# Karadağ’dan Varlık Fonu hakkında önemli açıklama

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/karadagdan-varlik-fonu-hakkinda-onemli-aciklama-36098h/
- Yayımlanma: 2018-05-15T06:17:13+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Borsa İstanbul’un katkılarıyla İstanbul Finans 
Enstitüsü (İFE) tarafından Borsa İstanbul’da düzenlenen “İstanbul Uluslararası Finans
Merkezi – Birleşme Bütünleşme” temalı toplantıda İstanbul Uluslararası Finans Merkezi’nin
bugünü ve geleceği değerlendirildi.
 Borsa İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Şenol
Duman’ın hoşgeldiniz konuşması ile başlayan etkinlikte İFE Yönetim Kurulu Başkanı
Çetin Altay, İstanbul Finans Merkezi projesi hakkında bilgi verdi. Borsa İstanbul
Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı Himmet Karadağ ise Varlık Fonu’na ilişkin yoğun çalışmalar
yürüttüklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Hafta sonları dahil çalışıyoruz,
orada gereksiz ve hak etmediğimiz eleştirilerle karşılaşıyoruz. Stratejik planlama
verilmediği için herhangi bir işlem yapmıyoruz, hükümet o konudaki startı ne zaman
vermek isterse o zaman verir. O bizi aştığı için o konuda bir beklentimiz yok. Yapıda
yapılması gerekenler, birkaç hafta içinde bağımsız denetimimiz tamamlanacak. Ki 
şu ana kadar insanlar biraz aceleci davranıyor. 250 milyarlık bir yapının mali tabloları,
bağımsız denetimi, altyapı için bile baya vakit gerekiyor. Konsept sermaye piyasalarının
derinleşmesi açısından çok önemli.” **“İSTANBUL FİNANS MERKEZİ ÇALIŞMALARINA DAHA
YOĞUN DESTEK VERECEĞİZ”** Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı Erhan
Topaç, İstanbul Finans Merkezi çalışmalarına çok önem verdiklerini, bu konuda bundan
sonra daha yoğun şekilde destek vermeye devam edeceklerini söyledi. İstanbul Finans
Merkezi’nin yatırımcılara ne vaat ettiği konusuna çalışılması gerektiğini dile getiren
Topaç, TSPB olarak, İstanbul’un rekabet edebilir finans merkezi olması için çalışacaklarını
aktardı. Topaç, İstanbul Finans Merkezi için birçok çalışma yapıldığını anımsatarak,
şunları kaydetti: “Geldiğimiz noktada İstanbul gibi 18 milyonun yaşadığı yere yakışmıyor,
bunun çok daha iyisini yapacağız. Gelinen noktada en olumlu gelişme, çevremizdeki
14 Finans Merkezi’nde dördüncü sıraya çıktık. Bunlar güzel şeyler ama daha yapılacak
çok şey var. Bıkmadan usanmadan bu çalışmaları sürdürmek lazım. Bu kadar çalışmadan
sonra İstanbul’da kaç tane yatırım şirketi geldi diye bakıyoruz ama bunlarda çok
fazla gelişme olduğunu kimse söyleyemez. Demek ki başka çalışmalar da yapmak lazım.”
Yabancı yatırımcıları çekmek için şu ana kadar yapılan çalışmaların üzerinden yeniden
bakılması gerektiğini belirten Topaç, konunun gerçekçi gözle değerlendirilmesi gerektiğini
anlattı. “Nasıl bir Finans Merkezi olacağız? Yabancıları nasıl çekeceğiz? Yeni ne
ürünlerimiz olacak gibi konulara bir daha üstünden bakmamızda yarar var.” diyen 
Topaç, şu değerlendirmelerde bulundu: “Düzenleme olarak inanılmaz düzenlemeler yapıldı.
