# Kanal İstanbul’un ilk köprüsünün temeli atıldı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kanal-istanbulun-ilk-koprusunun-temeli-atildi-66145h/
- Yayımlanma: 2021-06-26T16:31:08+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Kanal İstanbul’un ilk köprüsünün temeli atıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sazlıdere
Barajı üzerine kurulan köprünün açılış töreninde açıklamalarda bulundu.

“Kanal İstanbul’a İstanbul’un geleceğini kurtarma projesi olarak bakıyoruz” diyen
Erdoğan, “Ülkemizin gelişmesi yolunda atılan adımlara bir yenisini ekliyoruz” ifadelerini
kullandı.

Erdoğan, Kanal İstanbul üzerinden toplam 6 köprü geçeceğini belirterek, projenin
yaklaşık 15 milyar dolarlık bir maliyetle 6 yıl içinde tamamlanacağını söyledi.

Muhalefet partisi CHP’yi de eleştiren Erdoğan, “CHP, atılan her adımın önünü kesti.
Bugün de bunun için çalışıyorlar. Kanal İstanbul’a karşı çıkarak yatırımcıları tehdit
ediyorlar. Hatta bankaları tehdit ediyorlar. Bunlar tam manasıyla çaylak. Devlet
yönetimi nedir haberleri yok” diye konuştu. 

Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde: 

– Tüm hemşerilerime en kalbi duygularla sevgilerimi saygılarımız sunuyorum. Türkiye’nin
kalkınma tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz. Bugün ülkemizin gelişmesi için atılan
adımlara bir yenisini daha ekliyoruz. Rahmetli Menderes, Rahmetli Özal, Rahmetli
Erbakan, Demirel gibi sembol isimlerin ruhlarını bir kez daha şad ediyoruz. Kanal
İstanbul projesinin ilk köprüsünün temelini atıyoruz.

– Bundan 11 yıl önce milletimizle paylaşmıştık. Türkiye’nin bu süreçte yaşadığı 
iç ve dış badireler sebebiyle projenin ilerlemesi biraz gecikti. İşte bugün tüm 
hazırlıkları tamamlayıp proje kapsamında ilk temeli atmak için bir aradayız. Sazlıdere
Barajı’ndayız. Kanal İstanbul’a acaba bu proje neden gerekliydi? Gecikmeli de olsa
bugün bu temeli nasıl atıyoruz. İstanbul Boğazı en kalabalık gemi trafiklerinden
birine sahiptir. 1930’larda yılda ortalama 3 bin gemi geçiyordu. Günümüzde bu rakam
45 bine ulaştı. Sadece şehir içi yolculuklar için 54 iskelede 500 bin kişilik insan
trafiği söz konusudur.

## **‘Sürüklenen savaş gemilerini unutmadık’**

– Boğazda hem kuzey, güney, doğu, batı istikametinde her sınıftan ve kapasiteden
yoğun gemi trafiği yaşanıyor. Petrolden organik ürüne kadar çok farklı türden yük
taşıyan gemilerin kaza yapmaları durumunda denizdeki doğal hayat da çok büyük tehlikeye
giriyor. Karaya çarpmaları halinde kültürel miras zarar görüyor, yıkım ve yangınlarla
karşılaşabiliyoruz. Yaşı ilerlemiş olan İstanbulluların boğazda haftalarca yanan
petrol gemilerinin görüntüleri mutlaka vardır. Z kuşağı gençlere sesleniyorum. Bütün
bu olanlar bitenler 19-20 yıldır bu ülkede iktidarda olan bizler neleri gerçekleştirdik,
hangi adımları attık, bilmeniz gerekiyor. Geçtiğimiz yılın ilk aylarında Kabataş’ta
sürüklenen Rus savaş gemisinin endişesini unutmadık.

– Büyük gemilerin geçişi için boğazın kapatılmak zorunda kalınması ciddi zaman kayıplarına
yol açıyor. Bu tür gemiler için beklemede geçen her saat büyük maliyet demektir.
Yapılan projeksiyonlar 2050 yılında boğazdan geçecek gemi sayısının 78 bini bulabileceğini
gösteriyor. İstanbul Boğazı’nın güvenli geçiş kapasitesi 25 bindir. İstanbul Boğazı
kirlilikten dolayı alarm zilleri vermeye başlayalı çok oldu.

## **‘İstanbul’un geleceğini kurtarma projesi olarak bakıyoruz’**

– Müsilajla ilgili bakın Marmara ne durumda. Felaket değil mi. Boğazı gemi geçişlerine
kapatamayacağımıza göre yeni kanal inşasını gündeme getirdik. İstanbul’un geleceğini
kurtarma projesi olarak bakıyoruz. Kanal İstanbul projesiyle amacımız her şeyden
önce İstanbul Boğazı ve çevresindeki vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamaktır.
Güvenlik altına almak için de bu projeye ihtiyaç vardır. Gemi trafiğinin hafifletilmesi,
seyir zorluğundan kaynaklanan sıkıntıların ortadan kaldırılması da projenin amaçları
arasında yer alıyor. Proje kapsamında yer alan 500 bin kişi kapasiteli yerleşim 
alanları, depreme hazırlık için gereken alternatif yer alanları oluşturulmasındaki
eksikliğimizi de kapatacaktır. Pek çok faydayı aynı anda sağlayacak bir projedir.

