# İstanbul’a sebze gelmeyebilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/istanbula-sebze-gelmeyebilir-17009h/
- Yayımlanma: 2016-11-21T23:27:04+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Antalya’da üreticilerin 50-80 kuruşa kendilerinden alınan domatesin İstanbul’da 
4-5 TL gibi fiyata tüketiciye ulaştırılıyor olması, Rusya’ya ihracat yasağının sürmesi,
dolardaki artış nedeniyle zirai ilaç, gübrenin zamlanması gibi gerekçelerle başlattığı
hale ürün göndermeme eylemi, bazı çiftçiler tarafından sürdürülüyor.

Kış döneminde Türkiye’nin sebze ihtiyacının çok önemli bölümünün üretildiği Antalya’da
çiftçilerin, hale ürün göndermeme eylemini uzatmaları durumunda tüketici fiyatlarında
artış ve piyasada ürün sıkıntısı endişesi yaşanıyor.

Ancak çiftçi serada çok fazla bekletemeyeceği için bir hafta sonra ürünün ya çöpe
gideceği ya da piyasaya çok fazla ürün arzı olması sebebiyle fiyatlarda daha sert
bir düşüş yaşanabileceği öngörülüyor.

**ANTALYA’DA 10 KURUŞ, İSTANBUL’DA 2 LİRA**

Çocukluğundan beri tarımla uğraşan ve marul, tere, nane, maydanoz gibi yeşillik 
ürettiğini anlatan Mehmet Avcıoğlu, gübre, tohum gibi girdi fiyatlarının çok yükseldiğini
ve çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını söyledi.

Çiftçinin gübresini, ilacını banka borcuyla yapabildiğini belirten Avcıoğlu, “Kredisini
ödeyemiyor. Kıvırcık marulun tanesi 10 kuruş, düz marul 40 kuruş, maydanoz, roka,
tere 20 kuruş. Sadece yeşillik değil, domates, patlıcan, salatalık hepsinde aynı.
Rusya’ya ihracat kapalı ve millete yazık, herkes kan ağlıyor. Geçen sene yine iyiydi
fiyatlar bu sene tamamen oturdu. Bu sene kıvırcık marul eken tamamen sürüyor. Hepsinde
aynı sıkıntı var. Antalya’da 10 kuruş olan kıvırcık marul İstanbul’da 2 liraya kadar
satılıyor. Çiftçiler gerçekten çok rezil, emeğini karşılayamıyor” diye konuştu.

**ZARARINA ÜRETİM**

Domates ve biber üretimi yapan Emrah Meydan, devletten bir pazar oluşturmasını beklediklerini
söyledi.

1 dönüm domatesin maliyetinin 8 bin lirayı bulduğunu anlatan Meydan, “Domatesin 
haldeki fiyatı ise 50-80 kuruş arasında. Bunu hesaba vurduğumuzda, 10 ton civarı
ürün alıyoruz, 8 bin lira kazanıyoruz. Bunun vergileri vs giderleri düştüğümüzde
6-7 bin lira kalıyor ve eksi 2 bin lira ile çalışıyoruz. Bu şekilde rakamlarla, 
ihracat olmaz ve bu mal para etmezse, çiftçi zaten bankalara borçlu, ileride elindeki
serasını da satacak, el kapısına bakacak. Yapabileceğimiz tek şey o. Birçok kalem
var bizi etkileyen, ilaçların yüzde 80’i yurtdışından ve dolar üzerinden geliyor.
Dolar da yükseldiği için bu ilaçlara her gün zam geliyor ve biz bu ilaçları nakit
alıyoruz. Eğer bu ürün Rusya’ya gitmezse direkt zarar edeceğiz ve yanımızdaki işçiler
de işsiz kalacak” dedi.

**ASIL PARAYI YİYEN İSTANBUL’DAKİ ARACILAR**

Ürettiği domatesin köy domatesi cinsi ve Rusya pazarına yönelik olduğunu belirten
Meydan, İstanbul’daki tüccarları suçladı. Antalya Hali’ndeki komisyoncuların çiftçinin
cebinde parası yokken fide, işçi ücretleri konusunda faizsiz para desteği verdiğini
kaydeden Emrah Meydan, “Bizi idare etmeye çalışıyorlar. Paketleme yapılıyor ve paketleme
fiyatı üstüne biniyor. İstanbul’a gittiği zaman orada ekstra bir ücret konuluyor.
Markette ekstra bir ücret daha. Asıl Antalya’dan çıktıktan sonra iş başlıyor fiyatlarda.
Yani Antalya’dan uygun fiyata çıkıyor, bu domates 1 liraya çıktığında buradaki adam
sadece kar alıyor. Ama İstanbul’daki ya da diğer şehirlerde ekstra para bindiriliyor.
Burada 50 kuruşa gönderdiğimiz domates bile 2 liraya satılıyor. Bunların hepsi Antalya
halinden çıktığında, asıl parayı yiyen İstanbul’daki aracılar. Kar yağdı bahanedir,
ürün gitmedi iki gün ürün kesilir ve fiyatları yükseltilir” diye konuştu.

**“İSTANBUL’DA SIKINTI OLABİLİR”**

Üretim maliyetleri artarken sebze fiyatlarının değişmemesi ve buna bağlı olarak 
giderek üreticilerin yoksullaşmasını asıl sıkıntı olarak gösteren Ziraat Mühendisleri
Odası Antalya Şube Başkanı Vahap Tuncer, “Yoksulluk öyle bir noktaya ulaşmıştır 
ki, şu anda üretici 2016’nın ürününü satıp para kazanabilirse 2015 yılında kullandığı
ilaç, gübre, tohumun borcunu ödeyebilecektir. 2016’ya da bu atmosferde girildikten
sonra ve Rusya’ya yönelik ihracat yasağının kalkmaması nedeniyle arzın fazlalığı
fiyatların düşmesine neden olmaktadır. Artık üretici katlanamaz duruma gelmiş ve
örgütsüz bir şekilde bu olaya bir protesto gerçekleştirmeye başladı. Antalya Hali’nde
bu eylem yapıldı ama geçen hafta Gazipaşa’da üreticilerin ürün göndermeyerek protesto
etmeye başladıklarını hep duyuyoruz” dedi.

Çiftçilerin hale ürün göndermeme eylemi nedeniyle İstanbul ve diğer illerde kısa
süreliğine sebze sıkıntısı yaşanabileceğini de kaydeden Tuncer, “Antalya’daki üretici
seradaki ürünü domates, biber veya patlıcanını çok uzun süre hasat etmeden duramaz,
hasadın yapılması lazım. Pazar değerinin kaybolmaması, arkadan yeni ürünler gelmesi
için. 2-3 günlük süre içinde fiyatlarda kısmi yükseklik olabilir ama çok uzun süre
sıkıntı yaşanacağını zannetmiyoruz. Üreticinin asıl sıkıntısı, şu an 80 kuruşa domatesi
satıyor, bu insanlar haklı olarak ancak harcadıkları paranın karşılığında bir paraya
sattıkları için para kazanamadığından şikayet ediyor. Halde 80 kuruşken tüketici
halinde 1.5- 2 lira olması, pazar ve markette 5 liraya satılması ister istemez çiftçileri
isyan noktasına getirmiştir” dedi.
