# Karanlık ağ sosyal medyaya nasıl yayılıyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/karanlik-ag-sosyal-medyaya-nasil-yayiliyor-80790h/
- Yayımlanma: 2022-02-20T09:33:24+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Yalnızca birkaç sene önce yasa dışı hizmet ve online kaçakçılık eylemleri, internetin
gizli ve büyük ölçüde izi sürülemeyen derinliklerindeki karanlık ağda gerçekleştiriliyordu.
[Karanlık ağ](https://www.dijikolog.com/karanlik-ag-sosyal-medyaya-nasil-yayiliyor-31265.html)
sitelerini sıklıkla ziyaret eden kişiler, sunulan anonimlikten nasıl yararlanabileceklerini
biliyor ve çoğu zaman yasal yaptırımdan kaçınmayı başarabiliyordu. Ancak geçtiğimiz
bir kaç yıl içerisinde bu durum hızla değişti. Günümüzde yasa dışı ürünlerin ve 
hizmetlerin, suç piyasasının büyük kitlelere ulaşabildiği ve resmi makamların yalnızca
izlemekle kaldığı sosyal medyada açık bir şekilde popülerleştiği görülüyor. _ _

Daha önce internet üzerinde bulunan pazar yerleri, olası alıcıların, yasadışı ürünler
başta olmak üzere, almak istedikleri her şeyi karşılaştırabileceği ve satın alabileceği
birer cennet durumundaydı. Bloke hesap yoluyla paranın aktarılmasına olanak sağlayan
bir anonimlik perdesi ile korunan ve satışa sunulan ürünlerin yorumlandığı bir sisteme
bile sahip olan bu karanlık ağ siteleri, tanınmak istemeyen kötü niyetli kişiler
için iyi bir seçenekti. Bu pazar yerlerinin sürekli olarak kapatılması ve karanlık
ağda büyük paralar kazanmanın zor olması nedeniyle suç örgütleri, pazarlarına ulaşabilmek
için farklı yollar aramaya başladı. [COVID-19](https://www.borsatek.com/japonyada-karantina-uzatiliyor-59867h)
salgını, suç etkinlikleri için evden çalışmanın doğurduğu daha fazla güvenlik açığından,
toplu alanlara giriş kısıtlamaları ve aşı karnesi kullanımlarına kadar birçok yeni
fırsatı beraberinde getirdi. Şu an insanlar her zamankinden çok daha fazla çevrimiçi
ve bu da yasa dışı tekliflere daha açık oldukları anlamına geliyor. 

### Artık kimin karanlık ağa ihtiyacı var?

Son yıllarda, suçluların gittikçe ilgisini çeken yeni platformlar ortaya çıkmaya
başladı. Bunlardan belki de en önemlisi Telegram. İnsanların iletişimde gizliliğe
daha fazla odaklanması ile birlikte büyük popülerlik kazanan Telegram; ücretsiz,
açık kaynaklı ve bulut tabanlı bir anında mesajlaşma platformu. Uçtan uça şifrelenmiş
mesaj gönderimi ve arama yapma seçeneği sunan ve tamamen yasal olan bir uygulama.
Bu nedenle ISP’ler ve diğer üçüncü taraflar buradaki verilere erişim sağlayamıyor.
Ancak platform, bu gizlilikten yararlanmak isteyen suçluların da hedefi haline gelmiş
durumda. Burada, uyuşturucudan sahte paraya, çalıntı kredi kartı bilgileri ve diğer
kişisel verilere kadar her şey bulunabiliyor. Bazı satıcılar yaklaşık 200 sterlin
karşılığında sahte COVID-19 aşı karnesi, seyahat sertifikası ve aşı kartı bile sunabiliyor.

Ne yazık ki, bu tür Telegram gruplarına birkaç dakika içerisinde kolayca ulaşılabiliyor.
İşin daha da endişe verici kısmı ise bu bilginin ulaştığı insan sayısı. Bu yeni 
karanlık pazarı büyük bir topluluğa sunan grupların yüz binlerce üyesi bulunuyor.
Bu durum yalnızca Telegram için geçerli değil. TikTok uygulamasında da kullanıcılara
açık bir şekilde sunulan bir uyuşturucu pazarı mevcut. Buradan da birkaç saniye 
içerisinde  uyuşturucuya erişim sağlanabilirken uyuşturucu sipariş etmek için sohbet
işlevi kullanılabiliyor.

### Siber suçluları yakalamak “açık ağ” üzerinden bile neden zor?

Siber suç işleyen kişiler, Telegram ve diğer hizmetlerin sunduğu gizlilik avantajını
kendi yararlarına kullanıyor. Yakalanmaktan kaçınmak için kullanılan özel ağlar (
VPN) ve diğer araçlar sayesinde Telegram’ı kötü amaçlarla kullananların izini sürmek
neredeyse imkansız. Cihazların ele geçirilmesi durumunda (zaman zaman büyük operasyonlarla)
bile mesajların yok olma özelliği ve diğer bilinen teknikler sayesinde cihazlarda
yeterli veya elle tutulur herhangi bir kanıt bulunamayabiliyor. Polis, dijital suçlara
ayrılan daha fazla kaynak ile çevrim içi suçları araştırmak ve daha iyi taktikler
kullanmak konusunda giderek daha iyi hale geliyor. 

Bu konuda Telegram’ı ve gevşek içerik denetimi suçlanabilir. Ancak, kullanıcıları
ve kullanım amaçlarını sıkı bir şekilde izlemeden yasa dışı içerikleri filtrelemek
çok zor. Daha iyi siber güvenlik için mesajların şifrelenmesi ve gizliliğimizin 
korunması gerekiyor. Telegram, sosyal medya etiketlerinde aranması muhtemel olmayan
bazı anahtar kelimeleri filtreleyebilir ve de filtrelemiştir. Ancak suç örgütleri,
ürünlerinin ve hizmetlerinin aranabilir olmasını sağlamak üzere yeni kelimeler bularak
bunun üstesinden gelebiliyor.  Maalesef bu konuda bir pazar olduğu sürece her zaman
yeni bir yol bulacaklardır. Telegram ve benzer diğer sosyal medya hizmetleri, karaborsaya
yardımcı olan daha ‘renkli’ yollarla kullanılmaya devam edecektir. Kanıtların izlerini
bile silmeye imkan tanıyan yazılımlar ve tekniklerin yaygınlaşmasıyla bu duruma 
çözüm bulunması ihtimalini yavaş yavaş kaybediyoruz. Gizlilik sunan Kanallar, gölgelerde
kalmak isteyenlerin her zaman favorisi olacaktır. Dolayısıyla herkesin bu sorunun
farkında olması oldukça önemli. 
