# İzmir için deprem uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/izmir-icin-deprem-uyarisi-17238h/
- Yayımlanma: 2016-11-29T12:41:51+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü’nün Koca Piri Reis
gemisi ile yaptığı akademik çalışmalarda Alsancak Limanını da kapsayan İzmir Körfezi’nde
4 yeni fay zonu tespit edildi. Tespit edilen fay zonların 3-4 kilometre uzunluğunda
ve aktif olduğunu dile getiren uzmanlar, faylarda enerji boşalması durumunda 6-6.5
büyüklüğünde deprem riski oluşturacağını söyledi.

Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Sinancan Öziçer “Jeofizik yöntemlerden
biri olan sismik yansıma yöntemiyle Uzunada ile Foça açıkları arasındaki bölgeden
İzmir Körfezi’ne doğru yapılan çalışmalarda 4 tane yeni fay hattı tespit edildi.
Bu akademik çalışma olarak yapıldığından dolayı bunu projelendirme anlamında daha
ayrıntılı ve detaylı şekilde yapılmasını öneriyoruz. Çünkü körfeze doğru gelindikçe
derinlik sığlaşıyor. Derinlik sığlaştığından dolayı Piri Reis gemisi, draftından
dolayı algılama anlamında o bölgede net ve doğru sonuç vermeyebilir. Bundan dolayı
aynı teknolojide biraz daha küçük gemilerle körfezin içine sığ alanına doğru limana
doğru yapılacak çalışmalarla o tespit edilen diri fay zonlarının körfezde nereye
doğru geleceğinin de tespit edilmesi gerekiyor” dedi.

**“6- 6.5 büyüklüğünde bir deprem riski oluşturabilir”**

3-4 kilometre uzunluğunda olan fay hatlarının oluşturabileceği riskleri de anlatan
Sinancan Öziçer, “İzmir’in 1900’lü yıllardan şu ana kadarki yapılan istatistiki 
çalışmalardan Ege Bölgesi’nin ve İzmir’in tektonik yapısı gereği burada çok büyük
depremler olabileceğini çok düşünmüyoruz. Ancak ne kadar bunlar orta büyüklükte 
deprem olarak literatürde yer alıyor olsa da İzmir’in zemin yapısı özellikle körfeze
yakın kısımların zeminin dolgu olması, kalın alüvyon derinliğinin fazla olması ve
yapı stoğunun maalesef vasat olması 6-6.5 büyüklüğünde bir depremin meydana gelmesi
bile İzmir için risk teşkil edebilir” ifadelerini kullandı.

Araştırmada fayların yanı sıra gaz çıkışlarına da rastladıklarına işaret eden Öziçer“
Aynı şekilde bu faylar tespit edildikten sonra orada gaz çıkışları da tespit edildi.
Bu gaz çıkışları da orada yapılacak etüt ve çalışmalarla, ayrıntılı cihazlar yerleştirip
bir ağ oluşturarak oradaki gaz çıkışları da tespit edilmeli. Gaz çıkışlarının çıkması
demek, orada aktif fayında olması anlamına gelir ve sismik aktivitenin her an değişebileceği
anlamına gelir” diye konuştu.

**“Bölge, projeler açısından da incelenmeli”**

Bölgenin Körfez Geçiş Projesi açısından da incelenmesi gerektiğini dile getiren 
Öziçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biliyorsunuz burada çok ciddi maliyette Büyük Körfez Geçişi Projesi yapılmakta 
ve şu an için herhangi bir jeofizik yöntem çalışmaları yapılmamış olabilir. Bizler
öyle bir teknolojide çalışıyoruz ki deniz tabanındaki bu fayları santimetre mertebesinde
net bir şekilde ortaya koyuyoruz. Böyle bir jeofizik çalışmalar aynı şekilde bu 
Körfez Projesi’nde de yapıldığı takdirde oluşabilecek herhangi bir riskin de en 
aza indireceğini düşünmekteyiz. Çünkü ciddi bir maliyet, yaklaşık 5 milyar dolara
yakın bir maliyeti olan projede kimsenin can ve mal kaybına neden olmadan bu çalışmaların
yaptırılarak, projelendirme aşamasında bu yönde gitmesini tavsiye ediyoruz.”
