# İstanbul’da 48 bin bina yıkılabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/istanbulda-48-bin-bina-yikilabilir-57637h/
- Yayımlanma: 2020-11-07T14:09:47+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İstanbul, beklenen 7,5 büyüklüğündeki bir depreme hazırlıksız yakalanırsa 48 bin
bina yıkılacak ya da ağır hasar görecek. Afet ve acil durum anında hayati önem taşıyan,
bölgeye yardımların ve arama kurtarma ekiplerinin ulaşımı zorlaşacak. Böyle bir 
durumda yolların en az yüzde 30’unun kapanması öngörülüyor.

İstanbul İstatistik Ofisi, ‘İstanbul’un Deprem Raporu’na göre böyle bir durumda 
yaşanacak ekonomik kayıp ise, en az 120 milyar lira olacak. Depremin gece olması
halinde can kaybı sayısı önemli ölçüde artabileceği de belirtildi. Ayrıca, İstanbulluların
yarısına yakını depremi kader olarak görüyor.

İstanbul Büyükşehir Beledisi İstatistik Ofisi tarafından yapılan araştırmada İstanbul’un
7,5 büyüklüğündeki depremde alabileceği hasar gözler önüne serildi. 

Araştırmalara göre İstanbul, beklenen 7,5 büyüklüğündeki bir depreme hazırlıksız
yakalanırsa 48 bin bina yıkılacak ya da ağır hasar görecek. 194 bin bina orta ve
üstü hasar alacak.

**YOLLARIN YÜZDE 30’U KAPANACAK**

Afet ve acil durum anında hayati önem taşıyan, bölgeye yardımların ve arama kurtarma
ekiplerinin ulaşımı zorlaşacak.Böyle bir durumda yolların en az yüzde 30’unun kapanması
öngörülüyor.

Ayrıca yaşanacak ekonomik kaybın ise, en az 120 milyar lira olacağı tahmin ediliyor.
İstanbul hanelerinde anlık nüfusun gece 15 milyon, gündüz 6 milyon kişi olması nedeniyle
beklenen depremin gece olması halindeyse, can kaybı sayısı önemli ölçüde artabilir.

**2000 YILI ÖNCESİNDE YAPILAN BİNALAR DAHA RİSKLİ**

İBB’ye bağlı İstanbul İstatistik Ofisi’nde görevli Ekonomist ve Veri Görselleştirme
Uzmanı Ertuğrul Ağlar, “Bizim İstanbul’da şu an elimizde olan verilere göre 2000-
2019 yılları arasında tam 376 bin bina yapılmış. Ama sıkıntımız burada 2000 yılı
öncesinde yapılan binalarda başlıyor” diyerek uyarıda bulundu.

**48 BİN BİNA YA YIKILACAK YA DA AĞIR HASAR ALACAK**

Ağlar, ”2000 yılı öncesinde yapılan binalar bizim için daha büyük risk taşıyorlar
çünkü eskiler ve 99 depremini de yaşamış bulunmaktalar. 1980 ve 2000 yılları arasında
tam 538 bin 800 bina yapılmış İstanbul’da, bu binalar şu an hala ayaktalar. Bununla
birlikte 1980 öncesinde de 255 bin binamız hala İstanbul’da mevcut bulunuyorlar.
Bu yapılarımız, deprem için ekstra bir risk taşımakla beraber gelecek 7,5 büyüklüğündeki
bir depremde, 48 bin binanın çok büyük hasar göreceğini veya yıkılacağını tahmin
etmekteyiz. Sadece 48 bin binanın yıkılacağını veya ağır hasar göreceğini değil,
aynı zamanda 194 bin binanın da orta ve üstü derecede hasar göreceğini tahmin ediyoruz”
diye konuştu.

**DEPREM KADER Mİ YOKSA İHMAL Mİ?**

Geçmiş depremlerde yapılan çeşitli araştırmaları derlediklerinde ulaştıkları verileri
paylaşan Ağlar, şunları söyledi:

“İnsanlar genellikle orta ve üstü hasar alan ancak yıkılmayan binalarda hayatlarını
kaybediyorlar. Can kaybımız bu tarz binalarda çok daha fazla artıyor. Bu konuda 
da tabii ki eğitim ve tatbikatlar bizim için ekstradan bir önem arz ediyor. Yine
bununla birlikte sosyal hasar görebilirlik araştırmamızda mahalle mahalle insanlara
sorulan bir soruyu öne çıkartmamız gerekiyor. Soru şu: ‘Sizce depremde kader yüzünden
mi yoksa ihmal ya da önlem alınmaması yüzünden mi hayatlarımızı kaybediyoruz”

**İSTANBULLULARIN YARISINA YAKINI, DEPREMİ KADERE BAĞLIYOR**

Sorunun ardından ulaştıkları sonucun üzücü olduğunu belirten Ağlar, ”Çünkü İstanbulluların
yüzde 42’si depremde yaşanacak kayıpları tamamen kader olarak görüyorlar. Bizde 
bu çalışmayı kamuoyu yaratmak amacıyla insanlara sunmak ihtiyacında bulunduk çünkü
depremin geleceği zaman kader olabilir ancak depremden yaşanacak can kayıpları tamamen
ihmal ile alakalı şeyler” dedi. 

**“DENETİMLER TAM YAPILMIYOR”**

Binaların yapıldığı sırada daha iyi denetlenmesi gerektiğini ifade eden İsmail Kaya,“
Benim oturduğum bina nereden baksan 40 yıllık. Bence 2000’den sonra yapılan binalar
da riskli çünkü denetimler tam yapılmıyor. Bazı müteahhitler sağlam yapıyor tabii
ki ama denetimler sıklaşırsa, bizim için daha iyi olur.” diye konuştu.

Beylikdüzü’nde yaşayan ve yaşadığı binanın güvenli olmadığını düşündüğünü kaydeden
Recep Gülgen ise, “En son İzmir depreminde 2 yıllık bina çökme derecesine geldikten
sonra, bizimkilerin de risk altında olduğunu düşünüyorum. Ben Beylikdüzü’nde oturuyorum.
12 katlı. Tabii yüksekte oturduğumuz için sıkıntı. Bina güvenli mi değil mi diye
test yaptırmadık, kimsenin umurunda değil açıkçası. Biz Türkler olarak başımıza 
gelince anlıyoruz malum” dedi.

**“DURUMUN KRİTİK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”**

Samatya’da 20 yıllık bir binada yaşayan ve yaşadığı binanın deprem güvenli olup 
olmadığını bilmediğini söyleyen Selin Atak, şunları söyledi:

“Şu an bulunduğumuz semt oldukça eski yapılara sahip. Bir denetlenmesi gerektiğini
düşünüyorum. Hiçbirimiz güvende değiliz. İzmir depreminden sonra binaca test yaptırmak
gibi bir girişimimiz olacak. Bu mahallede de durumun kritik olduğunu düşünüyorum.
