# İTÜ’nün otonom gemi çalışması suya indi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/itunun-otonom-gemi-calismasi-suya-indi-68311h/
- Yayımlanma: 2021-08-07T11:37:02+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Kara ve hava araçlarında otonominin belirli bir seviyeye ulaşmasının ardından, son
zamanlarda dünyayla beraber Türkiye’nin de gözü otonom deniz araçlarına çevrildi.
Gerek sivil gerek askeri kapsamda önemli uygulama alanları bulunan otonom gemiler
üzerine özellikle İskandinav ve Uzak Doğu ülkelerinin ileri çalışmaları bulunuyor.
İTÜ bünyesinde bu alandaki öncü çalışmalar Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi’nde
yürütülüyor.

Yürütücülüğünü Doç. Dr. Ömer Kemal Kınacı’nın üstlendiği “Uzaktan kumanda ile sevk
edilebilen bir gemi modelinin sayısal ve deneysel hidroakustik analizi” başlıklı
TÜBİTAK 1001 Projesi’nin İTÜ Gölet testleri başarıyla gerçekleştirildi. Projede,
kontrol sistem tasarımları üzerine önemli çalışmaları bulunan Dr. Öğretim Üyesi 
İsmail Bayezit de araştırmacı olarak yer alıyor.

**Otonom gemi yolunda ilk adımlar**

Proje kapsamında geliştirilen model ölçekli gemi uzaktan kumanda ile kontrol ediliyor.
Pervane devri ve dümen açısı için istenen değerler gemiye uzaktan iletilebiliyor.
Geminin tüm dinamiklerinin önceden hesap edilmesiyle gemi manevra sırasında hedef
konuma en kısa sürede ve en kısa yoldan otonom sevk edilebiliyor.

İTÜ Gölet’teki testlerde 4,5 metre uzunluğundaki test gemisinin su altı gürültüsü
ve manevra kabiliyeti ölçüldü. Testlerde alınan sonuçların daha önce gerçekleştirilen
sayısal simülasyon sonuçlarıyla çok uyumlu olduğunu belirtildi. Bu projenin çıktılarıyla
deniz araçlarının otonom kontrolü ve dinamik lokalizasyonu, SLAM algoritmalarının
geliştirilmesi, gemi hareket kabiliyetinin tasarım aşamasında gerçeğe çok yakın 
olarak belirlenmesi, itici pervanelerdeki güç dağılımının optimizasyonu, su altı
gürültüsünün önceden tespit edilebilmesi ve gerektiğinde azaltılabilmesi mümkün 
olacak.

Proje, farklı disiplinlerden araştırmacıları bir araya getiriyor. Tümü İTÜ’de lisansüstü
öğrencileri olan Gemi İnşaat Mühendisi Öğretim Görevlisi Cihad Delen, Uçak Mühendisi
Araştırma Görevlisi Rahman Bitirgen ve Bilgisayar Mühendisi Afşin Baran Bayezit 
projede bursiyer olarak görev alıyorlar.

**Askeri ve sivil alanda katkı sağlayacak**

İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Doç. Dr. Ömer Kemal Kınacı, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, dünyadaki çalışmaların çoğuna benzer şekilde Türkiye’de de bu
tür çalışmaların “deneme / yanılma” usulüyle yürütüldüğünü söyledi.

Gemilerde farklı türlerde sensörler yer aldığına değinen Kınacı, yürüttükleri çalışmanın
yenilikçi unsurlarına ilişkin şu bilgileri verdi:

“Gemi, sensörlerden aldığı verilere bağlı olarak karar veriyor, ancak gemi “kendi
dinamiklerini” bilmiyor. Örneğin, geminin hedef noktası var ve bu noktaya varmak
istiyor. Gemi, sensörlerden aldığı verilerle sürekli deneme yanılma yaparak hedefini
tutturup tutturamadığını kontrol ediyor ve o şekilde ilerliyor. Pervanesini hangi
devirde döndürürse ne kadar hızlı gideceğini, dümeni hangi açıda çalıştırırsa ne
kadar dönebileceğini kestiremiyor. Aslında gemi bu durumda “kendi kararlarını kendi
alamıyor. Bizim çalışmamızın farkı şu: Gemi kendi dinamiklerine tümüyle hakim. Deneme/
yanılma yapmasına gerek yok çünkü içindeki matematik model sayesinde hangi operasyonu
nasıl gerçekleştireceğini biliyor. Geliştirdiğimiz gemilere, kendi dinamiklerini
matematik modeller ile yüklüyoruz. Bu durumu askeri açıdan ele alacak olursak şöyle
bir avantajı var: Örneğin denizaltıların düşman gemilerine karşı hamle üstünlüğü
bulunuyor. Ancak doğru noktadan doğru atışı yapamayıp hedefi tutturamazsa bu üstünlüğünü
kaybeder. Biz çalışmalarımızda askeri gemilerimizin bu üstünlüğünü koruyabilmesi
için çalışıyoruz.”

