# JCR: Not üzerindeki siyasi risk sürüyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/jcr-not-uzerindeki-siyasi-risk-suruyor-1955h/
- Yayımlanma: 2014-04-10T11:19:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Japon kredi derecelendirme kuruluşu Japan Credit Rating (JCR) Eurasia Başkanı Orhan
Ökmen, Türkiye’nin not ve görünümü üzerindeki siyasi risklerin negatif etkilerinin
hala devam ettiğini kaydetti.

AA muhabirine değerlendirmede bulunan Ökmen, Türkiye’nin kredi notu ve görünümünün
denk geldiği kategorideki risklilik seviyelerinin değişmediğine dikkati çekerek,
büyüme beklentilerinin dengeleneceği noktanın aşağı yönlü bir eğilim sergilemiş 
olmakla birlikte, gelişmekte olan ülkelerin ortalamasının civarında gerçekleşecek
olmasının bir ekonomik eksiklik olmadığını söyledi. 

Avrupa’daki talep canlanmasına da bağlı olarak, 2014 ve sonraki yıllarda daha da
artmak üzere 2014 yılında yüzde 3 civarında bir büyüme beklediklerini ifade eden
Ökmen, “Türkiye’nin not ve görünümü üzerindeki siyasi risklerin negatif etkileri
hala devam etmektedir” dedi. 

Zira Türkiye’de iç siyasi çekişmeler ve toplumsal huzursuzlukların henüz yatışmadığını
belirten Ökmen, seçim belirsizliğinin sona ermesinin yatırımcı güvenini bir miktar
artırmış olmakla beraber yerel seçimler sürecinde de kutuplaşmanın iyice arttığını
ayrıca bölgesel gerilimlerin de baskı unsuru olarak devam ettiğini kaydetti.

Ökmen, Türkiye’nin son birkaç yılda kişi başına düşen ulusal gelirini artıramadığına
dikkati çekerek, gelir dağılımında önemli bir düzelme yaşanmamış olmakla birlikte,
Avrupa ekonomisindeki toparlanmanın, iç talebin daraltıldığı bu dönemde, gelişmekte
olan ülkeler arasında en fazla Türkiye için önemli bir fırsat ve şans yaratmasının
beklendiğini aktardı.

Gelecek dönemler için büyüme oranlarının aşağı yönüne karşın, büyüme kalitesinin
artmasının beklendiğini dile getiren Ökmen, son birkaç yıldır yaşanan büyümenin 
yüksek oranda borçlanmayla desteklenen hane halkı tüketim harcamalarına ve kamu 
harcamalarındaki artışa dayanmış olmasının büyüme serilerindeki oynaklığın en önemli
nedeni olduğunu belirtti.

Net dış talep ve özel sektör yatırım harcamalarının büyümeye pozitif katkı vermediğini
vurgulayan Ökmen, büyümenin daha çok dış ticarete kapalı olan inşaat ve hizmetler
sektörüne dayanmış olmasının büyümenin kalitesini artırmadığını halbuki dış ticarete
açık olan sektörlerin katkısının artırılması gerektiğini söyledi. 

Ökmen, ayrıca şu ana kadar reform ihtiyaçlarının giderilemediğini, rekabet gücü 
ve verimlilik artırılamadığını kaydederek, “Ancak, tasarlanmış olan yapısal reformların
devamlılığı halinde büyümenin kalitesi yukarı doğru ivmelenecektir. Ayrıca, Türkiye’de
kayıt dışılığın azaltılması ve vergi tabanının genişletilmiş olmasına yönelik çabalar
ve sonuçlar ekonomik memnuniyeti artıracak düzeylere ulaşmış durumdadır” dedi.

