# Kan dökmeden başkanlık sistemi olmaz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kan-dokmeden-baskanlik-sistemi-olmaz-11579h/
- Yayımlanma: 2016-05-11T15:20:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

TOBB Genel Kurulu’nda konuşan Kılıçdaroğlu’nun başkanlık sistemi tartışmalarıyla
ilgili açıklamaları olay yaratacak:
 “Bir kişi konuşacak, ona göre milletvekili 
listeleri hazırlanacak. Bir kişi konuşacak, istediği adam hapse girecek. Böyle bir
başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz.”

 **“DEMOKRASİ SÖZCÜĞÜNÜN D’SİNİ BİLE AĞZIMIZA ALAMAYIZ”**

 CHP lideri Kılıçdaroğlu, Ankara’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel
Kurulu’na katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun TOBB Genel Kurulu’na katılmamasına
tepki gösteren Kılıçdaroğlu, Davutoğlu’nun görevini bırakmasıyla ilgili eleştirilerde
de bulunarak, “Türkiye, cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birini yaşıyor.
Düşünün TOBB gibi Türkiye’nin gözü, yüreği olan, bütün dünyanın ilgiyle izlediği
bir Genel Kural’a Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı katılamıyor. Neden katılamıyor?
Kim engel oluyor? Bu sorunun yanıtını bulmadan, bu sorunun yanıtını vicdanımızda
vermeden demokrasi sözcüğünün d’sini bile ağzımıza alamayız.

 Son 2 seçimde Sayın Davutoğlu bir başarı elde etti. Meşru bir hükümetti. Geldi 
Başbakanlık koltuğuna Anayasa’ya, yasalara, teamüllere göre oturdu. Parlamentodan
güven oyunu aldı. Bir sabah kendisini çağırdılar saraya. ‘Buyur buraya gel. Görevi
bırakacaksın’. Neye göre bırakacaksın? 23 milyon 600 bin oy almış bir siyasi partinin
genel başkanına bir kişi çıkıp diyor ki ‘Görevi bırakacaksın’. Onun yanıtı. ‘Emredersiniz,
öğleden sonra bırakıyorum’. Bu demokrasi mi? Hani milli irade nerede? Sabah milli
irade, öğleden sonra milli irade, akşam milli irade, gece milli irade. 23 milyon
600 bin kişinin oyunu çöpe atmaya kimin hakkı ve kimin yetkisi var?” ifadelerini
kullandı.

 TOBB Genel Kurulu’nda konuşan Kılıçdaroğlu’nun başkanlık sistemi tartışmalarıyla
ilgili açıklamaları olay yaratacak:
 “Bir kişi konuşacak, ona göre milletvekili 
listeleri hazırlanacak. Bir kişi konuşacak, istediği adam hapse girecek. Böyle bir
başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz.”

 **“DEMOKRASİ SÖZCÜĞÜNÜN D’SİNİ BİLE AĞZIMIZA ALAMAYIZ”**

 CHP lideri Kılıçdaroğlu, Ankara’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel
Kurulu’na katıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun TOBB Genel Kurulu’na katılmamasına
tepki gösteren Kılıçdaroğlu, Davutoğlu’nun görevini bırakmasıyla ilgili eleştirilerde
de bulunarak, “Türkiye, cumhuriyet tarihinin en derin krizlerinden birini yaşıyor.
Düşünün TOBB gibi Türkiye’nin gözü, yüreği olan, bütün dünyanın ilgiyle izlediği
bir Genel Kural’a Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı katılamıyor. Neden katılamıyor?
Kim engel oluyor? Bu sorunun yanıtını bulmadan, bu sorunun yanıtını vicdanımızda
vermeden demokrasi sözcüğünün d’sini bile ağzımıza alamayız. Son 2 seçimde Sayın
Davutoğlu bir başarı elde etti. Meşru bir hükümetti. Geldi Başbakanlık koltuğuna
Anayasa’ya, yasalara, teamüllere göre oturdu. Parlamentodan güven oyunu aldı. Bir
sabah kendisini çağırdılar saraya. ‘Buyur buraya gel. Görevi bırakacaksın’. Neye
göre bırakacaksın? 23 milyon 600 bin oy almış bir siyasi partinin genel başkanına
bir kişi çıkıp diyor ki ‘Görevi bırakacaksın’. Onun yanıtı. ‘Emredersiniz, öğleden
sonra bırakıyorum’. Bu demokrasi mi? Hani milli irade nerede? Sabah milli irade,
öğleden sonra milli irade, akşam milli irade, gece milli irade. 23 milyon 600 bin
kişinin oyunu çöpe atmaya kimin hakkı ve kimin yetkisi var?” ifadelerini kullandı.

