# İşte o zirvenin perde arkası

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/iste-o-zirvenin-perde-arkasi-11443h/
- Yayımlanma: 2016-05-05T09:20:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Serpil Çevikcan, AKP’de yetkilerinin tırpanlanmasının
ardından istifası konuşulan Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın
Beştepe’de 1 saat 40 dakika süren görüşmesinde neler konuşulduğunu yazdı. Çevilkcan,
olağanüstü kongre kararının alındığı görüşmede, Davutoğlu’nun uhdesinde bulunan 
görevleri, Genel Başkanlığı, Başbakanlığı yapma ve anlama biçimi üzerine düşünceleri
Cumhurbaşkanı ile paylaştığını söyledi. “Başbakan’ın ülkenin temel meselelerinde
siyaset yapma ve karar verme tarzı konusundaki yaklaşımını ve kimi yanlış anlamalara
ilişkin görüşlerini de aktardığını belirten Çevikcan, Cumhurbaşkanı’nın Davutoğlu’nu
dinlediği ve sonunda ‘Doğru olanı; kongreyi toplayın, devredin’ dediğini aktardı.

AKP kongresinin mayıs sonu veya haziran başında olağanüstü toplanması kararlaştırıldı.
27 Ağustos 2014’te yapılan AKP’nin 1. Olağanüstü Kongre’sinde Erdoğan’ın isteğiyle
genel başkan seçilen ve başbakanlığa atanan Davutoğlu, yine Erdoğan’ın isteğiyle
yaklaşık üç hafta içinde toplanması planlanan 2. Olağanüstü Kongre’de aday olmayarak
genel başkanlık ve Başbakanlık görevlerini bırakacak. Davutoğlu, bugün sabah AKP
Merkez Yürütme Kurulu’nu topladıktan sonra düzenleyeceği basın toplantısında olağanüstü
kongre kararını açıklayacak.

Çevikcan’ın Milliyet’te “Doğru olanı, kongreyi toplayın” başlığıyla yayımlanan (
5 Mayıs 2016) yazısı şöyle:

29 Nisan’daki AK Parti MKYK’sından çıkan; il ve ilçe başkanlarını atama yetkisini
Genel Başkan’ın elinden alan karar işaret fişeğiydi.
Bu kararı izleyen günlerde 
yayılan Pelikan dosyası, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bunlara karşı önceki gün AK
Parti Grup Toplantısı’nda yaptığı, sert ifadeler ve köşeli imalar içeren konuşmaAnkara’yı
dün akşam Beştepe’de yapılan tarihi görüşmeye taşıdı.Adım adım gidelim…

**“Tabi öyle olacak”**

29 Nisan sabahı Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki telefon görüşmesinde, söz 
konusu MKYK kararına ilişkin imza listesi konusu görüşülürken Başbakan Davutoğlu,
Erdoğan’a, imza toplama girişiminin Cumhurbaşkanı’nın bilgisi dahilinde yapıldığı
yolunda bir cümle sarf edince, “Tabi öyle olacak, ben onların lideriyim” yanıtıyla
karşılaşıyor.
Aslında bu yanıt dünkü görüşmeye kadar yaşanan sürecin can alıcı noktası.
Bu diyaloğu izleyen günlerde araya giren Pelikan dosyasının ardından Davutoğlu önceki
günkü Meclis konuşmasını yapıyor. Olabildiğince mesaj yüklü konuşmasında makamları,
mevkileri elinin tersiyle itebileceğini söylüyor, ilkeli olmanın altını çiziyor.
Bu cümleler de Başbakan’ın bugün yapacağı basın toplantısında açıklaması beklenen
neden aday olmayacağının izahı.

**Erdoğan’ın görüştüğü üç isim**

29 Nisan sabahından bu yana ama özellikle önceki gün ve dün Cumhurbaşkanlığı ile
Başbakanlık karargahlarında yoğun bir trafik yaşanıyor.
Bu trafik arasında, Beştepe’deki
dünkü görüşmenin bir gün öne alınmasının kararlaştırıldığı bir “Miraç Kandili tebrikleşmesi”
de var.Önceki akşam Cumhurbaşkanı’nı Kandil’i kutlamak için arıyor Başbakan. Kulislere
yansıyan bilgilere göre olağanüstü olağan görüşmenin bir gün öne çekilmesine karar
veriliyor.Dünkü trafiğin içindeki isimlerden biri TBMM Başkanı İsmail Kahraman.Cumhurbaşkanı
ve Başbakan’la görüşen isimlerden öne çıkan diğerleri Başbakan Yardımcısı Yalçın
Akdoğan ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik.Cumhurbaşkanı Erdoğan dün bir araya geldiği
üç isimle uzun süreli görüşmeler yapıyor.Bu isimler; İçişleri Bakanı Efkan Ala, 
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Davutoğlu sonrası AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakanlık
için yapılan tahminlerde adı ilk sıralarda yer alan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanı Binali Yıldırım.Bu isimler dikkat çekici.