** Enflasyon yüzde 9… **

 Faizlerin kısa sürede düşürülmesinin yüksek cari açığın finansmanını zorlaştıracağını
ve dışsal şoklara karşı ekonomik direnci de düşüreceğine dikkati çeken Ökmen, şunları
söyledi:

“Fed para politikasının gelecekteki yönü ve enflasyonun seyri Türkiye’ye sermaye
girişlerinin ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz politikasının etkileyicisi
olmaya devam ediyor olmaları, en önemli belirsizlik kaynaklarından birsidir. Ancak,
yakın gelecekte sermaye akımlarının artarak tekrar Türkiye’ye yönelmesi, ancak enflasyonun
yüzde 9 civarında yüksek seviyesini koruması yüksek olasılıktır.

Bu nedenle faiz seviyelerinin, siyasi etkileşimlerden arındırılıp sadece ekonomik
gelişmelere endekslenmesi gerekir. Faizlerin kısa sürede düşürülmesi yüksek cari
açığın finansmanını zorlaştıracak, dış şok riskini artıracaktır. Kaldı ki Türkiye’nin
uluslararası likiditesinin bileşimi yeterli bir güce sahip değildir. Faiz değişikliği
önerilerinin siyaseten başlatılması, Türkiye’de enflasyon ile mücadele edilip edilmediğine
yönelik belirsizlik algısı yaratmakta ve özerk kurumların bağımsızlığını bozmaktadır.”

 **OVP güncellenmeli**

Cari açıkta önemli bir düşüş beklemediklerini belirten Ökmen, büyüme beklentilerindeki
düşüşe cari açığın aynı hızla eşlik edemeyecek olmasının önemli bir yapısal sorun
olduğunu ve Türkiye’nin cari açığının yüzde 6,5 seviyesinin altına düşemeyeceğini
savundu.

Ökmen, ancak cari açığın bu seviyesinin her ne kadar kısa vadeli fonlarla fonlanmış
olsa da Türkiye açısından dışsal şok riski üretme olasılığının düşük gözüktüğünü
ifade etti.

Orta Vadeli Programda (OVP) yer alan büyüme, enflasyon ve cari açık tahminlerinin
içeride ve bölgede var olan siyasi gerilimlerin etkilerini de gözetecek şekilde 
güncellenmesi gerektiği düşünen Ökmen, şunları kaydetti:

 “Merkezi hükümet harcamalarındaki artış trendinin durdurulması, mevcut kamu açığının
artırılmaması kaydıyla, kamu finansmanı ve bankacılık sektörü, Türkiye’nin dış şoklara
karşı ve kredi notunun devamlılığında önemli dayanaklar olması hususu devam etmektedir.
Özel sektörün yüksek dış borçluluğu ve üstlendiği kur riski kırılganlık unsuru olmakla
beraber, faiz ve döviz fiyatlarındaki şoklara oldukça fazla maruz kalan bankacılık
dışı özel sektörün dinamik yapısı Türkiye’yi diğer gelişmekte olan ülkelerden ayırt
eden en önemli faktördür.”

TL’nin dış değerindeki oynaklığın devam edeceğini işaret eden Ökmen, “Siyasi risklerin
düşürülme becerisine dayalı olarak artması beklenen sermaye girişleri TL’nin değeri
üzerindeki yukarı yönlü ivmelenme baskısını kısa dönemde düşürecektir. Ancak, orta
ve uzun vadede genel tasarruf açığı ve özellikle enerjide dışa bağımlılık gibi yapısal
sorunlar TL’nin değerlenmesindeki kalıcılığı engellemektedir” dedi.

Piyasa faizlerinin yeniden tek haneye inmesinin, Türkiye’ye yönelik genel de risk
algısındaki belirsizliğin azaldığının, özelde de siyasi risk algısında yumuşama 
başladığının en önemli göstergesi olmakla birlikte, sone eren yerel seçimlerin toplumsal
kutuplaşmayı artırdığını ifade eden Ökmen, Avrupa Merkez Bankası’nın piyasaya ilave
likidite verebileceğine yönelik beklentiler ile topyekün olarak gelişen piyasalara
sermaye girişinin uzun bir aradan sonra tekrar pozitife dönmesinin yarattığı olumlu
havanın Türk piyasalarına da yansıdığını vurguladı.
