# Kampanyaların amacı stoku eritmek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kampanyalarin-amaci-stoku-eritmek-19878h/
- Yayımlanma: 2017-02-14T14:52:56+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Konut satışlarındaki artış, daha çok ikinci el satışlardaki artıştan kaynaklandı.
Dünya Gazetesi yazarı Alaattin Aktaş’a göre, 20 yıl vadeli kampanyaların amacı stokları
eritmek. İşte o yazı:

**İşte o yazı:**

Geçen yıl Türkiye genelinde 1 milyon 341 bin konut satıldı ve böylece yıl bazında
bir rekor kırıldı. 2015’e göre yüzde 4 oranında artış sağlandı.

Bu veriler yeni değil, açıklanalı birkaç hafta oldu. Konut satışına açıklamanın 
yapıldığın günlerde değinmiştik ama üstünde özellikle durmak istediğimiz bir detaya
gündemin yoğunluğu yüzünden bugüne kadar eğilme fırsatı bulamamıştık.

O detay, satışın “ilk satış ve ikinci el satış” ayrımı… Bu ayrıma göre satışın nasıl
seyrettiği, ilk ve ikinci el satışın toplamda aldığı payın seyri…

Toplam konut satışının 1 milyon 341 bini bulmasının da, rekor kırmasının da hiç 
önemi yok aslında. Siz hiç ikinci el otomobil satışlarının ne kadar arttığından 
yola çıkılarak otomotiv sanayindeki gelişmeye vurgu yapıldığını gördünüz mü… Aynı
durum inşaat sektörü için de geçerlidir.

Yirmi yıl, otuz yıl önce yapılmış ve bunca zamandır kullanılan bir konut belki üç
kez, belki beş kez el değiştirmiştir; gelecekte de değiştirecektir. Şimdi bu konutun
el değiştirmesinin ekonomiye nasıl bir katkısı olabilir ki… Katkı, olsa olsa aldığı
fiyatın çok üstüne satabiliyorsa satıcı için söz konusudur.

**Önemli olan ilk satıştır**

Geçen yılki 1 milyon 341 bin satışın 632 binini ilk satış, 710 binini ikinci el 
satış oluşturdu. 2015 yılına göre ilk satış yüzde 5.5, ikinci el satış yüzde 2.8
arttı.

İlk satıştaki artış daha hızlı olmakla birlikte görüldüğü gibi ikinci el satış hala
daha fazla. Geçen yılki her 100 satışın 47’si ilk, 53’ü ikinci el satıştı.

İşte bizim bu dengeyi tersine çevirmemiz gerekiyor. Yirmi yıla uzayan kampanyaların
amacı da bu zaten. İlk satışları olabildiğince artırmak ve en bir milyon olduğu 
tahmin edilen konut stokunu eritebilmek…

Konut stokunun miktarını tam olarak bilemiyoruz; çünkü konut satışına ilişkin istatistikler
2013’ten sonrası için tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde tutuluyor. Daha önceki istatistikler
yalnızca il merkezleri ve merkez ilçe bazında tutulmaktaydı.

Dolayısıyla konut stokunu tahmin açısından belediyelerin verdiği yapı kullanma izin
belgesi kapsamındaki daire sayısıyla ilk el konut satışını karşılaştırmak ancak 
2013 ve sonrası için mümkün. Kullanım izni verilen dairelerin mutlaka o takvim dönemi
içinde satılması elbette söz konusu olmaz ama bir fikir vermesi açısından bu karşılaştırma
yapıldığında 2013, 2014 ve 2015 yılları toplamında 562 bin adetlik bir stok artışı
görüyoruz.

2016 yılının son çeyreğine, dolayısıyla yılın tümüne ilişkin yapı kullanma izni 
verileri henüz açıklanmış değil. Ama 2016’da da en iyi ihtimalle 100 bin dolayında
bir stok artışı söz konusu olabilir. Böylece son dört yılda oluşan stok 650-700 
bin arasında bir düzeye ulaşabilir.

**Bu stok, böbrek taşı gibi sancı yapar!**

İnşaat sektörü milyon dolayındaki bu stoku kaldıramaz, kaldıramıyor da zaten. Bu
konutlar peynir ekmek gibi satılabiliyor olsaydı sanıyor musunuz ki böyle yirmi 
yıla uzayan, faizsiz dönemin beş yıla çıkarıldığı kampanyalar düzenlenirdi!

Dağı taşı konutla doldurmanın bir faturası olacaktı ve şimdi o fatura kesiliyor.
Henüz faturanın tüm boyutunu da görmüş değiliz. Umalım altından kalkmakta zorlanacağımız
bir yükle karşılaşmayız…
 

![d1-003.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/d1-003.jpg "d1-003.jpg")

**Türkiye, akıllara yeni mi geldi!**

Hani klasik esnaf yaklaşımıdır, bir şey almak istersiniz, hayatınızda ilk defa karşılaştığınız
satıcı “Sana bir şeyler yaparız abi ya da abla” der ya; şimdi çoğu müteahhidin “
Türkiye için” gibi sloganların “arkasına sığınarak” yaptığının da küçük esnaf yaklaşımından
farkı yok.

Bazı bankaların desteği alınmış ve konut satışında vade yirmi yıla kadar uzatılmış.
Beş yıla kadar da hiç vade farkı uygulanmayacakmış, yani faiz sıfır olacakmış.

Ne kadar güzel değil mi, dar gelirli vatandaş böylece kira öder gibi konut sahibi
olabilecekmiş.

Dar gelirli, örneğin asgari ücretli, haydi asgari ücretliden vazgeçtik şöyle aylık
3 bin lira dolayında gelirli ve yine varsayalım iki çocuklu bir aile 1+1 konuta “
300 bin liradan, 400 bin liradan başlayan” fiyatlarla talip olsun, bu konutu alabilsin,
bu konuta sığabilsin ve güle güle otursun!

“Konutta büyük kampanya” diye lanse ettiğimiz gerçek bu. 300 bine, 400 bine biraz
daha büyük konut projeleri de var elbette ama genel durum böyle. Ortalama gelire
sahip Türk halkının yanından bile geçemeyeceği rakamlar söz konusu. Ama belki bu
rakamlardan konut satmak isteyenler de ortalama gelire sahip Türk halkına hitap 
etmiyorlardır zaten…
