# İstanbul için “yıkıcı tsunami” uyarısı!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/istanbul-icin-yikici-tsunami-uyarisi-39293h/
- Yayımlanma: 2018-08-15T14:48:16+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (
AFAD) tarafından düzenlenen “İstanbul’un Afetlere Hazırlık Çalışmaları Çalıştayı’nda
konuşma yapan Jeolog Prof. Dr. Şükrü Ersoy, gelecekte Marmara Denizi içerisinde 
7’den büyük bir depremin beraberinde yıkıcı bir tsunami dalgası oluşabileceğini 
söyledi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (
AFAD) tarafından düzenlenen “İstanbul’un Afetlere Hazırlık Çalışmaları Çalıştayı”
başladı.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Şükrü Ersoy, olası İstanbul depremine
dikkat çekerek, “Yabancı ve yerli yer bilimcilerinin ortak fikri; gelecekte Marmara
Denizi içerisinde 7’den büyük bir deprem olabileceği ve beraberinde yıkıcı bir tsunami
dalgası oluşabilir. En kötü senaryoya göre deprem büyüklüğü 7.7’ye bile varabilir.
Elbette ülkemizde büyük deprem oluşturabilecek pek çok fay kuşağı bulunmaktadır.
Ama nüfus, yapı, finansal yoğunluk açısından Marmara’yı daha çok konuşmamız gerektiği
bir gerçektir. Bu yüzden Marmara’daki deprem sorunu bir milli güvenlik sorunu gibi
el alınmalıdır” dedi. 

Ersoy, ilklim değişikliğine dikkat çekerek, “Değişime bağlı olarak yaşanan aşırı
kış ve yaz koşulları, şiddetli fırtına ve hortumlar, sel ve su baskınları, heyelan
ve toprak kaymaları artık şehirlerimizde sıkça yaşanan sıradan olaylar haline gelmiştir.
Bunlar doğal kaynaklı değil, insan kaynaklı şehir afetleridir. Son günlerde İstanbul’un
bazı ilçelerinde yaşanan toprak kaymalarında tek suçlu olarak ilan edilen şiddetli
yağışlar kötü mühendislik örneği defolu inşaatları ifşa etmiştir” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE VE İSTANBUL AFETLERE HAZIR MI?”

Ersoy’un ardından söz alan AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, AFAD’ın tek başına çok
fazla “Türkiye ve İstanbul afetlere hazır mı?” sorusuyla muhatap olduğunu belirterek,“
Bu soru tek başına AFAD’ın cevaplayabileceği bir şey değil. Bu soru İstanbul’da 
yaşayan her bireyle, her bir kurumla, özel sektörle, hep beraber açıklamamız gereken
bir soru. AFAD olarak müdahale konusundaki kapasitemizi 1999 yılına göre çok ileriye
taşıdık, çok iyi bir yere geldik. Ancak afet yönetimi dediğimiz şey sadece arama,
kurtarmadan ibaret değil. Arama, kurtarma bundan 30-40 önceki yapının önem verdiği
bir kavram. Kentsel dönüşüm, şehirlerin dönüşümü, bireylerin eğitim, ilkyardımın
yaygınlaştırılması ulaşımın sağlanması gibi konular tamam olduğunda ancak o zaman
tam olarak hazırız diyebiliriz. Afet yönetimi birlikte çalışmayı gerektirir. Bugünden
dantel gibi öreceğiz biz bu çalışmayı ki, en sonunda istediğimiz yere varabilelim.
Afet yönetimi bitmeyen bir süreçtir. Afet yönetimi birbirini tekrarlayan stratejik
planlar gibidir. Yaparsınız, ilerlersiniz, sonra tekrar kontrol eder  bir daha baştan
planlamaya başlarsınız. İnsanoğlu tabiatla, yeryüzüyle beraber yaşamayı öğrenmek
zorunda” diye konuştu. 
