# Kadınların yarısından fazlasının banka hesabı yok

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kadinlarin-yarisindan-fazlasinin-banka-hesabi-yok-54483h/
- Yayımlanma: 2020-07-11T18:30:54+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Finans sistemin hayatın her alanına ulaşan ürünleri ve tekonolojideki gelişmelere
rağmen Türkiye’de kadınların yüzde 54’ünün banka hesabı yok. 

iyzico-PayU’nun katkılarıyla, Politika Analiz Laboratuvarı (PAL) tarafından hazırlanan“
Dijital Finansal Kapsayıcılık” raporuna göre Türkiye’de banka hesabı olanların genel
nüfusa oranı da gelişmiş ülke ortamalarının oldukça altında

Finans teknolojileri şirketi iyzico-PayU’nun geçtiğimiz yıl yayımladığı Finansal
Teknolojilerin Türkiye Ekonomisine Katkıları raporunun bu seneki konu başlığı “Dijital
Finansal Kapsayıcılık: Finansal Teknolojilerin Kapsayıcılık Yoluyla Oluşturabileceği
Ekonomik Etkiler ve Politika Önerileri” olarak hazırlandı.
Türkiye’de finansal sistemin
açıklarının detaylı biçimde incelendiği raporda, finteklerin kapsayıcılığını artırması
durumunda Türk ekonomisine olası etkileri ve finans teknolojilerinin, potansiyel
ekonomik kazanımlarından faydalanma yolları kapsamlı olarak işlendi.

**Finansal sistemdeki açıklar büyüyor**

Rapora göre yüksek gelir seviyesindeki ülkeler için %84 seviyesinde seyreden banka
kredilerinin GSYH’ye oranı Türkiye’de %60 seviyesinde seyrediyor. Yüksek gelir seviyesindeki
ülkelerde 15 yaş üstü bireylerin %92’sinde banka hesabı bulunurken Türkiye’de 15
yaş üstü bireylerin%69’unun banka hesabı bulunuyor.

**Kadınların finansal özgürlüğü artmalı**

Kadınlarda ve düşük gelirli grupta ise bu oran daha da düşüyor. Kadınların %54’ünün,
düşük gelirlilerin ise %56’sının banka hesabı bulunuyor. Dünya genelinde finansal
hizmetlere erişim konusunda kadınlar genel ortalamadan Türkiye’deki kadar uzaklaşmıyor.
Girişimci kadınlar da kapsanamama sorunuyla karşı karşıyalar. Türkiye’de iş kurabilmek
için borç alan kadınların oranı %11’ken gelişmiş ülkelerde %30’un üzerine çıkıyor.
Ayrıca girişimci kadınların %29’u banka kredisine erişimde sorun yaşadığını dile
getiriyor.

![kb.png](https://www.borsatek.com/d/other/kb.png)

KOBİ’lerin finansman konusunda yaşadığı sorunlar COVİD-19 salgınıyla daha da derinleşti.
Mikro işletmelerin %33’ünün, küçük firmaların %16’sının ve büyük firmaların %2’sinin
COVID-19 krizinde maaş, kira, fatura gibi zorunlu ödemeleri gerçekleştirmede zorlandığını
belirten rapor, kredi desteklerinin mikro işletmelere ulaşmasında engellerle karşılaşıldığını
ortaya koyuyor.

2010’da Türkiye’deki bireylerin %42’sinin internete erişimi varken 2019’da bu oranın%
88’e çıkmış olmasına karşın dijital dönüşüm finansal hizmetlerde kendini göstermiyor,
finteklerin krediler içinde herhangi bir payı bulunmuyor. Rapor, tüketicilerin %
28’inin mali kuruluşlar dışından borçlandığını, %60’ının ise acil ihtiyaçları için
yakın çevresinden yardım aldığını ve borç almak için sosyal çevresini kullandığını
gösteriyor.

COVID-19 Salgını döneminde Türkiye’de dijitalleşmenin hızla artması Fintekin büyümeye
ve kapsayıcılığa etki etmesi için fırsat sunuyor

Bu rapor için İstanbul Ekonomi Araştırma tarafından yürütülen anketin sonuçlarına
göre, tüketicilerin %14’ü Covid-19’dan sonra ilk defa internetten alışveriş yaptığını,%
9’unun da bu dönemde faturalarını dijital ortamda ödediğini belirtti. Bu sonuçlar,
son üç ayda yaşanan dijitalleşme artışının Türkiye’nin son üç yıllık artışına eşit
olduğunu gösteriyor: 7 milyon kişi ilk defa alışveriş yaptı ve 5 milyon kişi COVID-
19’dan sonra ilk defa faturasını internet üzerinden ödedi.

Gelecek senaryoları

Analiz edilen üç senaryo arasında dengeli senaryo olarak adlandırılan senaryonun
gerçekleşmesi halinde finteklerin KOBİ’ler ve tüketiciler üzerindeki kapsayıcılığını
artırmasıyla kredi hacminde yaşanacak artışların, mevcut durumda kapsanamayan kesimleri
de etkileyeceği vurgulanıyor. Bu senaryoda Türkiye; aşırı kredi genişlemesi olan
Çin veya Malezya gibi örnekler yerine, Güney Kore ve OECD ortalamasına yakınsıyor.
Kredi tahsisinde yaşanacak etkinin adil bir biçimde dağılmasıyla %3,5’e varan GSYH
artışının yaşanabileceğine dikkat çekiliyor. Bu senaryoda 640 bin KOBİ’nin kredi
açığının tamamen veya kısmi olarak karşılanabileceği vurgulanıyor.
