadolu fay hattı, 1912, 1939, 1942, 1943,
1944, 1957, 1967, 1999 ve 2014’te, bazı yerlerinden defalarca kırılma gösterdi. 
İzmit’te 1999’da, 18 bin kişinin öldüğü, 25 bin kişinin de yaralandığı 7.2 büyüklüğünde
bir depreme yol açtı. İstanbul’da, Marmara Denizi’nin altında, uzun süredir fay 
hattında kırılma olmadı. İstanbul’da önemli bir deprem en son 250 yıl önce, 1766’
da gerçekleşti.

**‘7 veya 8 büyüklüğünde deprem’**
Fransız Paris Yerküre Fizik Araştırmaları Enstitüsü
Başkanı Robin Lacassin, “Eğer o tarihten bu yana fay hattında hareketlilik olmadıysa,
bu da demektir ki 2 metreye yakın bir haraketlilik olabilir. Ve bu 7 ila 8 büyüklüğünde
bir deprem anlamına gelmektedir” dedi

Marmara Denizi altında karşılıklı sıkışan iki fay hattının yaratacağı deprem etkisinin
ufak hareketlerle hissedilmeden geçip geçmeyeceğini araştırmak üzere aralarında 
Fransız bilim adamlarının da bulunduğu uluslararası bir uzman ekip kuruldu.

Projeye katılan Batı Bretagne Üniversitesi jeofizikçisi Jean-Yves Royer, “Suların
elektromanyetik dalgaları bloke etmesi nedeniyle fay hareketlerini GPS aracılığıyla
ölçemiyoruz. Bunun üzerine 2014 yılı sonunda, Marmara Denizi’nde, İstanbul’un güneyindeki
bölümüne, 800 metre derinlikte, fay hattının 1700 metre uzunluğunda, ses dalgalarını
ölçen akustik balizlerden oluşan bir ağ yerleştirdik. Fay hatlarının ayrışma uzaklığını
ölçmek için balizler kendi aralarında iletişim sağlıyor. Ama bu sistem, dalga hızını
belirleyen suyun sıcaklığı, basınç ve tuzluluk oranı gibi etkenlerin de çok iyi 
bilinmesini gerektiriyor “dedi.

**“Çok büyük risk var”**
Uluslararası uzman ekip Geophysical Research Letters adlı
bilim dergisinde araştırmalarının ilk 6 aylık bölümünün sonuçlarını yayınladılar.
Royer, “Balizler arasındaki uzaklıkları net bir şekilde ölçtük. Ve bir hareketlilik
tespit etmedik. Bir yıllık gözlem rakamları da geldi. O da bu tespiti doğrular nitelikte.
Fay hattı bloke olmuş durumda. Bu bizim için sürpriz olmadı ama son derece güzel
bir deneysel onay anlamına geliyor. Emin olmak için deneylere devam etmek gerekiyor.
Ama bu bulgu aynı zamanda çok büyük bir risk olduğunu doğruluyor ve bu çok endişe
verici” diye konuştu.

Marmara Denizi altındaki ses balizlerinin 5 yıl deney alanında kalması öngörülüyor.
Eğer sistemin dayanıklı olduğu görülürse, bu sistem deniz altını izleyen “sismografların
da eklendiği sürekli bir izleme sistemine” çevrilebilecek.

**“Deprem öngörüsü garanti değil”**
Fransız uzman Royer, “Ama bu şu an 1 milyon 
Euro’ya mal olan sistemin maliyetinin 10 ila 100 katı arasında yükselmesi anlamına
geliyor” diyerek işin finansal zorluklarına dikkat çekiyor. Üstelik bu kadar pahalı
bir sistem depremin öngörülmesini de garanti edemiyor” görüşünü dile getirdi.

Paris Yerküre Fizik Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Robin Lacassin, ” Bu jeolojik
ve jeofizik ölçümlerin sonunda yalnızca potansiyel deprem riskini ve boyutunu tahmin
edebiliriz. Araştırmanın bu haliyle depremin yarın mı yoksa 30 yıl sonra mı meydana
geleceğini bilemeyiz. Belki de bu hiçbir zaman olanaklı olmayacak” dedi.
