# İstanbul’daki hava kirliliğinin nedeni belli oldu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/istanbuldaki-hava-kirliliginin-nedeni-belli-oldu-40699h/
- Yayımlanma: 2018-10-27T20:06:51+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

İstanbul Kocaeli arasında yapılması planlanan 64 km’lik otoyolunun nihai ÇED raporunda,
İstanbul’da yükselen inşaatların hava sirkülasyonunu engelleyerek kirliliğe neden
olduğu belirtildi.

[Artı Gerçek’ten Rıfat Doğan’ın haberine göre](https://www.artigercek.com/haberler/bakanligin-raporundan-istanbul-da-kirliligin-nedeni-yukselen-insaatlar?t=1540641190),
Kocaeli Valiliği’ne bağlı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde İstanbul ile Kocaeli
arasında planlanan 64 km’lik otoyolun nihai Çevresel Etki Değerlendirme raporu yayımlandı.

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapımı planlanan ve toplam maliyeti 94 milyon
500 bin olan otoyolu projesine neden ihtiyaç duyulduğu şu sözlerle anlatıldı:

“Karayolu taşımacılığı ve ulaşımında en güvenilir ve ekonomik olan otoyol ağı ile
genişletilmiş karayolu ağının ülkemiz genelinde geliştirilmesi ve karayolu ağı içerisindeki
payının artırılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır.”

Otoyol güzergahının İstanbul’un Tuzla ilçesi, Kurtköy kavşağı-Güzeltepe mevkii arası
6+940, 96 km, Kocaeli İli, İzmit, Körfez, Gebze, Dilovası ve Derince İlçesi, Güzeltepe-
Çınardüzü arasında 57+291,53 km. olmak üzere toplam 64 km olduğu kaydedildi.

**OTOYOLUN AMACI TRAFİK YOĞUNLUĞUNU AZALTMAK**

İstanbul-Kocaeli Yolu Projesinin amacının, her geçen gün artan trafik yoğunluğu,
sıkışıklığı ve insan sağlığını tehdit eden gürültü ve hava kirlenmesine sebep olan
ve mevcut İstanbul-Kocaeli otoyolunun trafik yoğunluğunu azaltmak olduğu ifade edildi.

733 nihai ÇED raporunda İstanbul ve Kocaeli’nde çevre, hava ve su kirliliğine ilişkin
tespitler ve nedenleri yer aldı.

**GELİR SEVİYESİ ÜLKE ORTALAMASININ ÜSTÜNDE ANCAK BUNUN BİR BEDELİ DE VAR**

ÇED raporunda Kocaeli’ndeki çevre kirliliğine ilişkin “Kocaeli, yoğun sanayi, ulaşım
hatları (D-100 ve otoban), aşırı nüfus artışı, plansız şehirleşme nedeniyle, ülkemizin
çevre açısından en sorunlu bölgesidir” ifadelerine yer verilirken “Türkiye ekonomisine
yön veren firmaların büyük çoğunluğunun faaliyet gösterdiği ilimizde kişi başına
düşen gelir seviyesi ülke ortalamasının çok çok üstünde yer alırken ne yazık ki 
bunun bedeli hava, su, toprak kirlenmesi ve çevre kirliliği ile birlikte yaşamak
olmuştur” dendi.

**KİRLİLİĞİN NEDENLERİNDEN BİRİ MADENLER, TAŞ OCAKLARI**

Kirliliğin kaynaklarına ilişkin şu veriler raporda yer aldı:

“Kocaeli’nde, hava kirliliğinin en büyük nedeni insan faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır.
Bu kaynaklar sabit ve hareketli olarak iki kısımda değerlendirilebilinir. Madencilik
ve taş ocağı etkinlikleri sırasında oluşan kirlilik, fabrikalardan kaynaklanan kirlilik,
yerleşim alanlarında bulunan ev ve binalardan kaynaklanan kirlilik, sabit kirletici
kaynaklar olarak isimlendirilir.”

İSTANBUL’DA KİRLİLİĞİN NEDENİ: DARALAN YEŞİL ALANLAR VE YÜKSELEN İNŞAATLAR

Raporda İstanbul’daki kirlilikle ilgili dikkat çekici şu ifadeler yer aldı: “Gittikçe
daralan yeşil alanlar ve gittikçe yükselen inşaatlar hava sirkülasyonunu engelleyerek
kirlilik artışında önemli bir rol oynamıştır.”

Raporda su derelere boşaltılan atıkların kirliliğin en büyük nedeni olduğunun altı
çizilerek “Yerleşim yerlerinin ve fabrikaların atık suları derelere, göllere veya
denizlere verilmektedir. Su belli bir düzeyde ve nitelikteki kirlenmenin üstesinden
gelebilmektedir. Suya bırakılan organik kirleticiler, suda bulunan bakterilerin 
ve erimiş oksijenin (Biyolojik Oksijen İhtiyacı, BOI) etkisiyle biyokimyasal ayrışmaya
uğramaktadır.

Mineralizasyon denilen bu olay suyun kalitesinin bozulmadan sürebilmesini sağlayan
doğal bir etkileşimdir. Ancak kirletici türlerinin giderek artması, kirleticinin
öz yapısının değişmesi, nüfus yığılmaları ile kullanılan kirletici miktarının yükselmesi,
mineralizasyonu etkisiz duruma getirmektedir.

Özellikle zararlı ve tehlikeli atıklar olarak nitelendirilen inorganik ve radyoaktif
maddeler bu açıdan bakıldığında yeni bir boyut oluşturmuşlardır. Havada ortaya çıkan
kirlenme ve toprak kirliliği de suyun doğal dolanımı nedeniyle su kaynaklarını etkilemektedir”
dendi.
