# Jackson Hole Günlüğü: Merkez bankaları mücadelede yalnız

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/jackson-hole-gunlugu-merkez-bankalari-mucadelede-yalniz-530yy/
- Yayımlanma: 2016-08-29T13:31:00+03:00
- Yazar: Güneş DOĞAN

Küresel merkez bankalarının üst düzey yetkililerinin bir araya geldiği Wyoming, 
Jackson Hole’da Fed Başkanı Janet Yellen pek çok katılımcının dört gözle beklediği
bazı açıklamalar yaptı. Yellen, faiz oranları mevcut düşük seviyelerdeki seyri sürdürse
de ABD Merkez Bankası’nın yeni ve beklenmedik bir resesyon tehdidi altında kullanılacak
politika araçları bakımından cephanesiz kalmayacağını söyledi. Ancak öte tarafta
Kansas Fed’in yıllık sempozyumunda pek çok ekonomist küresel para politikaları ile
ilgili endişelerini dile getirdi. Batılı merkez bankalarının, hükümetlerin diğer
birimlerinin desteği olmadan büyümeyi teşvik etmek için yeterli alana sahip olup
olmadığı ve negatif faiz gibi radikal önlemlerin olası yansımaları tartışıldı. Küresel
finansal krizden 8 yıl sonra ABD de dâhil olmak üzere dünyanın önde gelen ekonomileri
sürekli hedefin altında kalan enflasyon, rekor düşük seviyelerdeki faiz oranları
ve zayıf büyüme ile baş etmeye çalışıyor. Bütçe açmazları ile ilgili kötü bir mazisi
olan ABD gibi ülkelerde kanun yapıcıların aldığı önlemler olmazsa merkez bankaları
düşük büyüme sarmalında sıkışıp kalabilir ki bu da onları bir sonraki ekonomik krizde
oldukça savunmasız bırakır.

Chicago Üniversitesi profesörlerinden ve eski bir Fed Guvernörü olan Randall Kroszner,“
Merkez bankalarının hala biraz cephaneleri var ancak kriz öncesindeki kadar efektif
olamayabilirler. Pek çok merkez bankasından yapamayacakları şeyler isteniyor. Merkez
bankaları deflasyonla mücadele etmeyi deneyebilir ama büyüme yaratmazlar” dedi.

Cleveland Fed Başkanı Loretta Mester ise verdiği bir röportajda, Fed’in olası bir
ekonomik kriz karşısında faiz indirimlerinin yanı sıra parasal genişleme ve sözlü
yönlendirme gibi etkisi kanıtlanmış araçlara güvenebileceğini söyledi. Ancak San
Francisco Fed Başkanı John Williams da dâhil olmak üzere bazı meslektaşları Fed’in%
2’lik enflasyon hedefini yükseltme fikrini öne atarken, Mester hedefin şu anki seviyesinden
memnun olduğunu ifade etti. Mester, “Para politikası ile birlikte mali bir politikaya
da sahip olabilsek daha güçlü bir ekonomimiz olacağına inanıyorum. Bu durum, özellikle
ABD ekonomisinin uzun vadeli büyüme potansiyelini etkileyen konularda mali bir politikamız
olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Yellen Wyoming’te yaptığı konuşmasında ABD’nin bütçe politikasında resesyon risklerine
karşı kullanılabilecek ‘daha büyük ölçekli otomatik istikrar sağlayıcılar’a olan
ihtiyaçtan bahsetti. Yellen, işsizlik yardımı ve vergilerin istikrar sağlayıcı unsurlar
olarak kullanılabileceğini ve ekonomideki dalgalanmaların etkilerini hafifletebileceğini
belirtti. Ancak hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratların Fed üzerinde kurduğu politik
baskı, Yellen’in bütçesel bir reform söylemini tam anlamıyla dile getirmesini engelledi
gibi görünüyor. Yellen ve diğer merkez bankacıları Jackson Hole’da bunun yerine 
kendi politika araçları ile ilgili iyimser demeçler vermeye yoğunlaştılar. Bu anlamda
Fed başkanının konuşması negatif faizlerin yarattığı etkiye fazla değinmemesi bakımından
önemliydi.

Avrupa ve Japonya’da merkez bankaları, ekonomi ve enflasyonlarını canlandırmak adına
faizleri negatif seviyelerinde altına itenler arasında yer alıyor. Öte yandan ABD’li
politika yapıcılar da negatif faiz uygulamasının, para piyasası yatırım ortaklıkları
dâhil olmak üzere banka-dışı oyuncuların etkili olduğu kendi karmaşık finansal sistemlerinde
nasıl bir etki yaratabileceğini sorguluyor. Mester, federal fon oranının negatif
alana çekilmesine karşı çıkacağını belirtirken, diğer Fed yetkilileri de şüpheci
bir yaklaşım sergiliyor. St. Louis Fed Başkanı Bullard, “Negatif faizler dünya genelinde
şüphesiz ki farklı yansımalar alıyor.  ABD’de gerçekleşmesinin mümkün olmadığını
düşünüyorum” dedi.

Japonya Merkez Bankası (BoJ), parasal genişleme planına negatif faizleri de eklemesine
rağmen hala zayıf büyüme ve enflasyonla mücadele ediyor. Bu ortamda emeklilik fonları
ve sigorta şirketleri gibi büyük finansal gruplar daha uzun bir süre böyle kalması
beklenen düşük faiz ortamının getirilerine verdiği zarardan şikâyetçi.

Avupa Merkez Bankası (ECB) negatif faiz politikasından bazı pozitif sonuçlar aldığına
inanıyor, ancak ECB’nin Yönetim Kurulu üyelerinden Benoit Coeure, Jackson Hole’dayaptığı
konuşmada geleneksel olmayan politikaların istenmeyen sonuçlar yaratabileceğini 
söyledi ve uyarı, “Yan etkilerin oluşturabileceği negatif sonuçları göz ardı edemeyiz”.

Negatif faiz uygulamasının faydalı olup olmayacağının bireysel finansal sisteme 
bağlı olduğu söylenebilir. Düşük faiz oranlarının bankacılık sistemi ve yerel regülasyonlarla
olan etkileşim biçimi dolayısıyla verimsiz hale gelmesi ihtimalini araştıran Princeton
Üniversitesi profesörlerinden Markus Brunnermeier şunları söyledi: “Evet, faizleri
negatife çekebilirsiniz. Ama yapmadan önce bankacılık sisteminizi kontrol etmeniz
gerekir ve bu ortamı uzun süre devam ettirmemelisiniz.”

New York Üniversitesi Dekanı Peter Henry ise merkez bankacılarının ekonomiye taban
sağlayacak araçlara halen sahip olduğunu ancak politika yapıcıların göç, ticaret
ve mali reform gibi alanlarda alacağı aksiyonlar olmadan büyüme için bir sıçrama
yaratamayacaklarını vurguladı. Henry, “Negatif faiz ortamı yatırımlarda henüz bir
toparlanma sağlamış değil. Dolayısıyla engel teşkil eden etmenlerin varlığını sorgulamak
gerekir” dedi.

Daha net konuşan Meksika Merkez Bankası Guvernörü Aguston Carstens da “Hükümetlerin
diğer birimleri adım atmalı. Bu tartışmalardan çıkan sonuç sınırlara ulaştığımıza
işaret ediyor. Pek çok ülkede para politikası etkinliğini yitirdi” dedi.
