# Kapıdaki yeni korku: Stagflasyon!

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/kapidaki-yeni-korku-stagflasyon-72416h/
- Yayımlanma: 2021-10-12T08:58:11+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

COVID-19 sonrası yaşanan ve 2022’de de devam etmesine kesin gözüyle baklılan tedarik
zinciri darboğazları ve enerji krizi, küresel ekonomiye dair yorum yapan onlarca
uzmana göre yeni bir “stagflasyon” (zayıf büyüme – yüksek enflasyon) dönemini getiriyor.
Dünya gazetesinden Hilal Sarı’nın derlediği habere göre merkezlerin “stagflasyon”
tepkisi belirleyici olacak.

Gıda fiyatlarında yıllık artışların yüzde 30’u bulduğu, petrol fiyatlarının yüzde
60’a yakın ralli yaparak tekrar gözünü 100 dolara diktiği, enerji darboğazının iyileşmeye
yeni başlamış küresel ekonomiyi Çin gibi önemli tedarik zincirlerine ev sahipliği
yapan ekonomilerde üretim aksamalarına neden olması, enflasyonda yönü yukarı doğru
besleyecek ve belirsiz süreyle bizimle olmaya devam edecek unsurlar. Pandemi sonrası
bu baskıların ne kadarının “geçici” olacağını, daha önce benzer bir kriz yaşamamış
küresel ekonomi bizzat yaşayıp öğrenecek. Krizde ekonomileri desteklemek için ultra
gevşek para politikalarına geçen merkez bankalarının yüksek enflasyona nasıl tepki
vereceği ise bu korkulan stagflasyon döneminin belirleyicisi olacak.

Son dönemde hem mali hem para politikasını yapan isimler darboğazlardan beslenmeye
devam eden enflasyon konusunda – başlarda merkez bankalarının ağız birliği yapmışçasına“
geçici” demiş olsa da şimdilerde daha çok “beklediğimiz kadar da geçici değil” söylemini
tercih etmeye başladı. ABD’de eski başkan Trump’ın yeni başkan Joe Biden’ın ekonomideki
performansını “Bunun adı stagflasyon” diyerek eleştirmesi, stagflasyon endişelerini
siyaset sahnesine de taşımaya başladı. Ekonomist ve analistlerin büyük bir kısmı
ise tedarik ve enerji sorunlarının küresel olduğunu, gelişmiş dünyadaki para politikalarında
sıkılaşmaya girilmesiyle, gelişmekte olan ekonomilerin çok zorlanacağını, enerji
ithalatçısı ekonomilerin özellikle daha ağır etkilenebileceğini söylüyor.

Çin’den Hindistan’a, İngiltere’den Almanya’ya ve ABD’ye, enerji darboğazı tüm dünyada
üreticilerin en kritik gündemi olmaya devam ediyor. Özellikle Çin’de bazı sanayi
kentlerinde yeni kesinti uyarıları yapılması, kömür fiyatlarında yeni tarihi zirveler
getirirken, Rusya’nın Avrupa ile doğalgaz üzerinden kurmuş olduğu “sorun bizde değil,
sizde” ilişkisi de enerji santrallerinde kesintiler yaşanmaya başlayan Avrupa için
sorun olmaya ve krizi derinleştirmeye devam ediyor. İngiltere’de enerji ve maliye
bakanları enerji sorunu üzerinden polemiklere girerken, dünyanın en büyük sıvı doğalgaz
üreticisi Katar, tarihi rekorlardaki fiyatları Enerji Bakanı Saad Al-Kaabi’nin ifadeleriyle“
sağlıklı bulmasa da” maksimum kapasiteyle darboğazı çözmeye ve bu sırada gelirlerini
artırmaya çalışıyor. Ülke 30 milyar dolara mal olacak bir projeyle 2027 itibariyle
toplam LNG üretimini yaklaşık %50 artırmayı hedefliyor. Doğalgazda net ithalatçı
konumda olan ABD’de bile 13 yılın zirvesini gören fiyatların önümüzdeki günlerde
taşma etkisiyle artışını sürdüreceği belirtiliyor. Enerji rallisinin en büyük etkisi
de fiyatların “talep yok edebilecek” kadar artmış olması. Yılın son çeyreğinde enerji
fiyatlarında artışın kış aylarına girilmesi nedeniyle sürmesi beklenirken, Al-Kaabi,“
Fiyatların artmasından mutlu değilim. Eğer müşteri mutsuzsa satın almaz” diyor.

2009 krizi öncesinde de sürprizler böyle seyretmişti

İskandinavya bölgesinin en önemli finans kuruluşlarından Nordea’nın bu hafta yayınladığı
bir raporunda yer verdiği çarpıcı “sürprizler” grafiğinde de görüldüğü üzere, G10
ekonomilerinde son bir yılı aşkın süredir enflasyon verilerinde “sürpriz artışlar”
kaydedilirken, büyümeye ilişkin verilerde de sürprizler hep aşağı yönlü olmaya başladı.
G10 enflasyon sürpriz endeksinde şimdiye kadar kaydedilmiş “en büyük” yukarı yönlü
sapmalar görüldüğünü kaydeden banka “Stagflasyon korkuları büyümeye devam ediyor”
vurgusu yaptığı notunda, enflasyon ve büyüme sürprizlerinin bugünküne benzer seyrettiği
durumlarda en çok hisse ve tahvillerin yara aldığını 2009 krizi öncesinde de böyle
bir hareket görüldüğünü belirtiyor. Banka bu sürecin dolar ve Rus rublesine yarayacağını,
bu para birimlerinde uzun pozisyonlarda olduklarını, özellikle de euro ve Çin yuanı
karşısında artışlar kaydedebileceklerini öngörüyor.

STAGFLASYON NEDİR?

1970’li yıllarda petrol ihraç eden Arap ülkelerinin, İsrail’e destek olması nedeniyle
ABD’ye petrol ambargosu koymasıyla yaşanan ve enerji maliyetlerini Türkiye gibi 
ithalatçı konumda olan tüm ülkeler için artıran petrol krizi süreci, “stagflasyon”
terimini açıklamak için en sık örnek gösterilen dönem. Enflasyonun ve faizin iki
haneli rakamlarda seyrettiği (Türkiye’de durum hala böyle olsa da dünyanın büyük
bir kısmında iki veride de tek haneler baskın durumda) işsizliğin hızla arttığı 
ve GSYH’lerin daralmalar sonrası çok yavaş toparlandığı bir dönem. İngilizcedeki“
duraklama” anlamına gelen “stagnation” ve enflasyon kelimesinin birleştirilmesinden
oluşmuş bir terim.
