# İTÜ’den evsel ve endüstriyel atıkları yüzde 99 arıtan teknoloji

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ituden-evsel-ve-endustriyel-atiklari-yuzde-99-aritan-teknoloji-65350h/
- Yayımlanma: 2021-06-12T15:51:05+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Marmara’nın çeşitli noktalarında görülen ve yer yer denizin dibi ile yüzeyini de
kaplayan müsilajın temizlenmesi için çalışmalar devam ediyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının “Marmara Denizi Koruma Eylem Planı” kapsamındaki
temizlik çalışmalarına Liman Başkanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Tarım ve Orman
Müdürlüğü ile belediyeler destek veriyor.

Temizleme çalışmalarının yanı sıra müsilaja neden olan sebeplerin çözümü için de
bir çok araştırma ve çalışma yapılıyor.

 İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bu anlamda araştırma yapan kurumlardan biri.
İTÜ MEM-TEK bünyesinde yerli ve milli olarak nanoteknolojik yöntemle membran filtreler,
İstanbul’da Ağva Atıksu Arıtma Tesisinde, tekstil endüstrisi atık sularının arıtımı
ve geri kazanımında, süt endüstrisi atık sularının arıtımında, çöp sızıntı suları
gibi kuvvetli atık suların arıtımında ve paket atık su arıtma tesislerinde kullanılıyor.

Membran biyoreaktör teknolojisinin evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmasında 
yüzde 99 başarı sağladığı belirtiliyor.

İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Marmara 
Denizi’nin kapalı bir deniz olması nedeniyle su hareketliliğinin çok düşük olduğunu
söyledi.

Bu nedenle Marmara Denizi’nde giriş ve çıkış dengesinin çok iyi kontrol edilmesi
gerektiğini dile getiren Koyuncu, “Bu tür kapalı su ortamlarında kirlilik yükünün
özümleme kapasitesinin üzerine çıkmaması gerekiyor. Bu özümleme kapasitesinin çok
üzerinde bir karbon, azot ve fosfor, Marmara Denizi’ne verildiği için şu anda deniz
ortamındaki fitoplankton türü canlılar, aşırı besin maddeleriyle beslenerek, büyüyüp
müsilajı ortaya çıkarıyor” dedi.

### **“Evsel ve endüstriyel atıklar kirlilikte büyük problem oluşturuyor”**

Prof. Dr. Koyuncu, hassas bir ortam olan Marmara Denizi’ndeki kirlilik yükünün çok
iyi kontrol altına alınması gerektiğinin altını çizdi.

Marmara Denizi’ndeki tekil kirliliğin, yani evsel ve endüstriyel sular ile deniz
ortamına verilen kirliliklerin büyük problem oluşturduğunu belirten Koyuncu, şunları
kaydetti:

“Bu evsel ve endüstriyel atıkların kontrol altına alınması gerekiyor. Bu şekilde
kirlilik yükünü azaltarak Marmara Denizi’ndeki müsilaj problemini orta vadede kontrol
altına alabiliriz. Deniz ortamına verilen evsel ve endüstriyel atık sulardaki karbon,
azot ve fosfor kirliliğinin azaltılabilmesi ve sıfırlanması açısından membran teknolojileri
çok önemli rol oynuyor. Membran biyoreaktör teknolojisi şu anda ülkemizde ve dünyada
birçok yerde kullanılıyor. İTÜ bünyesindeki MEM-TEK’de yerli ve milli olarak biz
de membran filtrasyon modülleri üretiyoruz. Şu anda bunu seri üretime geçirdik. 
Membran filtreler, polimerik malzemelerden üretilen nanometre düzeyinde çok küçük
gözeneklere sahip seçici geçirgen zar görevi gören filtrelerdir.” 

Türkiye’de bu teknoloji üretildikten sonra maliyetlerin düşürüldüğünü aktaran Koyuncu,“
Membran biyoreaktör teknolojisi ile atık suyu yeniden kullanılabilir seviyede arıtabiliyoruz.
İTÜ bünyesinde ürettiğimiz membran biyoreaktör teknolojisini hassas bölge olan Marmara
Denizi’nde uygulayıp kirlilik yükünü kontrol altına alabilmek mümkün. Membran biyoreaktör
teknolojisi evsel ve endüstriyel atıkların arıtılmasında yüzde 99 başarı sağlıyor”
ifadelerini kullandı.

Membran biyoreaktör teknolojisinin Türkiye’de üretilebiliyor olmasının önemli olduğunu
vurgulayan Prof. Dr. Koyuncu, “Talep olması halinde istenilen kapasitede Marmara
havzasındaki bütün atık su arıtma tesislerinde bu teknolojinin kullanılması mümkün”
dedi.

### **“Marmara havzası için uygun bir teknoloji”**

Prof. Dr. Koyuncu, membran biyoreaktör teknolojisinin konvansiyonel arıtma teknolojilerine
göre 4’te bir daha az yer kapladığını anlattı.

Marmara Denizi’nde nüfus yoğunluğunun da fazla olduğunu anlatan Koyuncu, sözlerini
şöyle sürdürdü:

“Dolayısıyla bu tür arıtma teknolojilerinin az yer kaplaması önemli. Bunun yanında
membran biyoreaktör teknolojisi daha az çamur üretiyor. Bu arıtma tesisi açısından
önemli. Az çamur üreten membran biyoreaktör teknolojilerinin uygulanması ileriye
dönük olarak hassas olan Marmara Havzası için çok uygun bir teknoloji olacaktır.
Ayrıca bu yurt dışından ithal edilen ürünlerle maliyetleri 1/2 oranında daha düşüktür.
Bunun yanı sıra teknoloji yerli olduğundan herhangi bir bakım onarım gerektiği durumlarda
hızlı teknik servis imkanı bulunduğundan belediyeler için tercih sebebidir.”

İTÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Koyuncu, atık suyu arıtırken, arıtılan suyun içerisindeki
azot ve fosforun geri kazanılabilmesinin önemli olduğunu, membran biyoreaktör teknolojileriyle
azot ve fosforun denize verilmeyip gübre kalitesinde çok farklı şekillerde değerlendirilebileceğini
sözlerine ekledi.
