# Kamunun döviz açığı 207 milyar dolara yükseldi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kamunun-doviz-acigi-207-milyar-dolara-yukseldi-81832h/
- Yayımlanma: 2022-03-10T13:29:53+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Özel sektörün döviz riskinin dolaylı olarak kamuya aktarılması süreci devam ediyor.

[Merkez Bankası](https://www.borsatek.com/merkez-bankasi-rezervleri-erimeye-devam-ediyor-81457h)’
nın ([TCMB](https://www.tcmb.gov.tr/)) rezervindeki dövizleri satması, Hazine’nin
döviz cinsi borçlanmaya ağırlık vermesi ve son olarak kur korumalı mevduat uygulaması,
kamunun döviz açığını, dolayısıyla da döviz riskini hızla artırıyor.

QNB Finansbank, bugün yayımladığı sabah notunda kamunun artan döviz riskine ve özelin
artan döviz fazlasına ilişkin son veriler paylaştı.

Buna göre, 2019 başlarına kadar 50 milyar civarında seyreden kamunun net döviz riski,
Şubat 2022’de 207,4 milyar dolara yükseldi. 2018 sonuna göre bu kalemde artış, 144,4
milyar dolar oldu.

2019 sonunda 70.7 milyar dolar, 2020 sonunda 163.7 milyar dolar olan kamunun döviz
açığı, 2021 sonunda 182,1 milyar dolara yükselmişti.

Ekonomik aktörlerin bilançolarında yer alan döviz varlıkları ile yükümlülükleri 
arasındaki fark, net döviz pozisyon durumunu yansıtıyor. Döviz varlıkların yükümlülüklerden
fazla olması durumunda kurlardaki yükselişten olumlu yönde etkilenilirken, tersi
durumda da kurlardaki düşüşten kâr elde ediliyor.

Notta, kamunun döviz açığı hesaplanırken, kur korumalı mevduat, Hazine net döviz
pozisyonu, kamu bankaları net döviz pozisyonu ve TCMB’nin swap ve forward dahil 
pozisyonuna bakıldı.

Kamunun döviz riski son yıllarda hızla artarken, özel sektörün ise fazla pozisyonunu
artırdığı görülüyor.

TCMB’nin açıkladığı şirketlerin toplam varlık ve yükümlülüklerine göre, şirketlerin
toplam döviz açık pozisyonu aralık sonu itibariyle 113,6 milyar dolar ile 2020 sonunda
göre 8,4 milyar dolar geriledi.

2018 yılından beri şirketlerin açık pozisyonu düşüş eğiliminde ve 2018 sonuna göre
60,5 milyar dolar geriledi. Bu dönemde şirketlerin döviz varlıkları 42,6 milyar 
dolar artışla 163,3 milyar dolara yükselirken, döviz cinsi yükümlülükler 17,9 milyar
dolar gerileyerek 276,9 milyar dolar oldu.

Bireylerin ise aralık sonunda 164,4 milyar dolarlık döviz mevduatı ile 7.9 milyar
dolarlık döviz cinsi devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve eurobond olarak toplam
172,3 milyar dolarlık döviz varlığı bulunuyor.

Bireylerin döviz cinsinden borçlanma imkanları olmadığı için net döviz pozisyon 
fazlaları da bu seviyede. Bireylerin net döviz varlığı, 2018 sonuna göre 55.8 milyar
dolar
arttı.

Aralık ayında başlayan ve Şubat sonunda 520.1 milyar TL (39.0 milyar dolar) seviyesine
ulaşan kur korumalı mevduat (KKM) da özel sektörün döviz riskini azalttı.

Özel bankaların döviz pozisyonları bu rakamlara eklendiğinde, özel sektörün toplam
döviz pozisyonunun aralık itibariyle 69.5 milyar dolar fazlaya işaret ettiği görülüyor.

Şirketlerin döviz pozisyonunun yatay kaldığı varsayımı ile hesaplandığında, özel
sektör döviz fazlasının Şubat sonunda 98.2 milyar dolara yükseldiği gözlemleniyor.
2018 sonuna göre özel sektörün döviz pozisyonu 152,9 milyar dolar artış gösterdi.

207,4 milyar dolarlık döviz açığı dışında kamunun bilançolarında görünmeyen, yap
işlet devret projeleri kaynaklı döviz riski de bulunuyor.

Prof. Dr. Uğur Emek’in hesaplamalarına göre, şehir hastaneleri, otoyollar, köprüler,
havalimanları ve Akkuyu Nükleer Santrali’ne verilen gelir garantilerinin toplamı,
2020 sonun itibarıyla 152,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