## **‘Kime sorulması gerekiyorsa ona sorulmuştur’**

– 27 Nisan 2011 tarihinden itibaren proje en ince detayına kadar çalışıldı. Güzergah,
sondaj, ön proje, etüt proje, ÇED süreci yürütüldü. Birileri kendi yetki alanlarında
olmayan hususlarla ilgili bize sorulmadı diye sızlanıyorsa projenin her aşaması 
hukuka ve bilime göre yürütüldü, tamamlandı. Bize sorulmadı diyenlere sesleniyorum.
Unutmayın, kime sorulması gerekiyorsa onlara sorulmuş ve yola böyle çıkılmıştır.
Ya siz zaten bu ülkede bugüne kadar dikili ağacınız yok. Bu ülkede sizler Yavuz 
Sultan Selim Köprüsü’nü yaptık. Kanal İstanbul için nasıl çıldırıyorsanız orada 
da öyle çıldırdınız. Marmaray’ı yaptık, yine önümüzü kesmeye çalıştınız. Çılgınlar
gibi ama yaptık. Avrasya Tüneli’ni yaptık, Osmangazi’yi yaptık. İstanbul, İzmir 
yolunu yaptık. Önünü kesmek istediniz. Sizleri dinlemiş olsaydınız bunların hiçbiri
yapılamayacaktı. Birinci köprü, FSM’de de aynı şeyleri yaptınız. Dinlemedik ve dedik
ki, kervan yürür ve kervan yürüdü. Bu hususlarda en küçük bir eksiklik, yanlışlık
olsaydı şimdiye kadar çoktan ortaya çıkardı.

– CHP, atılan her adımın önünü kesti. Bugün de bunun için çalışıyorlar. Kanal İstanbul’a
karşı çıkarak yatırımcıları tehdit ediyorlar. Hatta bankaları tehdit ediyorlar. 
Bay Kemal, biz neyi nerede kiminle yapacağımızı çok iyi biliriz. Bak bu çeşme açılış
töreni değil, musluk takma töreni de değil. Dünyada örnek kanallardan birinin temelini
atıyoruz. Bunlar tam manasıyla çaylak. Devlet yönetimi nedir haberleri yok. Milletimiz
CHP kafasına kalsa ülkenin ne bu barajlara, ne bu köprülere, ne bu yollara, ne bu
fabrikalara, ne bu hizmetlere kavuşamayacağını bildiği için söylenenleri ciddiye
almıyor. 

## **‘Genç nüfus bilmiyor’**

– Uçak yapan Nuri Demirağ’dan lokomotif geliştiren nice isimlere hazin hikayeleri
milletimiz biliyor. Genç nüfus bunu bilmiyor. 19 yıl önce yaptıklarımızı da bilmiyor.
Enerjide, sağlıkta, ulaşımda yaptıklarımızı bilmiyor. Yapılan bölünmüş yollar maalesef
genç kuşak tarafından bilinmiyor. 6 bin kilometreden alınan yollar 27 bin kilometreye
geldi ama genç kuşak bunları bilmiyor. İşte CHP’nin o engelleme politikalarının 
başlangıcı orası. Yeniden demiryolu inşasına başlayana kadar Türkiye bu kısırlığı
yaşamaya devam etti. Nuri Demirağ’ın uçaklarına izin vermeyecek fabrikanın kapısına
kilit vurulmasına neden oldular. Rahmetli Menderes Vatan Caddesi’nin de bulunduğu
bulvarları açarken “Buraya uçak mı indireceksiniz” diye karşı çıktılar. Aşık Veysel
gibi biz dağları deldik. GAP gündeme geldiğinde milletin hakkını yiyecekler diye
ortalığı ayağa kaldırdılar. Keban Barajı’nda üretilecek enerjiyi toprağa mı vereceksiniz
diye eleştirdiler. İstanbul Boğazı üzerinde inşa edilen birinci köprüye buradan 
mutlu azınlık geçecek diye karşı çıktılar. Bittiğinde ilk kendileri geçtiler. Rahmetli
Özal’ın köprü projesine hep karşı çıktılar. YSS kulesi için artık iki beton kuleden
ibaret diyenler de bunlardır. Sabiha Gökçen genişletilirken CHP’nin başındaki zat
uçağın inmediği yere havalimanı yapıyorlar demişti. Sabiha Gökçen en etkili havalimanlarından
biri haline geldi. Yeni havalimanımıza da çalmadık kara kalmamıştı. Dünyanın ilk
3 havalimanından biri oldu. Ey CHP sizin gidecek yeriniz yok. Hatırlarsanız bu projeyi
üstlenen firmalara atmadık iftira, etmedik laf bırakmadılar. İstanbul Havalimanı
küresel marka haline gelmiştir.

– Eskilerin dediği gibi hep söylüyorum. İnsan ölür kalır eseri, eşek ölür kalır 
semeri. Varsın birileri semer peşinde koşsun. Ülkemize ve milletimize eser kazandırma
mücadelesini sürdüreceğiz.

## **‘Türkiye’ye katkısı maliyetiyle kıyaslanamaz’**

– Toplamda 6 köprü inşa edilecek. Bugün ilkinin temelini atıyoruz. Boğaz’ın tarihi
ve kültürel dokusunu güvenlik altına almak için de bu projeye ihtiyaç vardır. Kanal
İstanbul, dünyanın en çevreci projelerinden olacak.

– Mevcut güzergah 5 ayrı alternatif arasından bilimsel çalışmalara göre en makul
ve verimli hat olarak seçildi. Kanalın uzunluğu 45 kilometre. Taban genişliği minimum
275 metre. Derinliği, küsuratı söylemiyorum, 21 metre olarak belirlendi. Kanal İstanbul’u
yaklaşık 15 milyar dolarlık bir maliyetle 6 yıl içinde tamamlamayı hedefliyoruz

– Kanal İstanbul kendini rahatlıkla finanse edecektir. Türkiye’ye katkısı maliyetiyle
kıyaslanamaz. Türkiye, devletin ve milletin kasasından, kesesinden 5 kuruş çıkmadan
kendi gelirleriyle finanse edilerek dünya çapında bir esere daha kavuşacaktır.