 **“SİZ DEVLETİ BİTİRİRSENİZ ADALET DE BİTMİŞ OLUR”**

 Yeni Anayasa tartışmaları üzerinden demokrasi vurgusu yapan Kılıçdaroğlu, “Demokrasinin
olmadığı bir yerde büyüme olmaz. Demokrasinin olmadığı bir yerde can ve mal güvenliği
olmaz. Sayın Hisarcıklıoğlu konuşmasında diyor ki ‘Yeni Anayasa yapılacaksa bizim
can ve mal güvenliğimiz güvence altına alınmalıdır’. Can ve mal güvenliğinizin olmadığını
siz de biliyorsunuz. ‘Yargı ve Anayasa benim için ayak bağıdır’ dendiği zaman sizin
içinizden bir yürekli insan çıkıp neden itiraz etmedi? Siz madem demokrasiyi savunuyordunuz
neden itiraz etmediniz? Yargıtay Başkanı’mız açıkladı. Yargıya güven yüzde 30’lara
düştü, diye. Bir ülkede adalet yoksa o ülkede devlet yoktur; çünkü adalet, mülkün
temelidir. Siz devleti bitirirseniz adalet de bitmiş olur” diye konuştu.

 **“PARLAMENTER SİSTEMİ TU KAKA YAPTIK”**

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Parlamenter sistem, bekleme odasında’ sözlerini
eleştiren CHP lideri Kılıçdaroğlu, TOBB’a da sitem ederek, şöyle konuştu: “150 yıldır
parlamenter sistem geleneğimiz var, Osmanlı’dan geliyor. Şimdi parlamenter sistemi
tu kaka yaptık. Yine size soruyorum. ‘Parlamenter sistem bekleme odasına alınmıştır’
dediği zaman neden içinizden birisi çıkıp itiraz etmedi? ‘Parlamenter sistem bekleme
odasına aldım’ demek ne demektir biliyor musunuz? ‘Ben milli iradeyi tanımıyorum’
demektir. Yine size söylüyorum ve sitem de ediyorum. Kusura bakmayın. Benim sitem
etme hakkım var. Bütün yükü benim sırtıma yükleyerek demokrasi arayışı içine girmemelisiniz.
Destek vermelisiniz”

 **KILIÇDAROĞLU’NDAN TOBB’A ELEŞTİRİ: TÜSİAD KADAR YÜREKLİ OLAMAYACAKSINIZ**

 TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın ‘Laiklik yeni Anayasa’da olmamalı’ sözleri üzerinden
TOBB’u eleştiren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Laiklik Anayasa’dan çıkarılmalıdır,
diyor. Niye itiraz etmiyorsunuz? Sizin ünvanınızın başında Türkiye yok mu? Türkiye
Odalar ve Borsalar Birliği değil mi? Laiklik din ve vicdan özgürlüğü değil mi? Bir
kişi kalkacak, TBMM Başkanı kalkacak, konuşacak. ‘Laiklik Anayasa’dan çıkarılmalıdır’
diyecek, kusura bakmayın ama TÜSİAD kadar yürekli olamayacaksınız. Bunu kabul edemiyorum”

 **“UÇAĞINI BİLE GÖNDEREMEZ HALE GETİRDİLER SENİ”**

 Başbakan Davutoğlu’nun THY’den kiralanan 160 kişilik uçakla Bosna-Hersek’e gitmesinin
ağrına gittiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Suriye’ye gideceklerdi. Emevi Camii’nde
namaz kılacaklardı. Buyrun, gidin, kılın bakalım. Uçağını bile gönderemez hale getirdiler
seni. Seni Türkiye’ye hapsettiler. Bu, benim ağrıma gidiyor. Benim onuruma dokunuyor
ama onların sesi bile çıkmıyor” dedi.