Çalışmanın sivil alanda da katkı sağlayacağını vurgulayan Kınacı, “Kendi dinamiklerini
bilen bir gemi ‘plan yapabilme’ kabiliyeti kazanır. Deneme yanılma yapmasına gerek
kalmayacağı için hedef etrafında sürekli dönmesine gerek kalmaz. Hedef noktaya en
kısa yoldan varabilir. Bu da yakıt sarfiyatında önemli kazanç sağlar. Ayrıca ticari
gemilerin günlük masrafları göz önünde bulundurulduğunda zaman maliyeti de hesaba
katılmalıdır. ‘Plan yapabilen’ bir gemi hem zamandan hem de paradan tasarruf ettirir.”
diye konuştu.

**İnsan gözetiminde otonom gemi**

İstanbul gibi dar su yolunun iki tarafına kurulan bir şehrin her zaman deniz kazası
tehlikesi altında olduğuna dikkati çeken Ömer Kemal Kınacı, şu değerlendirmelerde
bulundu:

“En son Süveyş Kanalı’nı kapatan gemi örneğinde de gördüğümüz üzere insan kaynaklı
hatalar büyük tehlikelere yol açabilmektedir. İdeal çözümün insan gözetimi altında
otonom hareket edebilen gemiler olduğunu düşünmekteyim. Bu durumda gemi kendi rotasını
belirleyecek ancak bu işlemleri bir operatör gözetimi altında yapacağından kaza 
riskleri asgari düzeye inecektir. İşin askeri tarafına bakacak olursak, otonom gemiler
görevli askeri personelimizin korunması demektir. Bir denizaltı için görevli personel
yetiştirmek ülkelere büyük yük getirmektedir. Ayrıca beklenmedik durumlarda bu personelin
hayatta kalma şansı oldukça düşüktür. 1953 yılında batan Dumlupınar denizaltısının
acısı hala belleklerimizde tazedir. Dolayısıyla bu tip operasyonların insansız gerçekleştirilmesi
manevi açıdan da çok önemlidir.”

**İnsan faktörü ve kötü hava koşullarına teknolojik çözüm**

Kınacı, 2010 yılında yapılan bir çalışmaya göre yüzde 40’lık payla deniz kazalarının
en büyük nedeninin insan kaynaklı olduğunu, bunu yüzde 33 ile kötü hava koşullarının
izlediğini söyledi.

İnsan faktörünün asgariye indirilmesi en büyük deniz kazası nedenini ortadan kaldıracağını
vurgulayan Kınacı, “Bunun yanında üzerinde çalıştığımız gemi hareket matematik modellerinde
kötü hava koşulları da bir bileşen olarak ele alınmaktadır. Kendi dinamiklerini 
bilen bir gemi kötü hava koşullarında nasıl davranması gerektiğini bilerek ya en
optimum kararı verecek ya da operasyonu tamamen durduracaktır.” dedi.

**NATO’nun da gündeminde**

Geliştirilen model geminin öncelikle bir test aracı olarak kullanmasının planlandığını
belirten Kınacı, bunun için ASELSAN ve Sefine Tersanesi gibi bazı kurum ve kuruluşlarla
iletişim halinde olduklarını söyledi.

Ayrıca katılımcısı olduğu NATO’nun AVT-348 panelinde rüzgar, akıntı ve dalga gibi
dış etkenler altında gemi hareket modellerinin geliştirilmesini tartıştıklarını 
ifade eden Kınacı, “Dolayısıyla kullandığımız matematik modeller her gemi için uygulanabilir.
Bu proje öncesinde dinamik konumlandırma sistemleri, su altı füzeleri ve torpidolar
için de teorik altyapı geliştirdik. Danışmanlık hizmeti verdiğimiz ilgili kuruluşlar
çalışmalar tamamlandığı zaman ürünlerinin lansmanlarını yapacaklardır.” bilgisini
paylaştı.
