# Kanal İstanbul deprem riskini artıracak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kanal-istanbul-deprem-riskini-artiracak-48788h/
- Yayımlanma: 2019-12-02T12:46:28+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Prof. Dr. Naci Görür, Kanal İstanbul projesiyle ilgili uyarılarını sıraladı: “Vadi
ve çevresindeki ekosistem, fauna ve flora büyük ölçüde tahrip olacaktır. Beklenen
deprem gerçekleşirse Kanal’ın Marmara ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecektir. Orta
Avrupa’nın tüm sanayi kirliliği Marmara’ya dolacaktır. Projenin getirisinden çok
götürüsü vardır.”

Yerbilimi ve deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Kanal İstanbul projesinin yol açacağı
sonuçları madde madde sıralayarak, depremde riskin artacağı ve Marmara Denizi’nin
büyük zarar göreceği uyarısında bulundu.

Prof. Görür, twitter hesabından “Değerli izleyicilerim. Bugünlerde Kanal İstanbul
projesi tekrar konuşulmaya başlandı. Ben bugün sizleri aydınlatmak için bu projeyi
yerbilimleri ve deprem açısından kısaca değerlendireceğim” dedi ve şunları sıraladı:

“Projenin amacı: İstanbul Boğazında gemilere geçiş kolaylığı sağlamak, kazaları 
önlemek ve gelir sağlamaktır.

üzergah: Küçükçekmece-Terkos Gölü arasındaki vadi boyunca kazılacaktır. Tek bir 
geminin geçebileceği genişlik ve derinlikte olacaktır.

Zemin (Jeoloji): Kanal Küçük Çekmece yöresinde Miyosen ve daha genç, görece daha
sorunlu zemini (çökelleri) kesecek ve kuzeye gittikçe Eosen-Oligosen yaşlı birimlerin
içerisine girecektir. Bu zemin yer yer çok sert kireçtaşları ile görece daha yumuşak
kiltaşı, silttaşı, kumtaşı ve marnlardan oluşmuştur. Kanalın Karadeniz’e girişi 
de çürük zeminden ibarettir. Bu kanal kazılırsa şu olumsuzlukların olması kaçınılmazdır:

a) Yaklaşık 1-1,5 milyar m3 malzeme kazılacaktır. Bu malzemenin kazılması yıllarca
sürecek, kazıda iş makinalar ve patlayıcı kullanılacak dolayısıyla vadi ve çevresindeki
ekosistem, fauna ve flora büyük ölçüde tahrip olacaktır.

b) Bu boyuttaki bir malzemenin herhangi bir yere serilmesi mümkün değildir. Bir 
ihtimalle Marmara içerisinde adacıklar oluşturulacaktır. Marmara’nın içerisindeki
aktif fay sistemi düşünülürse bu iş son derece riskli olacaktır.

c) Kanalın kazılması esnasında zemin özelliklerine göre fazla kayma, heyelan ve 
göçmeler olacaktır.

d) Deniz seviyesine kadar kazılınca kanal bir drenaj sistemi olarak çalışacak ve
kanal çevresindeki yeraltı su rezervuarlarını tahrip edecek ve yörede tuzlanmaya
neden olacaktır.

e) Kanal ile Boğaz arasındaki bölge bir ada haline gelecek dolayısıyla tüm ulaşım
sistemleri değişecek ve zorlaşacaktır. Özellikle Kanalı üstten geçecek yapılar irtifa,
zemin koşulları nedeniyle daha riskli ve maliyetli olacaktır. Bu adanın Trakya’dan
ayrılması askeri açıdan da riskli olabilecektir.

f) İstanbul deprem beklemektedir. Beklenen deprem gerçekleşirse Kanal’ın Marmara
ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecektir. Kanal gibi yatay ve düşey harekete sıfır
toleranslı bir yapının bu depremden (veya sonrakilerden) ciddi hasarlar görmesi 
mümkündür.

g) Yetkililerin ifadesine göre Kanalın etrafında en az 3 milyonluk bir şehir oluşacaktır.
Bu da deprem riskini artıracaktır. Fazla nüfus fazla can ve mal kaybı demektir.

h) Kanal dünyanın en kirli denizlerinden biri olan Karadeniz ile şu anda can çekişmekte
olan Marmara’yı birleştirecektir. Orta Avrupa’nın tüm sanayi kirliliği bu vesile
ile Marmara’ya dolacaktır.

I) Marmara’nın oşinografik sistemi bozulacak ve bu denizde oksijen tüketimi daha
da hızlanacaktır. Bu da yaşam koşullarını daha da zorlaştıracaktır. Görüldüğü gibi
böyle bir projenin getirisinden çok götürüsü vardır. Kaldı ki milyarlarca dolara
mal olacak bu proje yerine ülkenin çok daha elzem olan işleri yapılabilir. Bu günün
teknolojisi ile Boğaz’da trafik çok daha güvenli bir şekilde gözetim ve denetim 
altına alınabilir. Bu hem daha ucuz hem de ülke yararına olur.”