Bunun sonuçlarını alabilmek için ince ayar çalışmaları yürütmekte yarar var. Türkiye’de
gelinen noktada 2017 sonunda bütün finansal piyasaların yüzde 87’si bankacılık, 
portföy şirketlerini de sayarsak yüzde 8’i sermaye piyasaları… Bu dünya ortalamasında
yüzde 45 bankacılık, yüzde 55 sermaye piyasalarıdır. Burada ciddi bir eksikliğimiz
var. Sermaye piyasalarının da gelişmesi İstanbul’un finans merkezi olması için çok
önem kazanıyor.” **“TÜRKİYE’DE İSO 500 İÇİNDEKİ ÖNEMLİ FİRMALARIN ÇOK BÜYÜK KISMINI
SERMAYE PİYASASINA AÇILMAYA İKNA EDEMEDİK”** Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu 
Üyesi Kerem Alkin ise konuşmasında Varlık Fonu’nun ne olduğuna ilişkin katılımcılara
bilgi verdi. Alkin, Türkiye’nin bankacılık sektörünün kendine rakip alan istememesinden
dolayı sermaye piyasası ile ilgili sürece çok geç başladığının altını çizerek, kuruluşundan
bugüne Borsa İstanbul’un geçirdiği evreler hakkında değerlendirmelerde bulundu. 
Türk halkının hafızasında finansal piyasalar ile ilgili nahoş anıların yer aldığını
belirten Alkin, şunları kaydetti: “Bunları da telafi ederek, kendimize bir yön çizme
gayreti içindeyiz. Türk toplumu ve iş insanı ortaklıktan hoşlanmıyor. Ortaklıktan
ve şeffaflaşmaktan hoşlanmadığımız için, bununla ilgili bir kültür ekosistemi oluşturmak
için çok fazla çaba sarf etmediğimizden dolayı Türkiye’de İSO 500 içindeki önemli
firmaların çok büyük kısmını sermaye piyasasına açılmaya, halka arza istediğimiz
ölçüde ikna edemedik. O yüzden sermaye piyasası biraz oyuncu eksikliğinden biraz
da ürün eksikliğinden bugünlere gelmek durumunda kaldı. Şimdi var gücümüzle bundan
sonra hem sermaye piyasasındaki imkanlardan yararlanmasını arzu ettiğimiz oyuncu
sayısını ya da şirket sayısını var gücümüzle artırmaya çalışarak hem de sermaye 
piyasasındaki yatırım aracı çeşitliğini de artırma gayreti içinde bir süreç oluşturmaya
çalışıyoruz.” Alkin, İslam coğrafyasında, toplumsal anlamda Müslüman ağırlıklı ülkelerde
yaklaşık 7,9 trilyon dolarlık İslami finans işlem potansiyeli bulunduğunun altını
çizerek, bu potansiyele rağmen gerçekleşebilmiş işlem hacminin 2,3 trilyon dolar
olduğunu bildirdi. Neredeyse iki kat daha fazla potansiyel bulunduğuna dikkati çeken
Alkin, Batılı ekonomilerin çoğunun İslami finans alanında önemli mesafe katettiğini,
Türkiye’nin ise bu alanda geç başladığını ancak gecikerek de olsa bunu toparlama
gayretinde olduğunu aktardı. **“BİREYSEL KREDİLERİMİZİN YÜZDE 98’İNİ KONUT KREDİLERİ
OLUŞTURUYOR”** Ziraat Katılım Bankası Hazine ve İç Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı
Osman Karakütük, Ziraat Katılım’ın bireysel kredilerinin yüzde 98’ini konut kredisinin
oluşturduğunu söyledi. Katılım bankacılığının bilinirliği ile ilgili çalışmaların
yapılması gerektiğini belirten Karakütük, yapılan araştırmaların tüketicilerin katılım
bankacılığını bildiğini fakat sunduğu ürünlere ilişkin bilgi sahibi olmadığını gösterdiğini
anlattı. Karakütük, Ziraat Katılım olarak bilinirliklerinin yüksek olduğuna işaret
ederek, müşterileri içinde Müslümanların yanı sıra başka dinlere mensup tüketicilerin
de bulunduğunun altını çizdi. Türkiye’de bir dönem faizsiz finans kanunu çalışması
yapılıp belli bir noktaya geldiğini anımsatan Karakütük, “Bu aşamada konu düzenleme
noktasında, bu konuya ilişkin bir kurul oluşturuldu. 2019 yılı içinde faizsiz finans
kanunu kana cana bürünecektir diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.