**Başbakan anlatıyor**

Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık cephesinde son bir haftada yaşanan baş döndürücü
gelişmeler dünkü görüşmeyle sonuçlanıyor.
Her şeyden önce hem Cumhurbaşkanlığı hem
de Başbakanlık’tan gelen bilgiler görüşmenin genel havasının gerilimli bir üsluptan
uzak olduğu yolunda.Zaten aksi beklenemez.Dünkü buluşma Davutoğlu açısından sadece
Cumhurbaşkanı ile değil kendisini siyasete ve Başbakanlığa taşıyan lideriyle yapılan
bir görüşme.Erdoğan açısından da kuşkusuz yıllar içinde oluşan yakınlık ve kaderdaşlık
söz konusu.Görüşmede Davutoğlu’nun; uhdesinde bulunan görevleri, Genel Başkanlığı,
Başbakanlığı yapma ve anlama biçimi üzerine düşüncelerini Cumhurbaşkanı ile paylaştığını
söyleyebiliriz.Bu noktada Başbakan’ın ülkenin temel meselelerinde siyaset yapma 
ve karar verme tarzı konusundaki yaklaşımını ve kimi yanlış anlamalara ilişkin görüşlerini
de aktardığı belirtiliyor.Bu bağlamda çözüm sürecine yeniden dönülebileceği şeklinde
anlaşılan ve Cumhurbaşkanı ile son dönem gerilim konularından biri olan meselenin
de gündeme geldiği kaydediliyor.

**Kafalarda bitmişti**

Başbakan Davutoğlu, görüşmeye cebinde bir istifa metniyle gitmiyor.
Buna karşın,
son AK Parti grup toplantısındaki konuşmayı yapmış olmanın rahatlığı içinde ve bir
kararla Beştepe’ye gittiği vurgulanıyor.Diğer yandan kaynaklar, “Cumhurbaşkanı açısından
olay kafasında bitmişti” ifadesini kullanıyor.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Davutoğlu’na
görevi devrettiği dönemden bu yana gelişen ve kriz alarmı veren bir çok kritik olayda
ilişkinin test edildiğini düşündüğü belirtiliyor.Hem parti yönetimine ilişkin ayrışma
noktaları hem de Başkanlık konusundaki uyum ve kararlılık sorununun Cumhurbaşkanı
açısından öncelikle dikkate alındığı kaydediliyor.Cumhurbaşkanı’nın bir “birikimin”
sonucunda karar vererek dünkü görüşmeyi yaptığı ifade ediliyor. Bu nedenle, görüşmede
Davutoğlu’nu dinlediği ancak temel ayrışma noktalarında mesafe almasına izin vermediği
belirtiliyor.

**Cumhurbaşkanı’nın son sözü**

1,5 saati aşan görüşmenin sonunda tek seçenek Cumhurbaşkanı tarafından dile getiriliyor.

Erdoğan, “Doğru olanı; kongreyi toplayın, devredin” diyor.Dün görüşmenin ardından
Ankara kulislerine, “ortak bir karar oluştuğu” bilgileri yansıyor.“Davutoğlu’ndan
sonra kim olur” sorusuna kulislerde dün gece itibariyle verilen yanıt da şöyle:“
Kamuoyunun ve AK Parti kadrolarının beklemediği bir isim olmaz. Kimlerin isminin
konuşulduğu belli.”Bu yanıt seçenekleri azaltıyor.Davutoğlu’nun; uzlaşmayı önceleyen,
çalışkan, iddialı, temiz ve güler yüzlü imzası AK Parti hanesinde derin bir çentik
attı.Ortada yeni bir takvim var.Mayıs’ın son günlerinde AK Parti’de yeni bir sayfa
açılıyor diyebiliriz.Her zaman bir vizyon ve iddia sahibi olan Davutoğlu’nun bu 
sayfada kendisini nasıl konumlandıracağının işaretlerini bugün alacağız.Ve Türkiye’yi
sistem değişikliğine taşıma iddiasıyla ilerleyecek daha hızlı bir sürece tanık olacağız.
Bu süreçte değişmeyecek tek şey Erdoğan’ın liderliği ve siyasete yön verme gücü 
olacak. 

 

 