 **“ŞU ANDA KİLİS BİR SURİYE ŞEHRİDİR”**

 IŞİD roketlerinin hedefi Kilis’in bir Suriye şehri haline geldiğini savunan Kılıçdaroğlu,“
24 saatte Halep’e gideriz, diye açıklama yapıyorlardı. Kilis neredeyse düştü, düşecek.
Her gün toplar, roketler atılıyor. Sayın Hisarcıklıoğlu dedi ki ‘Kilis’e dünya barış
ödülü verilmeli’. Allah aşkına Sayın Hisarcıklıoğlu, bir Kilis’e gidin. Kilislerin
2 katı Suriyeli var orada. Şu anda Kilis bir Suriye şehridir. Bir şehir gazeteye
ilan vererek hükümet arıyor” ifadelerini kullandı.

 **“ŞİMDİ SIRA GELDİ AB İLE KAVGA ETMEYE”**

 Hükümetin dış politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB’ye
yönelik vize tepkisine de değinerek, “İsrail’le, Mısır’la, Suriye’yle, İran’la, 
Rusya’yla kavga ettik. Şimdi sıra geldi AB ile kavga etmeye. Oradan da nasıl bizi
atarlar, onun formülünü arıyorlar. Bu olamaz. Buna izin vermemeliyiz. Dış politika
bizim üçüncü ciddi sorun alanımız” diye konuştu.

 **“KÜRT SORUNU TBMM’DE ÇÖZÜLMELİ”**

 Çözüm süreciyle ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, sorunun çözüm yeri için Meclis’i işaret
ederek, “Yıl 2002 bir tek terör olayı bile yok. Yıl 2014 Türkiye’nin güneydoğusu
kan gölüne dönmüş durumda. Ne oldu da Türkiye kan gölüne döndü? Terör örgütünün 
liderini yakaladılar, getirdiler. Yargıladılar, hapse attılar. Terör bitmiş. Sorunun
çözümü gerekiyor ama tam tersi bir gelişme oldu. 14 yılda Türkiye bu hale geldi.
Terör örgütü güneydoğuda mahkemeler kurdu. Şehir içinde ve şehirlerarası yollarda
trafik kontrolleri yapıldı. Mevcut iktidarın denetiminde ve gözetiminde bunlar yapıldı.
Türkiye bu hale bilinçli bir politikayla getirildi. Kürt sorunu çözülmeli mi? Evet,
çözülmeli. Hiç tereddütüm yok. Nerede çözülmeli? TBMM’de çözülmeli. Siyasetin çözüm
yeri TBMM’dir. Çözüm anahtarı tam demokrasi ve özgürlükte yatıyor. Tam demokrasi
ve özgürlük olursa bu sorun çözülür” açıklamasında bulundu.

 **“BİR KİŞİ KONUŞACAK, MİLLETVEKİLİ LİSTELERİ HAZIRLANACAK”**

 Başbakan Davutoğlu ile gerçekleştirdikleri yeni Anayasa görüşmeleri üzerinden başkanlık
sistemi tartışmalarına değinen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu Anayasa
diyor ki ‘Yargı bağımsız ve tarafsızdır’. Hiçbir makam, merci yargıya emir ve talimat
veremez, diyor. Yeni Anayasa yazsak aynı şeyler yazacağız. Peki ben size soruyorum,
dedim. Ben Sayın Cumhurbaşkanı’nın da Adalet Bakanı’nın da yargıya emir ve talimat
verdiğini yazılarımla defalarca ortaya koydum. Peki bu talimatlar nasıl veriliyor?
Darbe hukukuyla beraber ele alacaksak Anayasa’yı değiştirelim. Darbe hukuku kalsın,
biz bu Anayasa’yı değiştirelim; ne için? ‘Başkanlık sistemini getireceğiz’. Bir 
kişi konuşacak, Türkiye susacak. Bir kişi konuşacak, hakim ona göre karar verecek.
Bir kişi konuşacak, ona göre milletvekili listeleri hazırlanacak. Böyle bir başkanlık
sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz. Açık ve net”

 **“KİM OLURSAN OL, ATATÜRK’ÜN ADINI ANAYASA’DAN ÇIKARAMAZSIN”**

 Anayasa’nın değiştirilemez ilk 4 maddesi üzerinden hükümetin bu konudaki tutumunu
eleştiren Kılıçdaroğlu, “Orada Atatürk milliyetçiliği var ya Atatürk adını nasıl
çıkarırız oradan, bütün formül onun üzerine kurulu. Kardeşim sen kim olursan ol,
ne kadar güçlü olursan ol sen Atatürk’ün adını Anayasa’dan çıkaramazsın” dedi.

  
