# İşte AK Parti ve MHP’nin anlaştığı maddeler

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/iste-ak-parti-ve-mhpnin-anlastigi-maddeler-17175h/
- Yayımlanma: 2016-11-27T09:22:49+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

MHP’nin önerileri doğrultusunda revize edilen anayasa değişikliği metninde, halen
üzerinde tartışılan noktalar olsa da önemli başlıklarda karar verildi. Dışarıdan
atanan bakanlar için de Yüce Divan konuldu, milletvekilleri gibi yargılanmalarından
vazgeçildi. Büyükelçi atamaları da TBMM’nin onayına sunulacak. Hükümetler, TBMM’den
güvenoyu almayacak. AK Parti’nin geçici hükümler hariç, 14 maddelik mini anayasa
paketi üzerindeki revizyon çalışmasında, MHP’nin talepleri büyük ölçüde karşılanırken,
halen tartışılan ‘oranlar’ bulunuyor. MHP, revize edilmiş metni inceledikten sonra,
bu hafta düğmeye basılacak. Tam uzlaşma çıkarsa, metin doğrudan teklif olarak TBMM’ye
verilecek. Tartışılan noktalar kalırsa, liderler bir araya gelerek, müdahale edecek.
Tartışmalı noktaların da bulunduğu mutabakat maddeleri şöyle:

**YÜCA DİVAN’A SEVK ORANI**

AK Parti’nin, Cumhurbaşkanı’nın Yüce Divan’a sevk konusunda üç aşamalı önerdiği 
oranlarda değişikliğe gidildi. AK Parti, Yüce Divan önergesi verilmesinin üye tam
sayısının üçte biri, soruşturma komisyonu kurulmasının beşte üçü, Yüce Divan’a sevkin
ise üçte iki oyla yapılmasını önerdi. AK Parti böylece, Cumhurbaşkanı’nın 413 oyla
Yüce Divan’a sevk edilmesi sayısını 367’ye çekmiş oldu. Ancak MHP bunu da yüksek
bulduğu için bu rakamlara ilişkin görüşmeler sürüyor.

**ATANAN BAKANA YÜCE DİVAN**

AK Parti’nin önerisinde dışarıdan atanacak bakanlara Yüce Divan mekanizması öngörülmemişti.
Bu bakanlar milletvekili dokunulmazlıklarına sahip olacak, milletvekilleri gibi 
yargılanacaklardı. Ancak MHP, buna itiraz etti, bakanlar için Yüce Divan mekanizması
konulmasını istedi. AK Parti bunu kabul etti. Mevcut anayasadaki gibi işleyecek 
sistemde, Yüce Divana’ sevk oranlarının Cumhurbaşkanı’ndan daha düşük olması planlandı.

**KARARNAMEDE GENİŞ YETKİ**

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi en çok tartışılan konuyu oluşturdu. Bu kararnamelerin“
hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması” veya “özlük hakların yeniden düzenlenmesi”
amacıyla çıkartılamayacağına karar verildi. Bu kararnameler, uygulamadaki kanunlara
aykırı olamayacak. Ancak yeniden yapılanma, teşkilatlanma gibi alanlar da dahil,
kanunla düzenlenen alanlarda da kararname çıkartılabilecek. Cumhurbaşkanı kararnamesi,
Anayasa Mahkemesi yoluyla denetlenecek.

**2019 ÖNCESİ YETKİLER**

Başkanlık sistemine, 2019’dan önce geçilmeyecek; bu nedenle erken seçim öngörülmüyor.
Ancak mevcut Cumhurbaşkanı seçimlere kadar bu yetkilerden bazılarını kullanacak.
Bakanlar Kurulu’na başkanlık edecek, bakanları görevden alabilecek, partisiyle bağını
kuracak ve kararname çıkartabilecek. Kararname çıkarma yetkisinin 2019’dan önce 
verilmesi de tartışma konusu oldu. AK Parti, yapısal düzenlemeler için kararname
çıkarma yetkisinin 2019’dan önce kullanılması gerektiğini savunuyor. MHP, 2019’dan
önce hem mevcut hükümetin hem de Cumhurbaşkanı’nın kararname çıkarma yetkisi olmasına
itiraz ediyor.

**GENSORU DA YOK**

MHP, başkanlık sistemi hükümetinin TBMM’den güvenoyu almasını istedi. Hatta görüşmelerde
bakanların ayrı ayrı güvenoyu alması da tartışıldı. Ancak AK Parti, yeni sistemde
hükümetin TBMM’den güvenoyu almasına gerek olmadığını savunuyor. Hükümet güvenoyu
almayacak, gensoru ile düşürülemeyecek. Denetim için sadece soruşturma ve araştırma
mekanizmaları kullanılacak. MHP, bu konuda ikna edildi.

**BÜYÜKELÇİ ATAMALARI**

MHP, Cumhurbaşkanı’nın atama yetkilerine sınırlama istiyor. Bu yetkilerin TBMM ile
paylaşılması ve buna ilişkin oranların Meclis lehine attırılmasını istiyor. AK Parti
bu talebe sıcak yaklaştı. MHP’nin, ABD’de olduğu gibi büyükelçi atamalarının TBMM
onayına sunulması önerisi kabul gördü. Cumhurbaşkanı’nın, HSYK, Anayasa Mahkemesi
üyelerinin atanmasındaki yarı yarıya oranı da TBMM lehine değiştirilecek.

**BİRLİKTE SEÇİMDE ISRAR**

AK Parti’nin önerisinde olduğu gibi Cumhurbaşkanı TBMM’yi feshederse, kendisinin
de görev süresi sona erecek. Bu ‘dehşet dengesi’ olarak adlandırılıyor. Bu durumda
hem cumhurbaşkanlığı, hem parlamento seçimi birlikte yapılacak. AK Parti, seçimlerin
aynı anda yapılmasından vazgeçmiyor.(Hürriyet)

 
